GeriSağlık '76 yaşında çok genç bir hastaydı'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'76 yaşında çok genç bir hastaydı'

'76 yaşında çok genç bir hastaydı'

Cerrahlık, mesleklerin en yücelerinden biri sayılsa da aslında “meslek sayılmaz”, bir yaşam biçimidir. Hekimlik içinde de ayrı bir yere sahip olan cerrahların hayatlarının çoğu hastane ve ameliyathanelerde geçmektedir.

İşi işte bırakma şansı olmayan bu işkoliklerden İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi Doç. Dr. Ahmet Akgül’ü annemin rahatsızlığı nedeniyle tanıma fırsatı buldum.

Çok yoğun hasta trafiğine rağmen sizleri hep gülümseyen gözlerle karşılayan bu ünlü kalp damar cerrahımızı hastaları yere göğe sırdıramaktalar. Tıp literatürüne geçen ve medyaya yansıyan başarılı ameliyatları sayesinde hiç boş vakti olmayan cerrahımızla ayak üstü ameliyatları hakkında konuştuk:

- Hocam çok genç görünüyorsunuz. Biz daha yaşlı birini bekliyorduk. Buralara kadar ki kalp damar cerrahisi eğitim geçmişinizi anlatır mısınız? Rahmetli Cumhurbaşkanımız Özal’ın kalp ameliyatını yapan ünlü kalp cerrahı Prof. DeBakey’in yanında da çalışmıssınız?

Teşekkür ederim. Uzmanlık eğitimini Ankara’da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesinde yaptım. Çok başarılı ve ünlü Hocalarım vardı. Hocalarıma saygılarımı sunmadan geçemem. Kendilerinden cerrahinin yalnızca meslek olmadığını, ayrıca sanat ve bir yaşam biçimi olduğunu öğrendim.Eğitim yıllarında Sağlık Bakanlığımızın Bursuyla Amerika’ da Houston Şehrinde dünyaca ünlü kalp merkezi olan Methodist hastanesine gittim. Dr. DeBakey, oranın kalp cerrahisi sorumlusuydu, kendisiyle çalışma fırsatı buldum. Oradaki Hocalarım da çok iyi cerrahlardı. Olağanüstü yoğunlukta kalp ameliyatları özellikle kalp yetmezliği ameliyatları yapıldı. Tıp teknolojisinin son noktasını orada öğrendim. Ankara’ya döndüm ve erken bir dönemde doçentlik aldım. Hastanenin Başhekim Yardımcılığına getirildim. 4,5 sene öncede Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Kalp damar cerrahisi servisini kurmakla görevli klinik şefi olarak atandım. Avrupa nın birçok kalp cerrahisi merkezinde ünlü isimlerle ameliyatlarda aynı havayı soludum. Şimdi karşınızdayım...

- Kalp ameliyatları için belirli bir yaş sınırı var mı? Ameliyat sonrası özel ve sosyal hayatları değişiyor mu?

Yaşam süresi için istatistiksel verilen ortalamalar her dönemde değişmektedir. Bir on yıl öncesinde verilen ortalama ile şu anki yaşam ortalaması farklıdır ve gelişen tıp teknolojisi, ilaçlar, artan tedavi deneyimleri ve insanların hertürlü bilgiye kolayca ulaşıp koruma önlemlerini almaları ve önleyici tıp uygulamaları ile yaşam ortalaması artmıştır. Biz gelen her hastamızın şikayetlerini gidermek ve uygun tedavisini yapıp yalnızca yaşam sürelerini uzatmaya yardımcı olmak değil aynı zamanda yaşamlarından zevk almalarını yani kaliteli yaşamaları için çalışıyoruz. Hayat istatistik değildir, ortalamalar yalnızca bilimsel araştırmalarda kullanılmalıdır. Yani bizim için yaşı ileri hasta yoktur, hepsi gençtir. Örneğin basına da yansımış olan 90 yaşındaki erkek hastamız kalp krizi şikayetiyle hastanemize başvurmuştu. Yaptığımız tetkiklerde kalbinin bütün damarları tıkalı ve kalbin tüm kapaklarının da bozuk olduğu ortaya çıktı. Ameliyatı kaldıramaz denilen hasta ameliyat olmazsa hayatını kaybedebilirdi. Yakınları ve kendisiyle riskleri konuştuğumuzda hastamız ameliyat olmak istedi, daha yapacak çok işi olduğunu hatta bir bayanla görüştüğünü ve evlenmek istediğini belirtti. Ameliyata girdik, kalbinin tüm damarlarını ve kapakçıklarını değiştirdik. 4-5 gün sonra taburcu oldu, bana kontrole geldiğinde sevinçle söyledi ‘Hocam, motoru sınırladınız, ben de evlendim’

YİNE GENÇ BİR HASTA 76 YAŞINDA

- Yine, tabi sizce “genç” olan 70 yaşın üzerindeki bir hastaya da kalp, şah damarı ve beyin ameliyatını aynı anda yapmışsınız. Hasta ve ameliyatla ilgili bilgi verir misiniz? Tıp literatüründe var mı böyle bir işlem?

Yine genç hasta evet. Hastamız 76 yaşında erkek hastaydı. Koroner anjiografisi yapılmış ve ameliyat kararı alınmıştı. Kalp ameliyatı öncesi yaptığımız tetkiklerde şah damarında da ileri tıkanıklık olduğunu gördük. Cumartesi akşamı hastada göğüs ağrısı gelişti, bu arada yıllarca önce başına aldığı darbe sonucu oluşmuş ve daha sonra kendini sınırlamış olan kanama odağı tekrar kanamaya başlamıştı. Yani hasta hem kalp krizi geçiriyor hem de beyin kanaması. Hemen hastaneye koştuk ve ameliyathane hazırlanırken tıp literatüründe böyle bir hasta var mı varsa ne yapmışlar diye baktık. Maalesef bulamadık. Hasta yakınlarına riskleri anlattık, ve ameliyatı yaptık. Hasta sağlıklı bir şekilde taburcu oldu.

- Hiç yapılmamış bir ameliyatı yaparken çekinmediniz mi, hasta yakınları bunu biliyor muydu?

Bunu çok soruyorlar “ameliyatı yaparken korkmuyor musunuz” diye. Her ameliyatı konsantre olup belirli disiplinde yapıyoruz, korkuyu düşünmüyoruz ama odaklanmayı da bozmuyoruz. Ameliyatların diğer işlerden belki de önemli bir farkı bu, ne kadar yaparsanız yapın, her ameliyatı sanki ilk yapıyormuş gibi dikkatli yapıyorsunuz. Sanayi sağırlığı bu meslekte yok. Bu ameliyat ise farklıydı, çünkü 3 Hayati organ ve 3 ayrı ölümcül risk. Beyin kanaması ile kalp krizinin aynı anda olmasını bırakın tedavi etmeyi, duymamıştım bile. Hasta yakınlarına da aynen böyle dedim, şaşırdı onlar da ama her ameliyat öncesi duyduğumuz söz “önce Allah sonra siz”

DR. HOUSE AHMET AKGÜL

- Kalp krizi geçiren bir hastaya kalp ameliyatı yapabilmek için hastanın tüm kanını değiştirmişsiniz. Yine literatürlük bir ameliyat di mi? Size bu ameliyat için “Dr House” demişler doğru mu?

Evet, yine genç bir hasta. 60 yaşında bayan. Kalp krizi geçirmişti, anjiografi yapıldı ve kalbinin ana damarında diseksiyon dediğimiz damarın içinde boylu boyunca yırttık vardı. Bu durumu görünce acil ameliyat kararı aldık. Hastamızın muayenesinde guatrı vardı. Kan tetkiklerinde yüksek düzeyde tiroid hormonu bulundu. Hastanemizin endokrinoloji Bölümü’ye görüştük ve hastaya tiroid hormonu düşürücü ilaçlar veridi. Fakat kanadık tiroid hormonu hiç düşmedi. Hormon yüksek ken ameliyat yapsak hasta bu sefer tiroid krizinden kaybedilecekti. Literatüre baktık fakat benzer hasta bulamadık. Hastanın plazmasını yani kanda hormon taşıyan kısmını toplam 32 ünite plazmayla değiştirdik. İnsandaki kan miktarı ortalama 5 litre, farkı siz düşünün. Kontrol amaçlı kan aldığımızda hormon düzeyi normaldi ve hemen kalp ameliyatı yaptık. Hasta sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. Plazma değişimi kararı vermek zordu, bu yüzden arkadaşlar Dr House diyerek takıldılar ama karar vermeye mecburduk.

- Hocam yine ilkler, yeni ilkler. Hipnozla kalp ameliyatlarınız da var, dünyada ilk?

Hastalar kalp ameliyatı öncesi çok stresli oluyorlar. Ameliyattan uyanıp uyanamayacağından tutun, ameliyat sonrası cinsel fonksiyonlarının nasıl olacağına kadar çok çeşitli stresler duyuyorlar. Ayrıca ameliyat sonrası özellikle göğüs kafesinde ve damar alınan bacak veya kolda şiddetli ağrıları oluyor. İşte hem stresi azaltmak hem de ağrıları azaltmak için hastalar ameliyattan önce yarım saatlik hipnoz programına alınıyorlar. Tabi isteyen ve uyum sağlayan hastalara. Etik kurulumuzdan gerekli izni aldıktan sonra uyguladık ve ameliyat öncesi stres kayboldu, ameliyat sonrasında da ağrı.

- Hocam bir de kalp dışına çıkalım, varis ameliyatlarında da kendi isminizle anılan teknik geliştirmişsiniz ve İtalya’ da surmuşsunuz ve İtalyanlardan iş teklifi almışsınız?

Varis çok yaygın bir hastalık, çok fazla tedavi seçeneği var. Hem hastanın hem de hekimin kafası karışıyor. Bizim yaptığımız gelen hasta için en ideal tedavi hangisi, ileride sorun yaratmayacak olanı hangisi, onu değerlendiriyoruz. Çünkü burda varisi tedavi etmiyoruz hastayı tedavi ediyoruz. Her varis farklıdır, tek bir yöntemle tedavi ederiz iddiası yanlıştır. İşte uygun olmayan tekniklerde tedavi edilmiş varis hastalarınde, daha ileriki dönemde varis yaraları, şiş bacaklar, damar içi pıhtılar gelişiyor. Bu hastalara ameliyat şansını kaçırdıkları söyleniyor ve bize geliyorlar. Ameliyatta çok zor ulaşılan iç varise ulaşıp, hastanın esas sorununu çözüyoruz. Bunu yaparken geliştirdiğimiz teknikleri Avrupa da sunduk, çok olumlu tepkiler hatta iş teklifi de aldık.

Sizde yenilikler bitmez. Hem hastalarınız hem de siz daima böyle “genç” kalın. Teşekkürler



Yorumları Göster
Yorumları Gizle