GeriKelebek Sahnede ölme hakkı...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sahnede ölme hakkı...

NE zamandı?..‘‘Olacak o kadar’’ oyuncularından Tekin Siper öldüğü günlerde, sanırım Levent Kırca ‘‘O her zaman sahnede ölmek isterdi’’ dediği zaman aklıma takılmıştı...Bir ‘‘sahnede ölme hakkı’’ olmalı.Tiyatroda, resimde, müzikte, heykelde, edebiyatta, sinemada, televizyonlarda... Ve basında...Ömrünün en güzel günlerini vererek, küçük küçük tuğlaları üst üste koyarak, özel yaşamını aralarına harç yaparak, bir mesleğin anıtlarını yaratmış kişilerin hakkıdır bu...Sahnede ölme hakkı...*Onları sıradan birileriymiş gibi kapıların önüne koyamazsınız...Onlar bir emanet gibi orada olmalılar...Onların; acılar çekerek, binbir dönemin sıkıntılarını göğüsleyerek, cefalara katlanarak, hatta bombalarla-kurşunlarla canlarını vererek yarattıkları yapının bir köşesinde durma hakları olmalı...Bir küçük odada...Eski kitaplarının olduğu rafların altında...Diyelim ki bir devrin siyah-beyaz anıları içinde... Zamana delik açıldığında önemi ortaya çıkan gri resimlerin asılı olduğu duvarların dibinde küçük bir yer...Yok mu?..*Sırf genç kuşaklara; o ünlü karikatüristleri, o bir zamanın dev yazarlarını, onuruyla-şerefiyle bu yapıları yaratan bir zamanın heybetli yöneticilerini göstermek için...Ellerinden tutup ‘‘İşte bu o...’’ demek için...Bir borçtur...Bir vefadır...Parasal gücü olan patronların her zaman kalması, ama zengin manevi değeri olan ustalarımızın gitmesi, bu tuhaf ekonomik düzenin en doğal sonucu olsa bile...Onlara ‘‘Git’’ denilmemeli...Her bunalımda yaralanmış yüreklerinin, her krizde çizik atılmış pak alınlarının, her dramda sulanmış gözlerinin, her ulusal çıkmaz karşısında yorulmuş beyinlerinin hatırına...Onların bir hakkı olmalı...Çok şey değil bu...Sahnede ölme hakkıdır...Sahnede ölme hakkı...