GeriKelebek Ortadoğu’nun dumanlı semasında gökkuşaklı gay bayrağı dalgalandı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ortadoğu’nun dumanlı semasında gökkuşaklı gay bayrağı dalgalandı

Ortadoğu’nun dumanlı semasında gökkuşaklı gay bayrağı dalgalandı
refid:15079255 ilişkili resim dosyası

Mavi Marmara gemisine yapılan baskının ardından tansiyonu ölçmek için çıktığımız İsrail-Filistin hattında her türlü olaya hazırlıklı olduğumuzu sanıyorduk. Ancak karşımıza çıkan 13. Tel Aviv Gay Festivali bizim için de büyük sürpriz oldu. Festivale dünyanın dört bir yanından gelen gaylerin yanısıra çocuklarını ve hatta pusetlerdeki bebeklerini de alarak evli heteroseksüel çiftler de katıldı

Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan baskının ardından yaşanan siyasi gelişmeleri yerinde takip etmek için çıktığımız İsrail-Filistin seferinde psikolojik olarak pek çok şeye hazırlıklıydık; tek bir sürpriz dışında...
Ortadoğu’nun vaat edilmiş topraklarında sınırlar arasında üniformalı onca yetkilinin gözetiminde mekik dokurken, seferimizin finalini küçücük slip mayolar içinde ellerinde İsrail bayraklarıyla Tel Aviv sokaklarından taşan eşcinseller arasında yapacağımız hiç ama hiç aklımıza gelmezdi. Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen ‘Tel Aviv Gay Festivali’nin tam ortasına düşmüştük bilmeden. Hem de ne festival!
Yer, otelimizin bulunduğu Marina’daki uzun Gordon plajı. Planlarda ufak bir değişiklik yapıp yürüyüşe katılmaya karar verdik. Gerçi fotoğrafçı Sebati Karakurt’u buna ikna etme aşaması biraz uzun sürdü ama en sonunda fotoğraf makinesini kuşandı. Çatışmalı Ortadoğu coğrafyasında bu kadar barışçıl bir yürüyüş yakalamak kolay kolay nasip olmaz ne de olsa.

İKİ BAYRAK BİRARADA

Biz büyük organizasyonu günün ortasında yakalamıştık ama aslında Tel Aviv Belediyesi’nin de sponsorları arasında yer aldığı yürüyüş sabah 10.00’da King Gorge Caddesi’ndeki Gan Meir Parkı’nda start almıştı. Yürüyüş rotasındaki Ben Yehuda, Allenby, Sderot Nordau caddelerinde gaylerin sembolü gökkuşağı renklerini taşıyan bayraklarla İsrail bayrakları birlikte dalgalanıyordu. Rengarenk kostümleri içindeki drag queenler’in de eşlik ettiği binlerce kişi dans ederek, şarkılar söyleyerek, neşe içinde yürüyordu havanın hararetine aldırmadan.
Acaba Ortadoğu’nun genel muhafazakarlığı içinde ne kadar protest bir duruş sergilediklerinin farkındalar mıydı? Evet, son derece farkındaydılar; hem de daha geçen yıl bu uğurda kaybedilen iki genç insan vardı. Ağustos 2009’da gaylerin takıldığı Bar Noar’a yapılan saldırıda ölen iki gençten Nir Katz’ın annesi Ayala Katz da yürüyordu bu kez onlarla. İsrail’in kültür ve eğlence başkenti olarak dünyada nam salan Tel Aviv, bir kez daha laik kimliğinin altını kalın kalın çiziyordu. Festivale dünyanın dört bir yanından gelen gaylerin yanısıra heteroseksüel evli çiftlerin çocuklarını ve hatta pusetlerdeki bebeklerini de alarak katılması çarpıcı bir detay olarak hafızalara kazınıyordu.

SİYASİ DESTEĞİN BÜYÜĞÜ LİVNİ’DEN

Daha devrimsel olan ise İsrail’in tarihinde ilk kez festivale ülkenin en büyük siyasi partilerinden birinin, Kadima’nın lideri Tzipi Livni de katılmasıydı. Livni, eşcinsel haklarının arkasında duran bu güçlü çıkışını festivalde yaptığı konuşmayla taçlandırdı: “Bu, küçük siyasi hesapların üzerinde özgürlüklerle ve karşılıklı saygıyla ilgili bir mesele. Değerleriyle gurur duyan bir ülke olarak İsrail, şiddetin ve nefretin her türlüsünü reddetmeli.” Festivale katılanlar arasında İşçi Partisi’nden Shelly Yachimovitz, Meretz’den Nitzan Horowitz ve Hadash’dan Dov Chanin de vardı.

FİLİSTİNLİLER DE ORADA MI?

Yürüyüş sırasında sohbet ettiğimiz bazı İsrailli eşcinseller aralarında Filistinli Araplar’ın da olduğunu fısıldadı. Arap eşcinsellerin İslami gelenekte tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görülen tercihleri nedeniyle, öldürülme korkusu içinde gizlice İsrail’e geçerek kendilerine katıldığını anlattılar. O kalabalığın içinde Filistinliler olup olmadığını anlamak ise neredeyse imkansızdı, hele de herkes o janjanlı kostümler içindeyken.
Marina’daki Gordon Plajı’nda noktalanan yürüyüş ertesi sabahın ilk ışıklarına kadar sürecek devasa bir açık hava partisine dönüştüğünde siyasi mesajlar da geride kaldı. Cinsel tercihlerini cesurca dünyaya ilan eden gayler, kalabalıkların içinde sıkılmadan sarılmanın, öpüşmenin keyfine teslim oldular.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle