GeriKelebek Pop Virüs
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pop Virüs

Aziza’dan sürprizlerYeni çağ caz müzisyenlerinin belki de en ilginç ismi Aziza Mustafa Zadeh... Genç, güzel ve yetenekli olmanın yanı sıra müzisyen bir ailenin kızı Aziza. ‘‘Türki’’ Cumhuriyetlerden Azerbaycan pasaportu taşıması da onun başarısından pay çıkarmamızın nedeni. Yani aslında Aziza ‘‘bizden biri’’, ama ‘‘bizimkiler gibi değil’’, cesur, girişken ve çalışkan... Tabii ki şanslı da çünkü kariyerini oluştururken her şey istediği gibi gitmiş. Dört albümü de dünya çapında başarılı olmuş. Öyle ki Al Di Meola, Bill Evans, Stanley Clarke ve Omar Hakim gibi cazın dev isimleri Aziza'nın üçüncü albümünde yer alırken zerre kadar kuşku duymamışlar. Türkiye'de de konserler veren sanatçı şimdi beşinci albümünü çıkarıyor. ‘‘Jazziza’’ başlıklı albümünde ‘‘Aziza kızımız’’ yine döktürmüş... Mariah Carey röportajı için Londra'ya gittiğimde Sony'nin dev merkezini de gezmiş ve o ziyaret sırasında caz yapımlarının başındaki isimle konuşmuştum. Bana heyacanlı bir şekilde Aziza'dan söz edip albümü vermişti. Gerçekten de çok ‘‘şık’’ bir çalışma ‘‘Jazziza’’. Yine kendine özgü ilginç doğaçlamalarla müthiş bir performans sergilemiş Aziza. Zadeh, ‘‘Caz dünyanın en büyük sanat şekillerinden biri’’ derken, bu ‘‘sanatı’’ gerçekten de iyi icra ettiğini ıspatlıyor bu albümde. Yakında yine bir konser vermek üzere İstanbul'a gelecek olan Aziza Mustafa Zadeh'in Türkiye ile ilgili başka sürprizler yapmaya hazırlandığı geldi bu arada kulağıma. Aziza, Sony Müzik Türkiye ile bir albüm anlaşması yapmış. Sanatçı, Türk Halk Müziği eserlerini yorumlayacakmış. Ve... Sıkı durun en önemli sürprizi söylüyorum, o da ‘‘Fırat'ın Türküsü’’nün ‘‘büyüsüne’’ kapılmış ve ‘‘Bu türküyü bir de benden dinleyin’’ dercesine yapacağı albümün repertuarına almış. Eeee, dünya ona boşuna ‘‘Doğunun Caz Prensesi’’ demiyor...Müzik marketlere kalifiye eleman Eskiden çok azlardı. Bir çok başka şey satan kaseteçilere gidip sipariş verilirdi. Onlar da bir yerlerden istediğiniz albümü bulup boş bir kasete çeker ‘‘orjinal’’ diye size satardı. Ama şimdi hiç de öyle değil. Dev müzik marketleri birer ikişer açılıyor. Dünyadaki örnekleri ‘‘Virgin’’ ‘‘Tower’’ gibi olmasa bile yavaş yavaş ‘‘Müzik Mağazası’’ zihniyeti yerleşiyor Türk müzik sektörüne. Aradığınız hemen her şeyi buluyor, bulamadığınızı da sipariş edebiliyorsunuz. Bir şey satın almasam da bu marketleri gezmek bile keyif veriyor bana. Buraya kadar herşey iyi güzel de şöyle bir mesele var:Müzik Marketlerde çalışanlar... Müzikle ne kadar ilgili olup olmadıklarına kuşkulu bakıyorum doğrusu.. Ya da bana hep en ‘‘bilgisizi’’ rastlıyor. Bence böyle bir mağaza çalışan biri kuşkusuz ki müzik türleri ve akımları konusunda ilgili ve bilgili olmalı. Ayrıca İngilizce bilmezse bile yabancı toplulukların adları konusunda en azından kendini ‘‘yetiştirmeli’’. Ben ‘‘Aerosmith’’ grubunun bir albümünü sorduğumda ‘‘E’’ harfine bakmamalı, ‘‘Jewel’’ dediğimde ‘‘O da kim’’ yanıtı vermemeli... Ya da çoğu zaman olduğu gibi, bilmediği ya da anlamadığı için yok dememeli. Yaptığı işin ve müzik dinlemenin keyfine ancak o zaman varabilir. Çünkü çalıştığı yer köşebaşındaki kasetçi değil, dünyada örneklerine rastladığımız bir mega müzik marketi. Eminim sizlerin de bir çok kez böyle tecrübeleri olmuştur. Bu arada meraklısına bir müjde: ‘‘Towers’’ Türkiye'de de bir ‘‘dükkan’’ açmak için hazırlıklara başlamış. Gelip araştırmalar bile yapılmış haberiniz ola...