GeriSağlık Solunum yetmezliğine "yüksek akım oksijen tedavisi"
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Solunum yetmezliğine "yüksek akım oksijen tedavisi"

Solunum yetmezliğine "yüksek akım oksijen tedavisi"

Ölümle sonuçlanabilen solunum yolu yetmezliği hastalığında, ABD ve Avrupa ülkelerinde klinik düzeyde uygulanan "yüksek akım oksijen tedavisi"nden başarılı sonuçlar elde edildi.

 

Yeni uygulamayla vücuttaki oksijen düzeyi artırılırken, hastanın yoğun bakımda kalış süresinin kısaldığı belirlendi.

Türk Toraks Derneği Solunum Yetmezliği ve Yoğun Bakım Çalışma Grubu üyesi Doç. Dr. Serdar Akpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, solunum yetmezliği durumunda kanın oksijenlenmesinin bozulduğunu, vücuttan karbondioksit atılımının etkilendiğini belirtti. Bu durumun ölümle sonuçlanabildiğini vurgulayan Akpınar, solunum yetmezliğinin akciğerlerde gözlenen çeşitli hastalıklar sonucu geliştiğini ifade etti.     

BİRÇOK SOLUNUM YOLU HASTALIĞI ERKEN TANIYLA ÖNLENEBİLİR

Akpınar, tüberküloz, pnömoni, bronşit ve tütün kullanımının yol açtığı KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ve bunların yanı sıra akciğer kanseri ve astımın en sık görülen solunum yolu hastalıkları olduğunu anımsattı. Birçok solunum yolu hastalığının erken tanıyla kontrol altına alınabildiğine dikkati çeken Akpınar, bu tip sıkıntıların yaşanmaması için mutlaka tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmak gerektiğini dile getirdi.     

Solunum yetmezliğine yüksek akım oksijen tedavisi

Solunum yetmezliği tedavisinde hastalığın şiddetine göre basit oksijen tedavisinden başlayan ve solunum cihazı desteğine kadar giden çeşitli tedavi seçeneklerinin uygulandığını anlatan Akpınar, antibiyotik gibi ilaç tedavilerinin de aktif olarak kullanıldığını bildirdi.     

"HASTANIN SOLUNUM YETMEZLİĞİNDEN ÇIKMA SÜRESİ KISALIYOR"     

Solunum yolu hastalıklarının tedavisine ilişkin önemli çalışmalar yapıldığını ve yeni iyileştirme seçeneklerinin araştırıldığını dile getiren Akpınar, "Son zamanlardaki teknolojik ilerlemeler, solunum yetmezliğinde iki yeni tedavi yaklaşımını gündeme getirmiştir. Bunlardan ilki belirli hasta gruplarında kullanılan yüksek akım oksijen tedavisidir" diye konuştu.     

Akpınar, bu yönteme ilişkin klinik araştırmaların ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede yapıldığını aktararak, uygulamanın ilk sonuçlarının başarılı olduğunu söyledi. Bu yöntemle hastalara burun deliklerinden klasik tedaviye benzer biçimde oksijen verildiğini anlatan Akpınar, şöyle dedi:     

"Yüksek akım hızıyla akciğerlere oksijen veriliyor ve bunun yarattığı basınçtan faydalanılmaya çalışılıyor. Uygulanan yüksek akım hızıyla, hava yolunda basınç oluşturuluyor. Bu da akciğerdeki gaz değişiminin daha iyi yapılmasına olanak tanıyor. Özellikle hastanın oksijenizasyonunu çok iyi düzeyde düzeltebiliyor. Uygulamayla, hastanın solunum yetmezliğinden çıkma süresi kısalıyor. Hasta, çok daha kısa sürede servis ya da yoğun bakımdan çıkarılabiliyor. Yöntem, Türkiye'de de uygulanmaya başlandı. Yurt dışında yapılan çalışmalar, doğru hastada uygulandığında bu yöntemle oldukça yüz güldürücü sonuçlar alındığını gösteriyor."     

Solunum yetmezliğine yüksek akım oksijen tedavisi

Tedavinin, özellikle solunum yetmezliği şikayetiyle başvuran, yoğun bakım ve servislerde yatan hastalarda kullanılabildiğini belirten Akpınar, "Her yaş hastada kullanılabilir ama özellikle 50-60 yaş üzerinde daha sık uygulanıyor" dedi.     

 

TRANSPLANTASYON ÖNCESİ "AKCİĞER DİYALİZİ"     

Yeni tedavi yöntemlerinden ikincisinin "akciğer diyalizi" olduğunu ifade eden Akpınar, bu yöntemin genellikle KOAH'lı ya da durumu ağır olan hastalarda uygulandığını söyledi. Akpınar, yöntemin akciğer transplantasyon öncesinde operasyona hazırlık aşamasında da kullanıldığını belirtti.     

Bu uygulamada, diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda, bir cihazla kandaki karbondioksit gazının uzaklaştırılmasının sağlandığını ifade eden Akpınar, "Bu yöntem, özellikle akciğerlerin by-pass edilerek bütün dolaşımın bir cihazdan geçirilmek suretiyle oksijenlendirilerek ve karbondioksitten uzaklaştırılması esasına dayanıyor.  Bir nevi, akciğerin yaptığı görev, kan dolaşımı dışarı alınarak söz konusu cihaz tarafından sağlanıyor" sözlerine yer verdi.     

Deneme aşamasındaki bu yaklaşımın da ilk sonuçlarının umut verici olduğunu kaydeden Akpınar, "Bu işlem sayesinde ağır zatürreli olgularda, hastanın ağırlık derecesi azaltılabilmektedir" değerlendirmesinde bulundu.     

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle