GeriKelebek Rock festivalinde hayatta kalmak için bilmeniz gereken 10 şey
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rock festivalinde hayatta kalmak için bilmeniz gereken 10 şey

Rock festivalinde hayatta kalmak için bilmeniz gereken 10 şey
refid:24661207 ilişkili resim dosyası

Şu sıralar gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında ortalık rock festivalinden geçilmiyor. Ancak hayatınızda ilk kez aynı mekânda konaklayarak geçireceğiniz bir festivale katılacaksanız uymanız gereken belli kurallar var.

Yaz aylarının sonuna yaklaştığımızdan mütevellit hepimizin içi biraz buruk. Gönül istiyor hep yaz olsun ama havalar öyle cayır cayır sıcak olmasın. Arada essin mesela ama üşümeyelim. Günler daha uzun olsun ama geceler de çok renkli geçsin. Bir an sonbahar gelir gibi olurken tekrar güneş açsın. Velhasıl bize yaranılmıyor. O zaman, mevcut iklim şartlarına uymakta ve bitmek üzere olan yazın tadını çıkarmakta fayda var. Tam da bu yüzden çuvalla para dökülüp, sizler için yapılan festivallere bir uğramadan geçmeyin. İşte festivallerde uymanız gereken kurallar:

Çadır kurarken kimden yardım isteyeceğinizi iyi seçin! Üç kız çadır kurmaya kalktınız ve bu esnada festivalden de müzikten de soğudunuz. “Bize yardım edebilecek iki centilmen yok mu?” diye etrafa bakınırken çok dikkatli olun. Zira bu iki centilmen sizinkine yardım ettikten sonra şüphesiz ki kendi çadırını da hemen dibinize kuracak; kendilerini eser sahibi hissedeceklerinden günde iki kere sizin çadırın sağlamlığını kontrol etmek isteyeceklerdir.
Nerede olduğunuzu iyice ölçüp tartın. Burayı çocukken gittiğiniz Devlet Su İşleri kamplarıyla karıştırırsanız arkadaşsız kalırsınız. Orası bir piknik alanı değil, dolayısıyla o piknik tüpünü ve mangal setini arabanızın bagajına geri koyun lütfen.
Hazerfen Ahmet Çelebi gibi bir dönem büyük umutlarla havaalanı olarak inşaatına başlanıp, daha sonra gençlere emanet edilen festival bölgeleri ne denize yakındır ne de bir plaj görünümündedir. “Peki o zaman bu bikinili kızlar ne alaka?” diye düşünebilirsiniz. Bikinili kızlar festival alanlarının vazgeçilmezidir. Onları sevelim, koruyalım, anlamaya çalışalım.
Festival alanlarında pek çok sahne kurulur. Bu sahnelerde ünlü grupların haricinde, adını sanını duymadığınız DJ’ler ya da alternatif gruplar da yer alır. Konsere gidemeyen arkadaşlarınıza hava atma düşüncesindeyseniz festivalde sahne alacak alternatif grupları iyi çalışın.
Yağmursuz festival olmaz. Üç günlük festivalin en az bir günü şakır şakır yağmur yağacağını hesaba katmadan evden çıkmayın. Ayrıca belirtmeliyiz ki festival alanları yağmuru yedikçe kabaran tuhaf zeminlerden oluşur. Yağmur altında çamur savaşlarının tadını çıkarın.
Dev lunaparklar festivallerin vazgeçilmezidir. Ancak gizli amacı hiç fark edilmez. Ünlü grupların sahne aldığı esnada, arkalarda kalmışsanız ve bir halt görememekten şikâyetçiyseniz, gondol derdinize derman olmak için orada sizi bekliyor olacak. Gondolun en ucuna oturarak konseri üçer saniyelik periyotlarla da olsa pırıl pırıl bir netlikte izleyebilirsiniz.
Gittiğiniz festivalin bir rock festivali olup olmadığı kısmına çok takılmayın. Neticede yıllar önce açılışı 50 Cent ile yapılmış rock festivalleri de oldu. Rahat olun, bahtınıza ne çıkarsa dinleyin işte...
Festival alanlarının en büyük problemi tuvalet kuyruklarıdır. Eğer tuvalet konusunda hassassanız ve “ay ben öyle her yerde yapamam”cılardansanız, yanınıza en azından bir-iki lazımlık alın.
Festival alanında birçok şey için farklı farklı kuyruklar olduğunu göreceksiniz. Kimi zaman saatler boyu bekleyeceğiniz bu kuyrukların tam olarak ne kuyruğu olduğunu önceden tespit etmeniz çok önemli. Hamburger almak için iki saat sıra bekledikten sonra “Valla iyi oldu aslında ya, kaç zamandır kan vermiyordum, açlıktan biraz başım döndü gerçi ama” diye diye Kızılay arabasından çıkmak da var.
Son olarak rica ediyoruz 10 dakikada bir Facebook’a fotoğraf yükleyip durmayın. Çok güzel bir şey yaptınız evet, gittiniz, maşallah. Ama bu, duvarını 10 dakikada bir yeni bir resimle şenlendirdiğiniz arkadaşlarınız için o kadar da enteresan bir durum olmayabilir. Kendi kendinize, fazla reklamını yapmadan eğlenin, orada olmanın tadını çıkarın. Sonra nasılsa bir sene boyunca anlattığınız tek şey bu olacak.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle