GeriSağlık Felci yendi, 12 yıl sonra fırçayı eline aldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Felci yendi, 12 yıl sonra fırçayı eline aldı

Felci yendi, 12 yıl sonra fırçayı eline aldı

İstanbul'da yaşayan 76 yaşındaki Ressam Işınsu Akyıldız, kalp kapakçığı ameliyatı sonrası felç geçirdi. Resim sevgisi ve Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan tarafından uygulanan tedaviyle sağlığına kavuşan Akyıldız, 13 yıl sonra ilk sergisini Burgazada’da açtı.

46 YIL ÖNCE RESİMLE TANIŞTI

İki çocuk annesi Işınsu Akyıldız, bundan tam 46 yıl önce resimle tanıştı. Evde kara kalem çalışmalarıyla başlayan resim sevdası, ardından yağlı boya çalışmaları ve eğitimlerle daha profesyonel bir boyut kazandı. Ressamlar Derneği üyesi olan Akyıldız, birçok karma sergiye de imzasını attı. 2001 yılında kalp kapakçığı ameliyatı olan Ressam Akyıldız, beynine pıhtı atması sonucu 6 yıl arayla 2 kez felç geçirdi. Konuşma yetisini kaybeden Akyıldız, sevdalısı olduğu resim sanatından uzak kaldı. Medicana Kadıköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan tarafından muayene edilen kadın, burada uygulanan ilaç ve rehabilitasyon tedavisiyle 12 yıl sonra tekrar resme başladı. Akyıldız, 45 tabloya imzasını attı. Burgazada’da bir sergi açan Akyıldız, yaşadığı zorlu günlerden aldığı güçten hareketle resimlerinde de kadının gücüne ve Anadolu kadınına yer verdi.

Felci yendi, 12 yıl sonra fırçayı eline aldı



"KADININ GÜCÜ ASLA İNKAR EDİLEMEZ"

"Kendimi bildim bileli resme sevdalıyım" diyen Işınsu Akyıldız, tekrardan resim yapabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Resimlerinde güçlü kadını yansıtmaya çalışan Işınsu Akyıldız, yaşadığı zorlu günleri ve ardından resimle iyileşme sürecini şu sözlerle anlatıyor:

"İyiydim, gayet iyiydim. Bir gün bir şeye çok sinirlendim. Nasıl olduğunu bilmiyorum o olaydan sonra yolda giderken felç geçirdim. Kolumda kuvvetsizlik hissettim. Bir süre sonra pıhtı attığını öğrendik, ondan sonra konuşmamda bozulma başladı, yeni yeni toparlıyorum. Resim yapmayı çok seviyorum, kendimi bildim bileli resim yaptım ama bu olay sonrası bir süre resimden uzaklaştım. Tedavi sonrası tekrar resme kavuştum. Resimlerimde ise kadına yer verdim. Çünkü kadın toplumsal bir varlık ve kadının gücü yadsınamaz, asla inkar edilemez."

"BURGAZADA’DA 45 RESİMLİK SERGİ AÇTI"

Resmin tedavi sürecinde annesini hayata bağlayan tek şey olduğuna dikkat çeken Akyıldız’ın kızı İpek Akyıldız (48) "Kalp kapakçığı ile ilgili yaşadığı komplikasyonlar sonrasında annemin beynine pıhtı attı. Resim tedavi sürecinde onu hayata bağladı. Çünkü annem resim yapmayı çok seviyordu. Gazetelere dergilere resim gözüyle bakmaya başladı. Burgazada’da sosyal sorumlukla ilgilenen bir grup arkadaşının tavsiyesiyle geçirdiği zor günler sonrası 45 resimden oluşan bir resim sergisi açtı" dedi.

Felci yendi, 12 yıl sonra fırçayı eline aldı



Hem Anadolu hem de modern Türk kadınını tablolarına yansıttığını belirten İpek Akyıldız annesinin resimlerinde kadını yansıtmasının nedeninin ise şöyle anlattı: "Bir dönem ailecek Antalya Finike’de yaşadık ve orada oranın yerli halkı ile uzun zaman geçirdik. Annem o günlerde Anadolu kadınının gücünü ve emeğini gözlemledi. Yıllar sonra resimlerinde o kadınlara yer verdi. Resimlerinde kadını anlatmasının temel nedeni bu."

"TEDAVİ BAŞARISINDA ÖZ MOTİVASYON ÇOK ÖNEMLİ"

Akyıldız’ın tedavisi gerçekleştiren Dr. Oğuzhan Onultan, Nöroplastisite adı verilen beynin kendi kendisini onarma aşamasında öz motivasyonun başarıyı artırdığına dikkat çekti. Ressam Akyıldız’ın 4 ay gibi kısa sürede resim sergisi açacak motivasyonu kazandığını belirten Dr. Onultan, "Hastanın rutin nörolojik tedavisini düzenledik, psikiyatrik açıdan takibini gerçekleştirdik. Ardından hasta fizyoterapi gördü. Hastamızın gayreti de başarı da çok önemli oldu. Çünkü, Nöroplastisite dediğimiz beynin kendi kendini onarması için kişinin motivasyonu çok önemli. Bunun için beyin antrenmanları gerekiyor. Hastanın pıhtılara bağlı kaybettiği beyin alanlarına fonksiyon kazandırabilmesi için bazı hobileri canlandırmak gerekiyor. Biz de bunu resim ile yaptık" diye konuştu.

Dr. Onultan, beyin fonksiyonları zamanla kaybeden hastaların tedavisinde beslenme, sosyal çevre ve aile desteğinin en önemli motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.



Yorumları Göster
Yorumları Gizle