GeriSağlık Hamilelik migrene iyi geliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hamilelik migrene iyi geliyor

Hamilelik migrene iyi geliyor

Migren, erkeklere oranla kadınlarda daha yaygın şekilde görülen bir rahatsızlık. Fakat hamilelik döneminde migren atakları kadınlar için kabus olmaktan çıkıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, hamilelikte yaşanan migren hakkında merak edilenleri anlattı.

MİGREN NEDİR?

Migren birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilen, ağrı sırasında nörolojik, gastrointestinal ve otonomik bulgularla seyreden primer epizodik baş ağrısıdır. Aslında migrenin kadınlarda daha fazla olduğu bilinmektedir. Yıllık migren atak oranına bakarsak erkeklerde %6-8, kadınlarda %15-18 oranındadır. Yani kısaca ülkemizde her 6-7 kişiden birisi migren hastasıdır. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla görülmektedir. Migren görülme sıklığı ilerleyen yaşlarda azalmakta olup en sık görüldüğü yaşlar 35-45 yaşları arasıdır.

Hamilelik migrene iyi geliyor

MİGREN BAŞ AĞRISININ ÖZELLİKLERİ NELERDİR? 

- Krizler, yani ataklar halinde gelir.

- Ataklar 4-72 saat arasında sürmektedir.

- Genelde ağrı başın tek tarafındadır.

- Ağrı zonklayıcı özelliktedir.

- Orta veya yüksek şiddetlidir.

- Bulantı ve/veya kusma olur.

- Auralı tiplerinde ağrı başlangıcında görsel bulgular (kırık ışıklar, görme bozuklukları, bulanık görme gibi) olur.

- Baş hareketleri ve günlük fiziksel aktiviteyle ağrı artar.

- Işıktan ve sesten rahatsız olunur.

KAÇ TİP MİGREN VARDIR? 

Migren değişik şekillerde sınıflandırılabilir. Uluslararası Başağrısı Derneği’nin sınıflamasında migren 6 alt gruba ayrılmıştır. Bunlar aurasız migren, auralı migren, çocukluk dönemi periyodik sendromları, retinal migren, migren komplikasyonları ve olası migrendir. Tüm migrenlerin yalnızca yüzde 10’u auralıdır.

Hamilelik migrene iyi geliyor

AURA NEDİR?

Aurayı  “ön belirtili” olarak açıklayabiliriz. Burada migrende görülen şikayetlerden söz ediliyor. Bu belirtilerin çoğu görmeyle ilgilidir. Hasta ağrısı başlamadan genellikle yarım saat-45 dakika kadar önce parlak ışıklar, zigzag çizgiler gördüğünü ya da görmenin bulanıklaştığını, bir alanda veya bir bölgede görme kaybı olduğunu söyler. Daha az olarak ise aura döneminde kolda, bacakta uyuşma, baş dönmesi, konuşmayla ilgili bozukluklar da görülür. Bu durum 20–30 dakika sürer ve ardından ağrı başlar.

Migren ayrıca görülme sıklığı ve atak sayısına göre de sınıflandırılmaktadır. Atak durumuna ve ağrı sıklığına göre migren 2’ye ayrılır. Bunlardan birisi Epizodik Migren, diğeri de Kronik Migren’dir. Epizodik migren daha aralıklı ataklarla gelen migrendir. Kronik migren diyebilmemiz için o hastada son 3 aydan beri ayın en az yarısında yani 15 gün ve üzerinde ağrılı dönem olması, bu ağrıların en az 8’inin migren özelliği taşıması gereklidir. Ağrı sayısı bunun altında ise o zaman Epizodik migren diyoruz.  Epizodik migren oranı her iki cinste de daha yüksektir. Tüm migrenin % 7-8’ini kronik migren oluşturmaktadır. Ortalama oran söylemek gerekirse kronik migrenin tüm toplumda görülme sıklığı %1-2’dir.

Kronik migren hastaları yaşam kalitelerinin çok bozulduğu, günlük işlerinin büyük oranda aksamasına neden olduğu, çok fazla ilaç kullanan ve bu ilaçların hem yan etkileri, hem de istenen etkiyi her hastada yeterince göstermemeleri  nedeniyle çok zor durumda olan hastalardır.

Birçok hasta bu uygulama hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Kronik migren tanısı konurken ağrıların aşırı ilaç (ağrı kesici) kullanımına bağlı olmaması gerektiği de unutulmamalıdır.

Hamilelik migrene iyi geliyor

MİGREN TANISI NASIL KONUR?

Migren tanısını koyabilmek için, Uluslararası Baş Ağrısı Derneği’nin kriterleri kullanılıyor. Buna göre hastanın 5 ya da daha fazla atak geçirmiş olması, ilaçsız dönemlerde 4-72 saat arasında ağrı yaşamaları, tek taraflı zonklayıcı, orta ve ağır şiddette, rutin fiziksel aktivite ile artan özellikte olması, bunlardan en az ikisinin bulunması ve ışığa, sese duyarlılığın artması, bulantı-kusma olması gibi bazı bulgulardan en az birinin olması tanı için önemlidir.

MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER:

Migren ortaya çıkarken bunu tetikleyen bazı faktörler de söz konusudur. Bunların bir kısmı önlenebilir olduğundan migren ağrısı olan bir kişi kendi ağrılarını neyin tetiklediğini saptayabilirse belki de bazı atakları tamamen önleme şansına kavuşabilir. Bunlar içinde özellikle çok fazla miktarda yiyecek suçlanmaktadır.

En çok suçlananlar ise çikolata, kabuklu kuruyemişler, baharatlar, deniz ürünleri, bazı gıdalara konulan aspartam gibi katkı maddeleri, peynir, kırmızı şarap, salam, sucuk, sosis, hatta bazı hastalarda meyve ve sebzeler gibi. Bu liste giderek uzamaktadır. Ancak, her hastada migren ağrısını artıran yiyecek farklı olabilir. Önemli olan kişinin ağrısını tetikleyen nedeni kendisinin bulup buna karşı önlem almasıdır.

Yiyecekler dışında, uyku düzenindeki değişiklikler (uyku azlığı ya da fazlalığı), hava kirliliği, sigara dumanı, aşırı fiziksel ve zihinsel yorgunluklar, yüksek ses ve gürültülü ortamlar, parfüm kokusu ya da diğer kokular, mevsimsel değişiklikler (özellikle ilkbahar ve sonbahar) ve hava değişklikleri (sıcaklık ve nem değişikliği, lodos, aşırı sıcak veya soğuk), açlık ve öğün atlama, stres, stres sonrası dönem (hafta sonu ya da tatil), anksiyete, endişe, depresyon,  doğum kontrol hapları gibi önlenebilir birçok faktör sayılabilir. Ayrıca kadınlarda hormonal nedenler de (regl dönemleri gibi) migreni tetiklemektedir.

Migren ataklarını kolay atlatmanın en iyi yolu buna yol açabilen durumaları düzenlemektir. Kişi kendi tetikleyicilerini fark ederek bunlardan kaçınırsa kendi ataklarını olabildiğince kontrol altına alabilir. Her zaman aynı saatlerde yatıp kalkmak, düzenli yemek, sigaradan kaçınmak gibi. Çin yemeklerinde bulunan tatlandırıcılar gibi bazı yiyeceklerdeki  maddelerden kaçınmak gerekebilir.

Yine de migrenlilerin üçte birinin hayatlarının bir döneminde ağrı sıklığı artmakta ve ağrı kesicilere yanıtsızlık gelişmektedir. Bunu önlemek için ayda 4-5 atak geçiren bir kişinin mutlaka bir uzmana başvurup düzenli tedavi almaya başlaması gerekmektedir. Bu şekilde kronikleşme önlenebilir. Yoksa sık alınan ağrı kesiciler ağrıyı daha da sıklaştıracaktır.

Hamilelik migrene iyi geliyor

MİGREN HAMİLELİKTE DAHA AZ GÖRÜLÜYOR!

Kadınlarda migrenin daha fazla olması, menstruasyon dönemlerinde atakların artması, hamilelikte göreceli de olsa atak sayılarında azalma olması, doğum kontrol hapı kullananlarda atakların artması ve menopozdan sonra bazı hastalarda ağrıların kaybolması, hormonların migren oluşumundaki etkilerini göstermektedir. Migren sıklıkla hormonlarla ilişkilidir ve migren hastalarının bir kısmının adet dönemlerinde baş ağrısı olur. Bu migrenin değişen östrojen seviyesi ile ilişkisine bağlıdır.

Hastaların çoğunda hamilelikte migren atak sıklığında azalma görülür. Bu kişiler daha çok adet döneminde baş ağrısı olan hastalardır. Migreni olan kadınların %60-70’inde hamilelik döneminde  ataklarda iyileşme, %5’inde kötüleşme ve geri kalanında da değişiklik olmadığı görülmektedir. İyileşme, atak sıklığında azalma, atağın şiddetinde azalma ya da daha kısa ataklar hatta hiç atak görülmemesi şeklinde olabilir. Bununla birlikte doğum sonrası ise sıklık artabilmektedir. Daha önce migren atağı yaşamamış  bir kişinin ilk atağını hamilelikte yaşaması da mümkün tabii. Bu kişilerde özellikle hamilelikle ilgili olabilecek diğer baş ağrısı nedenleri (beyin toplar damarlarında tıkanıklık, preeklampsi gibi) ekarte edilmelidir.

Hamile bir hastada migren atağı olduğunda hamileliğin dönemine göre bir tedavi uygulanır. Her dönemde en güvenilir ilaçlar parasetamol içeren ilaçlardır. Hamileliğin birinci ikinci ya da üçüncü üçte biri  olan trimestirlerine göre de diğer ilaçlar verilebilmektedir. Atak sıklığını azaltmak için düzenli kullanılan ilaçların ise çoğu hamilelikte sakıncalıdır fakat hastanın durumuna ve ağrı sıklığı ve ağırlığına göre uygun bir ilaç seçilebilir. Bazı tip kortizon içeren ilaçları ise  hamilelere de verilebilmekte böylece şiddetli ataklar durdurulabilmektedir. Hamilelikte sıklık daha çok azalmaktayken, doğum sonrası dönemde sıklaşma görülebilir.

Bu dönemde yeni bebek stresi, düzenli uyku uyunmaması  ve hormonal değişiklikler buna neden olabilmektedir. En sık atakların görüldüğü dönem doğum sonrası ilk 1 ay ve ilk 1 haftadır. Emziren annelerin ise daha az migren sıklığı artışı yaşadığı tespit edilmiştir. Bu muhtemelen, emzirmeye bağlı olarak kanda östrojen seviyesindeki meydana gelen değişiklikler ile ilişkilidir.

 

 

 

Hamilelik migrene iyi geliyor Katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle