GeriKelebek Osteoporozda yanlış tanı kuşkusu
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Osteoporozda yanlış tanı kuşkusu

Osteoporoz tanısı için kemik mineral yoğunluğu, dansitometre denilen cihazla ölçülür. Menopozdan sonra kadınlara kemik dansitesi çekilmesi önerilir. Kemik yoğunluğu düşük çıkanlarda tedavi süresince yıllık ölçümler yapılır. Ancak kemik dansitesi cihazlarının çoğunda, Amerikan standartları kullanıldığından Türk kadınlarının yüzde 60’ında kalçada, yüzde 50’sinde ise belde düşük kemik yoğunluğu tesbit ediliyor.

Türkiye’de kemik dansitesi çekiminde nerede yanlış yapılıyor?

Aletin hastada bulduğu sonuçlar 25 yaşındaki normal kişilerin ortalama sonuçlarıyla karşılaştırılıyor. Standart sapma dediğimiz bir yöntemle kemik kaybının derecesi belirleniyor ve osteoporoz tanısı konuluyor. Ancak kemik dansitesini ölçen cihazlar, Amerika’da üretildiği için bu cihazlar normal kişiler olarak Amerika’daki sağlıklı kişileri kabul ediyorlar. Böyle olunca 60 yaşındaki bir Türk kadınının alette ölçülen kemik sonucu, 25 yaşındaki bir Amerikalı genç kızın ölçüm sonucu ile karşılaştırılıyor. Amerikalılar bol süt içtiklerinden kemik yoğunlukları dünyada en yüksek seviyede. Türk kadınlarında ise süt içme alışkanlığı olmadığı ve sigara ve kahveyi bolca tükettikleri için kemik dansiteleri düşük çıkıyor. Bu sağlıksız karşılaştırma ve yanlış tanılara neden oluyor.

Gerçek osteoporoz oranı nedir?

2000 yılında yayınlanan bir araştırmada, Türkiye’deki gençlerin kemik dansiteleri ölçüldü. Ve Türk toplumunun kemik değeri referansları belirlendi. Türk referansları kullanıldığında osteoporoz oranının yüzde 60 değil, yüzde 15 olduğu görüldü. Yani Türkiye’de gerçekte her iki kadından birinde değil, her 7 kadından birinde düşük kemik dansitesi var.

Osteoporoz teşhisinde Türk standartlarının kullanılmaması hangi sonuçları doğuruyor?

Bu durumda osteoporozu olmayan birçok kişiye osteoporoz teşhisi konuluyor ve tedavisi yapılıyor. Osteoporoz ilaçlarının hormon içeren östrogen haplarında meme kanserini arttırıcı etki mevcut. En son çıkan ilaçların ise mide barsak sistemi üzerine olumsuz etkisi var. IMS adlı şirket raporlarına göre Türkiye’de en çok satan ilaçlar arasında osteoporoz ilaçları ilk on içinde. Eğer gereksiz veriliyorsa yan etkileri yanında, bu tedavi aynı zamanda ülkemiz için önemli maddi kayıplara da yol açıyor.

Kemik ölçümünde doğru değerlendirilme yapılıp yapılmadığı nasıl anlaşılır?

Kemik dansitesi ölçümünüzü elinize aldığınızda, üzerinde kalça veya bel omurları resmi olan sayfaya gelin. Bu sayfanın altında numaralar ve açıklamaları bulunur. 2 numaralı açıklama referans alınan ABD verisi. Genç Erişkin Yaşları 20-45 yazıyorsa sizin kemik ölçümünüz Türk ölçümleriyle değil Amerikan ölçümleriyle karşılaştırılmıştır. Diğer deyişle ölçümünüz hatalı yorumlanmıştır. Filmin olduğu sayfada hiçbir açıklama yoksa ölçüm sonucunuz güvenilir değildir. Bu durumda doktorunuza tekrar danışmanızda fayda var. Türk referansları kullanan bir cihazda ölçüm yaptırmanız gerekir.

Kemikler nasıl kayba uğrar?

Kemikler kişi 30 yaşına gelinceye dek gelişiyor. Bu yüzden ergenlik çağında spor yapmak, süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmek kemiklerin yoğunluk ve kuvveti için çok önemli. Yaşın ilerlemesi ile her yıl kemiklerde yüzde 0,5 kayıp oluyor. Bu kayıp özellikle kadınlarda menopozdan sonra hızlanıyor. Sigara, aşırı kahve tüketimi, hareketsizlik, zayıf ve ince bir kemik sistemine sahip olma, kalsiyumdan eksik beslenme, kara çarşaf kullanarak güneş ışığı ve D vitaminine az maruz kalma, ailede kemik erimesi olması osteoporoz riskini arttırıyor.

Hazırlayan: Mesude ERŞAN

Yorumları Göster
Yorumları Gizle