GeriSağlık Kalbin rekorunu kırdılar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kalbin rekorunu kırdılar

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki kalp nakil sayısı 15 yılda 192'ye ulaştı, hastalardan 120'si de yeni kalple yaşama tutunmayı başardı.

EÜ Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Nurşen Altuğ, hastanede kalp, böbrek ve karaciğer nakil operasyonlarının sürdüğünü belirtti. Kalp nakli sayısında Türkiye'nin ilk hastanesi olduklarını ifade eden Altuğ, yıl başından bu yana 15 nakil yapıldığını ifade etti. Hastanede kalp naklinin 1998 yılının nisan ayında başladığını anımsatan Nurşen Altuğ, o tarihten bu yana 192 hastanın yeni kalbe kavuştuğunu söyledi.

77 HASTA KALP BEKLİYOR


Kalp nakli için bekleyen hasta sayısının da 77'ye indiğine işaret eden Altuğ, "Türkiye'de en fazla kalp naklinin yapıldığı hastaneyiz. Nakil olan 120 hastamız yeni kalpleriyle yaşamını sürdürüyor" diye konuştu.


Ege Üniversitesi Hastanesi uzman ekibinin kalp ameliyatlarında büyük başarı sağladığını, yapay kalp ameliyatı oranının da çok yüksek olduğunu dile getiren Altuğ, organ bağışı oranında da İzmir ve Ege Bölgesi'nin başı çektiğini kaydetti.


BÖBREK VE KARACİĞER NAKİLLERİNDE DE İDDİALI


Hastanede 1987 yılından bu yana böbrek nakli yapıldığına değinen Altuğ, o tarihten bu yana 545 kadavradan, bin 39 canlıdan nakil yapıldığını, toplam nakil sayısının böylelikle bin 584'e ulaştığını kaydetti.


Altuğ, karaciğer nakli konusunda da EÜ'nün iddialı olduğunu vurgulayarak, 1998 yılından bu yana toplam 910 karaciğer nakli yapıldığını ve hastaların sağlığına kavuştuğunu söyledi.


"BAZI ORGAN BAĞIŞÇILARI İLE GÖRÜŞÜYORUZ"


Yurt dışında yapılan nakil operasyonlarındaki organların ortalama 3'te 1'inin canlıdan, 3'te ikisinin ise kadavradan olduğunu anlatan Nurşen Altuğ, Türkiye'de ise canlıdan naklin daha fazla olduğunu söyledi.


Kadavradan organ bağışı sayısını arttırmayı hedeflediklerini de dile getiren Altuğ, şöyle konuştu:


"Beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınları ile görüşüyoruz. Kimseyi ikna etmeye çalışmıyoruz, sadece organ bağışını anlatıyoruz. Çok kötü bir zamanda hasta yakınlarıyla görüştüğümüz için bizi ölümle özdeşleştirenler oluyor ama bazı organ bağışçılarıyla görüşmeyi sürdürüyoruz. Gelip bizi ziyaret edenler oluyor, yakınının kalbini taşıyan hastayla görüşmek isteyen de var. Bağışta bulunmadığı için pişman olup arayanlarla da konuşuyoruz. Belki aileye kötü bir haber veriyoruz ama başka hayatların kurtulması için çalışıyoruz."


Yorumları Göster
Yorumları Gizle