GeriKelebek Orgazma en yakın şeydir av
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Orgazma en yakın şeydir av

Sebebi yok. Bazılarını, diğerlerinden daha fazla seversin. Ufuk Güldemir de benim için, işte o ‘‘bazılarından’’ biri. Seviyorum adamı. Hoşlanıyorum. Beğeniyorum. Tabii ki herhangi bir objektif kriterim yok. Zaten olsa, adı sevgi olmazdı değil mi? His bu, his! Bir insanı neden sevdiğini maddeler halinde anlatabilir misin? Teşekkür ederim! Öyle uzun uzadıya bir tanışıklığım da yok. Beni gördüğüm adam ilgilendiriyor. O gördüğüm de, cins bir adam. Aykırı bir adam. Biraz yalnız bir adam. Yaratıcı bir adam. Zeki bir adam. Çıkıntı bir adam. Zaman zaman gıcık bir adam. Ukala bir adam. Pire için yorgan yakacak adam. Sular bir tarafa akarken, öbür tarafa akan bir adam. Soyadı Güldemir ya! Ben takarım soyadlarına. Bir tarafı, ‘‘ha ha-hi hi’’, açık, modern, yenilikçi, mis gibi, gül gibi bir herif! Diğer tarafı ise, Allah muhafaza, kodumu oturtan, anlaşılması güç, kendi içinde Matruşka gibi oyunları olan, zor demir gibi sert bir adam. Bütün bunları ben uyduruyorum tabii. Ama izliyorum onu uzun zamandan beri. Yanıbaşında çalışmak isteyeceğim insanlardan biri. Çünkü hoşuma gidiyor kafasının çalışma biçimi. Ya çok saygı duyacağın ya gırtlaklamak isteyeceğin biri. Arası yok. Haliyle, hakkında her zaman rivayet çok. Ben onun Cumhuriyet zamanlarını bilmiyorum, Ufuk Güldemir denen adamı tanıdığımda bir televizyon dehasıydı, yazılı değil görsel basındaydı. Bir ara Milliyet Gazetesi Yayın Yönetmeni oldu. Ama Ufuk bu. Mutlaka kafasına uymayan bir şeyler bulur ya da birinin kafasına uymayan bir şeyler yaratır. Neticede insanların hayat boyu yapışmak isteyeceği 'post'u o ya da bu şekilde terk eder, kendi yolunda yeni bir şeyler bulmak için ilerler. Bulur da. Ve öyle şeyler yapar ki, ya seversin ya nefret edersin ama kayıtsız kalamazsın. Artık bir televizyon kanalı patronu o. Habertürk onun bebeği. Ama bütün bunların aşağıdaki ropörtajla bir alakası yok. Biz Ufuk Güldemir'le medya filan konuşmadık, av konuştuk...HAMİŞ Ortada makul bir sebep yokken 12 kilo birden veren kadın-erkek herkese saygı duyuyorum ben. Boynuna doktor çökmüyor, sen bunu ‘‘yeni sen’’ için yapıyorsun! Ufuk'u görünce gözlerime inanamadım. Artık o bir 72 kiloydu! İnsanın yirmi sene önceki kilosuna dönmüş olmasının bir yerlere kaydının düşülmesi gerekiyor. Üstelik artık ne sigara ne içki içiyor. Yakında meditasyon yapmaya başlar mı bilmiyorum ama darısı hepimizin başına...Ayıptır sorması, yetişkin bir insansınız, neden avlanıyorsunuz?-Avlanmak erkeklerin binlerce yıldan beri yaptığı bir iştir. Avcılık erkeklerin genlerinde vardır. Bazı erkeklerin genlerinde daha fazla vardır. Ben de onlardan birisiyim ve genlerimle mücadele içinde olacak değilim. İnsanlık tarihini değiştirmeye niyetim yok, kainatın bütün sırlarını da ben çözmeyeceğim. Av spor mu, hobi mi?-Av ne spordur ne de hobi. İçinde öldürmek olan bir şey spor da olamaz, hobi de... Kedinin fare avlaması hobi mi, spor mu? Benim genlerimde gidip av kovalamak var ve ben bunun önüne geçemiyorum. Avcı olmamın nedenlerini niçinlerini hiç merak etmiyorum. Horoza sormuşlar, yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan? Horoz cevap vermiş, ben spekülasyona girmem sadece işimi yaparım. Genolojinin sırlarını çözmek bana mı kaldı. Ben sadece avlanırım.Ben hálá anlamakta zorlanıyorum, avda yaşadığınız tatmin nasıl bir şey? Onu başka neyle kıyaslayabilirsiniz?-Bence orgazma en yakın şeydir av. Orgazmı tutamaz ama yaklaşır. Avlanmak öldürmekten farklı mı?-Avlanmak eyleminin sadece bir parçasıdır öldürmek. Avlanmak bir oluşumu, bir süreci anlatır, öldürmek ise avlanmanın sadece kısa bir anını ifade eder. Tıpkı seks ve orgazm gibi. Orgazm seksin sadece kısa bir anını anlatır, öldürmenin avlanmanın sadece bir kaç orgazmik saniyesi olması gibi...Modernler, entelektüeller, aydınlar çevreye ve ekolojiye duyarlı insanlar avlanmaya karşı. Avcıları, avlananları kınıyorlar. Siz de bunu bilen bir insansınız, kendinizi nasıl savunursunuz? Ya da böyle bir ihtiyaç hisseder misiniz?-Kendimi savunmam, tartışmaya bile girmem. Ama avcı olmayan Bedri Baykam mı, avcı Ernest Hemingway mi daha entelektüel diye sorarım...Kaç yıldır avlanıyorsunuz?-19 yaşından beri.Avcılıkta geliştirdiğiniz stratejiler iş hayatında işinize yarıyor mu?-Etrafa bakıyorum da gazetecilikten tv, gazete sahipliğine geçmiş fazla gazeteci yok. Avcı genlerimin bununla ilgisi var mı bilmiyorum. Ama basında gizli bir avcı gazeteci kulübü olduğu da bir gerçek. Benim bildiğim, Refik Erduran avcıdır, Çetin Altan avcılık yapmıştır, Ercüment Karacan avcıydı, Simaviler'de avcılar vardır. Cumhuriyet eski yazıişleri müdürlerinden Refii Cevat Ulunay avcıdır. İnsanın kızıyla birlikte avlanması nasıl bir duygu?-Su ile New Mexico'da Elk denilen geyik ve ayı avladık. Sonra Texas'a geçerek javelina avına gittik. Javelina bir çeşit domuz. Safari Club İnternational listelerine göre aynı tür hayvan cinsinden beş ayrı çeşit vurursanız grand şilem oluyor. Bende Afrika'dan Warthog ve Bushpig, Asya domuzu ve Avrupa Sus Scrofa'sı vardı. Eğer Amerika kıtasından bir domuz vurursam grand şilem olacaktı, onu tamamlamak için Amerika'da yaşayan javelina avına gittim. New York'ta Parson's sanat okulunda okuyan kızım Su da benimle geldi. Ben javelina vurdum Su da Feral Hog cinsi bir domuz vurdu. Bugüne kadar vurduğu ilk büyük av. Sürünerek domuza yaklaştı ve 30.06 kalibre bir mavzer ile ateş etti. Kızımla gurur duyuyorum. Çok iyi bir sanatçı olacağını düşünüyorum. Avcılığın onun sanatını çok geliştireceği kanaatindeyim.REKOR DOMUZUN ÖYKÜSÜRekor domuzu nerede vurduğumu açıklamayacağım, ama Anadolu kıtasında diyebilirim. Çünkü avcıların o bölgeye hücum etmesinden korkuyorum. Domuzu ‘‘spot and stalk’’ yöntemiyle gece mehtapta vurdum. Gündüz domuzun ayak izlerini kestik. Akşamüstü domuzu beklemeye başladık. Domuz alacakaranlıkta ormandan çıkarak biçilmiş buğday tarlasına girdi. Sürünerek 100 metreye kadar yaklaştım. 7 mm rem mag kalibre ve Mauser 66 marka bir tüfekle atış yaptım. Bir kamyonete yükledik ve kamyoneti kantar ile tarttık. Sonra domuzu kamyonetten indirdik ve kamyoneti tekrar tarttık, aradaki fark 330 kilo idi. Domuzun adı bizim avcı camiasında ‘‘330 domuz’’ olarak kaldı. Biri 28 öbürü 28.8 cm olan dişlerine gümüş montür yaptırdım. Yaşlı ustalar dahi böyle bir domuz görmediklerini söylüyorlar. Safari Club İnternational rekorlar kitabına kaydını yaptırdım.