GeriKelebek Önce dağlar sonra tabaklar yeşerdi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Önce dağlar sonra tabaklar yeşerdi

Önce dağlar sonra tabaklar yeşerdi
refid:14446620 ilişkili resim dosyası

Otun da festivali mi olur, demeyin. Artık var. İlki geçtiğimiz hafta İzmir Alaçatı’da yapıldı. Otların Rüzgarlı Öyküsü adını taşıyan festival eğlence ve sörf merkezi olarak tanınan Alaçatı’nın aynı zamanda ot ve ot yemekleri cenneti olduğunu da kanıtladı. O kadar ilgi gördü ki önümüzdeki yıl iki güne yayılacak.

Ege otlarını bilmeyen, bilip de sevmeyen var mı? Her biri ayrı tatta olan vitamin zengini bu otlar Ege Bölgesindeki birçok yemeğinin ana maddesi, yaz sofraların değişmez mönüsü. Sağlık iksiri zeytinyağlarıyla da yanyana gelince, tabakta ziyafet fırtınası kopuyor.

İşte bu otlar için geçtiğimiz hafta İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı beldesinde bir festival düzenlendi: Otların Rüzgarlı Öyküsü. Festivali izlemek için çevre ilçelerden, İzmir’den hatta İstanbul’dan çok sayıda kişi geldi; henüz sezonu açılmamış olan Alaçatı’da bu mevsimde pek alışılmadık bir kalabalık toplandı.
Meydan bir panayır yerine dönmüştü. Kimileri tezgâhlarında çeşit çeşit, yemyeşil otlarını, kimileri kendileri yaptığı zeytinyağlarını, kimileri sabunlarını sattı; bazı şarap şirketleri de bedava şarap dağıttı. Hatta kalabalığı gören Alaçatılı Hayvanseverler Derneği üyeleri de sahipsiz kedi ve köpeklere yeni yuvalar bulabilmek için bu kalabalığı fırsat bildi.

KADINLAR OT, ERKEKLER NAL TOPLADI

Alaçatı Pazaryeri Cami Meydanı’nda yapılan etkinlik saat 11.00’de “Binbir Ot” ot toplama yarışmasıyla başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren çevredeki dağlara tepelere çıkıp çeşitli otlar toplayan Alaçatı sakinleri, topladıklarını otlarla beldeye döndü. Binbir Ot Jürisi olarak görev alan Doç. Dr. Tuncer Taşkın, Dr. Selim Toprak ve Uz. Bilgin Oğuz toplanan otların çeşit bolluğuna, tazeliğine, doğru toplanıp toplanmadıklarına, renk ve canlılıklarına baktı. Festivalin meraklılarıysa otları inceledi, fotoğraflarını çekti. Yarışmada Semra Aktaş birinci olurken, Azime Naz ikinci, Recep Subaşı da üçüncü... Yarışmaya katılan kadınlar erkeklerin önüne geçerek bu konuda kadınların erkeklerden daha başarılı olduğunu ispatladılar.
Festivalin ikinci bölümüyse hem 54 çeşit yemeği tadan jüriyi ve hem de gözlerinin önünde durup da güzelim yemeklere sadece bakmakla yetinmek zorunda kalan izleyicileri terletti. Alaçatılı kadınlar, deniz börülcesi, gelincik, turp, sarmaşık, şevketlibostan süt otu, radika gibi daha birçok ottan yaptıkları yemeklerle yarıştı. Jüriden puan alabilmek için yemekleri jürinin tabaklarına elleriyle servis ettiler. Jüride Ankara Trilye Lokantası’nın sahibi Süheyla Üzmez, Alaçatılı lokantacı Hakkı Akbaykal, televizyon yapımcısı müzisyen Ayhan Sicimoğlu, gurme yazar Gökçen Adar ile Yunanlı Elena Mavridi vardı.

MAVRİDİ İKİ SAATTE İKİ KİLO ALDI

Heyetin tek yabancı üyesi olan ve Atina yaşayan Mavridi “Benim babamın babası Kayserili, anne tarafım ise Trabzon kökenli. Bu nedenle Türkiye’de jüri üyeliği yapmanın bendeki anlamı çok büyük. Daha önce İstanbul’a gelmiştim. Ama ilk kez Alaçatı’ya geliyorum. Yemekler bizimkilere çok benziyor. İki ulus arasındaki benzerlikler tabii ki yemeklerde de var. Burada yapılan enfes yemeklerin jüriliği sırasında 2 saatte 2 kilo aldım sanırım. Ama çok keyifli oldu. Umarım önümüzdeki yıllarda da jüri üyeliği için beni çağırırlar” dedi.

BİRİNCİ KIRKOT SALATASI

54 yemek arasında, birinciliği Aysen Kadıbeşegil’in hazırladığı Kırkot Salatası, ikinciliği Şehnaz Uludağ’ın Güveçte Kuzu Etli Şevketibostan yemeği, üçüncülüğü ise Özlem Koç’un Enginar Çanağında Turpotu Salatası kazandı. Ödül olarak birinci tam, ikinci yarım, üçüncü ise çeyrek Cumhuriyet altını kazandı. Tüm yarışmacılara da sertifika verildi. Festivalde ayrıca sergi ve satış stantları açıldı, tadım etkinliği ve müzik gösterisi yapıldı. Jüri üyeleri kitaplarını imzaladı.

FESTİVALİN MİMARI 4 KADIN BİR ERKEK

Sörfü ve sörf rüzgarıyla bilinen Alaçatı’nın otları ve ot yemekleriyle de tanınması için düzenlenen festivalin mimarı 5 kişi. Bunlar Alaçatı’da restoran işleten Yaprak Uziş, ev kadınları Sibel Dalgıç, Çimen Özakat, Tülin Onarer ve Alaçatı Belediyesi’nin Halkla İlişkiler ve Basın Müdürü Burak Önal. Bu festival için bir aydır çalıştıklarını çok yorulduklarını ancak gördükleri ilgi karşısında tüm yorgunluklarının gittiğini söylüyorlar.

YEMEKLER VE OTLAR KİTAP HALİNE GELİYOR

Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Alaçatı’nın değerlerinin ön plana çıkarılıp herkesle paylaşılmasını istediklerini ve bu festivali gerçekleştirdiklerini söylüyor. Dalgıç, “Ege’nin kültürü olan, farkında olunmadan her gün evlerde otlarla hazırlanan yemek, salata ve mezeler bunlar... Ama bu değerlerimizin farkına dışarıdan gelenler sayesinde varıyoruz. Alaçatı’nın değerlerinin kaybolmaması için burada yapılan ot yemekleri, ot salataları ve ot mezeleri kitap haline getirilecek. Alaçatı sokakları tıklım tıklım, yaz aylarını aratmıyor. Katılım, beklentilerimizin çok çok üzerinde oldu. Önümüzdeki yıl bu etkinliği iki güne yaymayı düşünüyoruz. Birinci gün katılımcılar ön elemeye tabi tutulacak. İkinci gün finale kalan 10-15 Ot Aşı arasından en iyileri seçilecek.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle