GeriSağlık MİTRAL STENOZU
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MİTRAL STENOZU

MİTRAL STENOZU
refid:9027986 ilişkili resim dosyası

Mitral kapak darlığı ya da tıptaki adıyla mitral stenozu olan kişilerin çoğu için bir tehlike söz konusu değildir ama şiddetli vakalarda kalp ameliyatı gerekli olabilir.

Mitral kapak, kalbin sol karıncığı ile sol kulakçığı arasında bulunur. Görevi, akciğerlerden kalbe gelen temiz kanın tek yönlü olarak geçişini sağlamaktır. Mitral kapak darlığı, kapağın akut eklem romatizması nedeniyle hasar görmesi sonucu oluşur. Kapak kalınlaşıp sertleşir ve işlev göremez. Hafif vakalarda ilaç tedavisi yeterlidir. Ancak şiddetli vakalarda açık kalp ameliyatı gerekli olur.

Mitral stenozu'un sebepleri nelerdir?

Vakaların çoğu akut eklem romatizmasının komplikasyonu olarak kalp kapağının hasar görmesiyle oluşur. Akut eklem romatizması, A grubu beta hemolitik streptokoklar tarafından oluşturulan boğaz iltihabından sonra ortaya çıkar ancak boğaz enfeksiyonu uygun antibiyotikler ile zamanında tedavi edilirse akut eklem romatizmasına yol açmaz. Penisilinin bulunuşundan sonra mitral kapak darlığı vakalarında önemli ölçüde azalma olmuştur. Boğaz enfeksiyonu tedavi edilmediğinde hastaların bazılarında akut eklem romatizması oluşur ve komplikasyon olarak kalbin duvarlarında iltihap (kardit) ortaya çıkar. İltihap sırasında hastanın çarpıntısı olur ve kalp atışları hızlanır, ayrıca iltihap geçtikçe azalan bir 'üfürüm' sesi duyulur. İltihap kalp kapakçıklarında hasar ve daralma yapar, kapak tam olarak çalışamaz. Bu da karıncığın kanla dolması sırasında tam açılmasını, yani işlev görmesini önler.

Mitral stenozu'un belirtileri nelerdir?

Mitral kapak darlığının en açık belirtisi solunum güçlüğü ve çabuk yorulmadır. Bu yakınmalara çoğu kez çarpıntı da eşlik eder. Aşırı egzersiz sonucu olabildiği gibi ağır vakalarda dinlenme sırasında bile bu yakınmalar olabilir. Soluk kesilmesinin nedeni, kapakçığın işlev yapamaması ve akciğerden gelen kanın geriye kaçması nedeniyle akciğerde basınç artışıdır. Ani hareket sırasında bu etki çok belirginleşir, çünkü kalp atışı ve kan akımı artar. Hastaların çoğunda, akciğer toplardamarları, artan basınca uyarlanıp kalınlaşır ama bazılarında damarlar patlar ve akciğer keseciklerine kan yayılır (bu kesecikler oksijenin kana geçtiği yerlerdir). Hasta parlak ve temiz kan tükürür. Şiddetli egzersiz sırasında, gebelik ve çocukluk çağında (kan dolaşımına fazladan yük bindiği dönemlerde) bu sistem bütünüyle bozulabilir ve neredeyse bütün akciğer kesecikleri sıvıyla dolar. Bu acil tedavi gerektiren durum, "pulmoner ödem" ya da "akciğer ödemi" diye adlandırılır. Hasta öksürükle çok miktarda köpüklü pembe renkte balgam çıkarır. Bu, tipik kalp yetmezliği belirtisidir. Üçüncü etki, "atrial fibrilasyon" olarak adlandırılan, kalp atışlarının düzensizleşmesi ve aynı zamanda hızlanması durumudur (bir tür titreşme). Hasta hızla kötüleşir, en basit işleri bile soluğu kesildiği için yapamayacak hale gelir. Son olarak, mitral kapak darlığı garip, kendine özgü bir üfürüm sesi oluşturur. Bu, kalp atışları arasında kanın mitral kapaktan geçerken çıkardığı sestir. En büyük tehlike akciğerde kan basıncının yükselmesi ve akciğer keseciklerine kan sızmasıdır. Bu, çok ani olarak oluşabilir ve hemen tedavi edilmezse öldürücüdür.

Mitral stenozu'un tedavisi nedir?

Belirtilerin şiddetlenmesi ve yaşamı tehdit etmesi durumunda açık kalp ameliyatıyla zarar gören kapak değiştirilir. Bazen kireçlenme ve hasarın fazla olmadığı durumlarda kapağın tamir olasılığı da vardır. Ameliyat kararı, belirtilerin şiddetine ve özel bir röntgen yöntemi olan kalp kateterizasyonu (kalp boşluklarındaki kan basıncının damarlardan uzatılan bir tüple incelenmesi) sonuçlarına göre verilir. Kan basıncındaki yükselmeye dayanamayan ve akciğer ödemi olan hastalara acil ameliyat gereklidir. Hastalığın çok ilerlemediği durumlarda kalp kateterizasyonu yolu ile kapaktaki darlığın balon ile genişletilmesi mümkündür. Mitral kapak darlığı hemen her zaman A grubu beta hemolitik streptokoklar tarafından oluşturulan boğaz enfeksiyonundan sonra, bir tür özbağışıklık tepkisi sonucu oluştuğundan, özellikle bademcik iltihaplanmalarında tedavi konusunda erken davranmak gerekir. Bademciklerinde sık enfeksiyon gelişen bireylerin çok dikkatli olması gerekir.

Doç. Dr. Harun Arbatlı
Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle