GeriSağlık SARS virüsü nedir? SARS'ın tedavisi var mı?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

SARS virüsü nedir? SARS'ın tedavisi var mı?

SARS virüsü nedir? SARS'ın tedavisi var mı?

SARS virüsü nedir sorusu birçok kişi tarafından merak edilen ve araştırılan konular arasında yer almaya başladı. Şiddetli akut solunum yolu sendromu olarak bilinen SARS virüsünün detayları merak ediliyor. Peki, SARS virüsü nedir? SARS'ın tedavisi var mı?

Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu (SARS) akut viral bir solunum yolu enfeksiyonudur; etkeni Coronavirus (CoV) cinsine dahil bir virüs olup SARS-CoV olarak adlandırılmaktadır.

Toplumda yayılmanın insandan-insana yakın temas ile damlacık enfeksiyonu ve aerosol yoldan olduğu ya da virüs içeren damlacıkların bulaştığı materyal ve eşyalarla taşındığı düşünülmektedir. Kişiden kişiye “yakın temas”ın anlamı hasta bireye yaklaşık 1 metre mesafede bulunmak ve öksürük-aksırık esnasında solunum yolu ile saçtığı damlacıklara maruz kalmak, öpüşmek, sarılmak kastedilmektedir; böylece virüs yakındaki kişinin ağızburun, göz mukozasına ulaşabilir. Kişi hasta bireyin yaydığı damlacıklarla enfekte olmuş eşyalara, yüzeylere dokunduktan sonra elini ağzına, gözüne sürmekle veya yeme-içme için hasta kişinin kullandığı kapları kullanmakla da enfekte olabilir.

SARS’ın önemi, diğer koronavirüs enfeksiyonlarından farklı olarak, neden olduğu solunum yolu enfeksiyonunun ölümcül seyir gösterebilmesinden kaynaklanmaktadır.

Şikayetleri: Kuluçka süresi 2-10 gündür. Başlangıç semptomları baş ağrısı, vücut ağrıları ve halsizlik 38° C’nin üzerinde ateş vardır. Bazı bireylerde üst solunum yolu semptomları görülebilir. Vakaların %10-20’sinde ishal görülebilir. İlk belirtileri takiben 2-7 gün içinde kuru öksürük ile beraber nefes darlığı gelişir. Nefes darlığının ilerlemesi durumunda hastaneye yatış gerekir. Hastalığın 7-10. gününde zatürre gelişebilir. Vakaların %10-20’sinde yoğun bakım gerektirecek solunum yetmezliği gelişir.

Bulguları: Ateş, boğazda kızarıklık, dinleme ile solunum seslerinde değişiklik saptanabilir, solunum yetmezliğine ait muayene bulguları saptanabilir.

Tanısı İçin Neler Yapılmalıdır:

SARS için kesin bir test olmadığından doktorlar, şüpheli hastalar için aşağıdaki belirtileri kullanmaktadırlar;

SARS’ın görüldüğü bölgelere ( Asya, Avrupa, Vietnam, Canada vs. ) seyahat eden veya SARS tanısı konulan kişilerle yakın teması olup;

38ºC’nin üzerinde ateş, öksürük ve özelikle solunum zorluğu sorunu olan kişiler şüpheli SARS hastası olarak kabul edilir.

Solunum yetmezliği gelişmiş vakalar hastaneye yatırılarak solunum yolu salgılarından, serum ve dışkıdan alınan numuneler ileri tetkik için Halk Sağlığı Laboratuvarına gönderilir.

Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır:

SARS-CoV için etkin bir tedavi henüz geliştirilememiş olup bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Bu nedenle tedavi belirtilerin giderilmesine yöneliktir. Ateşin düşürülmesi, ağrıların giderilmesi, sıvı desteği, solunum yolu açıcı tedaviler, oksijen desteği, gerekirse solunum cihazı kullanılması vb.

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir:

Özel bir tedbire gerek yoktur. Toplumdaki herkes için geçerli olan solunum yolu enfeksiyonlarından korunma tedbirlerine uyulması önerilir.

SARS’tan Korunma Yolları Nelerdir?

Hastalık önleme ve koruma merkezi (CDC)’nin, seyahat danışmanının tavsiyesine göre gerekli görülen durumda Çin, Hong Kong, Hanoi, Vietnam ya da Singapur’a olan seyahatlerin ertelenmesi .

SARS hastalarının aile fertleri, yemek araç-gereçleri kullanımı ve birlikte yatmak gibi yakın temastan kaçınması.

SARS hastasının vücut sıvıları ile gerçekleşebilecek her türlü temasta, tek kullanımlık eldivenler tercih edilmesi.

SARS hastalarının aile fertlerinin bu 10 günlük süre boyunca, ellerini sık sık yıkaması ve alkol bazlı temizleyicileri kullanması.

SARS hastasının öksürmeden ya da hapşırmadan önce ağzını ve burnunu mendille kapaması ve devamlı maske takması.

SARS tanısı konulan hastaların ateş ve solunum yolu şikayetleri geçse dahi hastalık iyileşene kadar, ev dışındaki etkileşimlerini sınırlamaları, işe, okula ya da başka kamusal alanlara gitmemeleri tavsiye edilmektedir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle