GeriKelebek Onların Süpermen’i varsa bizim de Fevkalbeşer’imiz var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Onların Süpermen’i varsa bizim de Fevkalbeşer’imiz var

Karikatürist Mehmet Çilingir’in Memo Tembelçizer takma adıyla yarattığı Osmanlı Süpermen’i Fevkalbeşer, Penguen dergisinde son üç aydır kötü adamlara karşı savaşıyor. O da Süpermen gibi bir gazeteci. Adı Kemalettin Kunt. Havadis-i Gündelik gazetesinde çalışıyor.Lamia Langırt adında açılamadığı bir sevgilisi var. Üstünü değiştirince F harfli pelerini, yağlı güreş kıspeti, pos bıyıklarıyla Osmanlı süpermeni Fevkalbeşer’e dönüşüyor.Fevkalbeşer (Üstün İnsan), Mehmet Çilingir’in Penguen dergisindeki Yağlı Geçmiş Zaman köşesinde çizdiği tiplerden biri olarak ortaya çıktı. Sonra, çizer Fevkalbeşer üzerine bir iki espri daha bulunca bunun tek başına bir tip olmaya çok müsait olduğuna karar vermiş. Fevkalbeşer aslında Süpermen’in Osmanlı döneminde yaşayan yerli versiyonu. Varsayın ki Süpermen’in gündelik hayatta kullandığı kimlik olan gazeteci Clark Kent 1800’lerin sonu 1900’lerin başında Meşrutiyet, Tanzimat dönemleri İstanbul’unda yaşamaktadır. Tabii bizim tip alaturkadır ve adı Kemalettin Kunt’tur. Clark Kent’in çalıştığı Daily Planet gazetesi, Havadis-i Gündelik olmuştur. Tıpkı Clark Kent’in Süpermen filmlerinde aşık olduğu ama asla açılamadığı kadın kahramanlar Lois Lane ve Lana Lang gibi onun da Lamia Langırt adında platonik bir aşkı vardır. Süpermen’in yumruğu yerine Fevkalbeşer karşısındaki kötü adamlara Osmanlı tokadı aşketmektedir. Mesela soğuk havalardan sorumlu olan ‘Balkanlardan Gelen Soğukhava Dalgası Adam’ı yumuşatmak için Fevkalbeşer Osmanlı tokadı atar. Ancak bu işe yaramayınca adamı Şarköy Şarabı’yla sarhoş edip yumuşatır ve hava günlük güneşlik olur. Günlük hayatta ‘Lamiaanım’a açılamayan Kemalettin Kunt, kötü bir adamla veya zor bir durumla karşılaşınca kuytu bir yere gidip üstündeki elbiseyi çıkarır. F harfli pelerinli kıyafetiyle Fevkalbeşer’e dönüşür. Pala bıyığı ve kaslarıyla pek bir heybetlidir. Çilingir, bundan sonraki bölümlerde de Fevkalbeşer’in maceralarına Balkan Savaşı, Kırım Savaşı gibi gerçek olayların ekleneceğini, hatta biraz daha bugünün gündemine gönderme yapan olaylar yaşayacağını söylüyor.Mehmet Çilingir tembel değil çokçizerAdımı yazmak çok uzun geldiği için Memo yaptım. Tembelçizer mahlası ise eskilerin bant karikatürü Hasbi Tembeller’e gönderme. Fevkalbeşer’le değil de Kemalettin Kunt’la aramda bayağı bir benzerlik görüyorum. Lamia ile ilişkisi yönünden... Sosyal açıdan pek faal biri değilimdir. Fevkalbeşer’in ise tam tersiyim. Süpermen Amerika demektir, Fevkalbeşer de Osmanlı’da hakim otoriteyi temsil ediyor. Ben genelde muhalefet tarafında olan bir insanım. Her türlü otorite durumunda elimde olmadan kendimi muhalefet tarafında buluyorum. Aslında biraz tedirgin oluyorum bir mizahçı olarak bu kadar otoriteyi temsil eden bir karakter çizmekten, ama bir yandan da bu karakteri çizerek kendimi ciddiye almamış olduğum için büyük bir mizahi tat alıyorum. Kendimi bildim bileli çiziyorum. Ortaokulda bir kez Gırgır dergisine gitmiştim ama amatörlere bakılan gün değilmiş, o baksın şu baksın derlerken Latif Demirci bakmıştı. Şöyle çiz, diye bana çöpten adamlar çizmişti, onları hálá saklarım. Gırgır’daki Galip Tekin’in çok etkisinde kaldım, Kemal Aratan’ın çizgisinden de çok etkilendim.İlk çizgilerim Limon’da yayınlandı. Sonra Pişmiş Kelle’de bir baktım üstüne para veriyorlar. Ertuğrul Akbay’ın Gırgır’ında olmak çok da iç açıcı bir durum değildi ama köşem vardı. Tüm ergenlik bunalımlarım o dönemdeydi. Kimsenin gözüne batmadan, hiçbir kaygı duymadan her şeyi çizebildim. Hıbır ve Lemanyak’ta devam ettim. Mimar Sinan Üniversitesi’nin önce grafik, sonra heykel bölümünden atıldım. Açıköğretim Fakültesi’nde sosyal bilimleri bitirmeyi başardım! Zamanım cafe, sinema, ev, dergi, dörtgeninde geçer. Eskiden Rocky, Rambo, Robocop gibi kahramanlara hayrandım.