GeriKelebek Saklanmak için otobüse biniyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Saklanmak için otobüse biniyorum

Saklanmak için otobüse biniyorum
refid:20885209 ilişkili resim dosyası

İtalyan gözlük markası Vogue Eyewear’in yeni erkek koleksiyonunun marka yüzü olan Jude Law, Paris’teki dünya lansmanında sorularımızı yanıtladı

‘En yakışıklı aktör’ deyince tüm dünya kadınlarının adınızı ilk üçte söylemesi nasıl bir his?
- Açıkçası buna şaşırıyorum. Aynaya baktığımda huzurlu, sevimli ve heyecanlı birini görüyorum. Beni zaman zaman en seksi ya da en yakışıklı erkek seçmelerine de şaşırıyorum. ‘En seksi’ ya da ‘en yakışıklı’ sözü çok iddialı. Kendimi yakışıklı bulmuyorum ama bana yakışıklı denmesinden de mutluyum.

Tiyatro mu, sinema mı? En çok hangisi sizi tatmin ediyor?
- Kesinlikle tiyatro! Çünkü yaptığım her şeyin başlangıç noktası. Tiyatro sahnesinde olmanın verdiği heyecan ve hayal başka hiçbir duyguyla kıyaslanamaz. Elbette sinemayı da çok seviyorum. Şanslı bir aktörüm. Hep “İşte bu!” dediğim filmlerde rol aldım ve oyunculuğumu anlatabildiğim rolleri oynadım.

Hayatınızda “Asla vazgeçmem” dediğiniz şey nedir?
- Öncelikle elbette ki ailem. Çocuklarımla geçirdiğim zamanın verdiği mutluluk hiçbir başarıyla kıyaslanamaz. Ayrıca annem ve babam da vazgeçemediklerim arasında. Fransa’nın batısında, Saumur’a yerleştiler ve onları görmek için sık sık tren yolculuğu yapıyorum.

Bugüne kadar canlandırdığınız karakterlerden en çok hangisini sevdiniz? Ve de hangisinden hiç hoşlanmadınız?
- Bu ayrımlara inanmıyorum, görev aldığım her rol önemli ve çaba göstermeye değer. Şu ana kadar, önemsemediğim ya da sadece para kazanmak için yaptığım bir iş olmadı; çünkü yaşam o kadar kısa ki, vaktinizi inandığınız şeylere harcamanız gerek. ‘Yetenekli Bay Ripley’de Oscar’a aday gösterildiğimi, ‘Kapıdaki Düşman’ filminin çekimleri sırasında sette öğrendim. Tam çekim için giyinirken, biri arayıp güzel haberi verdi. Çok sevindim, harika bir gündü.

DURUN SİZE KENDİMİ ANLATAYIM

Yaşlanmaktan korkmuyorum. Özel bir bakım uygulamıyorum. Tek lüksüm masaj yaptırmak. Özel hayatımda dış görüntüme fazla dikkat ettiğim söylenemez. V yaka kazak, beyaz gömlek ve spor giysiler...
İşte bu benim.

ROL İÇİN AYLARCA ÇALIŞIYORUM

Oyunculuğa ciddi bakıyorum. Bir rol için aylarca, günlerce hazırlanıyorum. Çalışmaya başlamadan önce rolümle ilgili bütün kitapları okurum. Psikolojik bir karakterse buna dair eğitimler alırım. Rolümü seyirciye doğru hissettirmek için gereken her şekilde özveri gösterebilirim.

TAKIM OYUNCUSU SPIELBERG

Spielberg’le çalışmak çok güzel bir deneyim oldu benim için. O hem inanılmaz derecede mütevazı bir yönetmen hem de gerçek bir takım oyuncusu. Alfie onun muhteşem yaratıcılığını ortaya koyan bence
özel bir filmdi.

ÇOCUKLARIMI SETE GÖTÜRÜYORUM

Çocuklarıma yaptığım işin bir illüzyon olduğunu anlatmak için zaman zaman sete götürüyorum. Orada yaptıklarımın gerçek olmadığını anlayabiliyorlar.


GARSONLUK YAPTIM

‘My Blueberry Nights’ filmini çekerken garsonluk günlerimi hatırladım. Evet, bir zamanlar para kazanmak için garsonluk yapmıştım. ‘Kapıdaki Düşman’ filmindeyse zaman zaman çocukluk günlerime döndüm. Çocukken sık sık askercilik oynardım. İlk haftalarda tüfeğim ve asker kıyafetleriyle o çocukluk düşünü gerçekleştiriyor gibi hissettim kendimi.

 

NORMAL BİR HAYAT

Ailemi skandallardan, davalardan koruyan bir sığınak oluşturdum kendime. Çocuklarımla daha normal bir hayat sürüyoruz. Trene ve otobüse biniyoruz mesela. Böylece saklanabiliyoruz. Kendinizi halktan soyutladığınzda medyanın gözü daha çok üzerinizde oluyor. Sıradan biri gibi yaşarsanız medya sizi çok enteresan bulmuyor.

Aklımıza ilk Jude geldi

VOGUE GÖZLÜK GRUBU MARKA MÜDÜRÜ MARIAVITTORIA DI STASI


Jude Law bir stil ikonu, erkek koleksiyonu için çok uygun ve erkeklerin çağdaş stili için bir sembol! Erkekler için Vogue gözlük grubu modanın keyfini çıkarma ve eğlenceli bir öğe olduğu için onu yorumlama fırsatını sunuyor. Ne şanslıyız ki erkek koleksiyonumuzu dünyaya duyurmak için aklımıza gelen ilk isim Jude Law’dı ve o da koleksiyon hakkındaki mesajımızı mükemmel şekilde somutlaştırdı. Efsanevi fotoğrafçı Peter Lindbergh Londra’da ve New York’ta uyum içinde çalıştılar.

BİR AYA KALMAZ TÜRKİYE’DEYİM


Hiç Türkiye’ye geldiniz mi?
- Hayır. Hiç Türkiye’ye gelmedim. Türkiye’nin güzel bir ülke olduğunu biliyorum. Fotoğrafçı bir Türk arkadaşım var ama Türkiye hakkında pek konuşmadık. Akdeniz ülkesi olduğu için eminim kadınları çok güzeldir. Bir ay önce yakın bir arkadaşım geldi ve New York’a döndüğünde ülkenizi anlata anlata bitiremedi. Hatta ona göre İstanbul dünyanın bir numaralı şehriymiş. Beni bir an önce Türkiye’e gitmem konusunda o kadar motive etti ki bir aya kalmaz bir yolunu bulur gelirim sanki.

ÇOCUKSU STAR

Jude Law buluşma yerine bir koruma ve bir de kendine çok benzeyen arkadaşı ile geldi. Arka caddedeki otelinden yürüye yürüye... İtiraf edeyim ben “Jude,” diye çıldıran kadınlardan değilim. Dış görüntüsünü çekici değil aksine çocuksu bulurum. Evet, güzel gülüyor, aksanı ve mimikleri sayesinde konuşurken sizi içine çekiyor ama yine de bana erkeksi gelmiyor. Ve fakat sevdim. Hiç ukalalık yapmadı, herkesle dakikalarca sohbet etti. Aynı günde önce röportaj sonra lansman partisi için iki kez bir araya geldik. Ve maalesef  ben dahil hiç kimseyle fotoğraf çektirmedi...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle