GeriKelebek Nişantaşı’ndan asla vazgeçmem
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nişantaşı’ndan asla vazgeçmem

Nişantaşı’ndan asla vazgeçmem

Köşe yazarı ve şarkıcı Ayşe Özyılmazel, Nişantaşı’ndaki evinin kapılarını InStyle Home dergisine açtı. “Nişantaşı’ndan asla vazgeçemem” diyen Özyılmazel, oturacağı evin mutlaka “sıfır” olması gerektiğinin de altını çizdi.

Çekim için Ayşe Özyılmazel’in kapısını çaldığımızda anlıyoruz ki, o kesinlikle güne öğleden önce başlayamayanlardan!
“Sabah erkenden kalkan o insanlardan hiç olamadım ki! Öğlen 14.00’ten önce pek ortalarda gözükmemem ondan” diye anlatmaya başlıyor evinin salonunda makyajı yapılırken. Ola ki erken uyandı, biraz aksi olduğunu da itiraf ediyor içtenlikle ve ekliyor: “Kimse kusuruma bakmasın...”
Yüzünde hiç yorgun bir ifade yok. Kendisine iyi baktığı belli. “Yeme içme konusuna dikkat ederim. Pilates yapmaya başladım ve çok faydasını gördüm. Herkese tavsiyem olsun” diyor.

AKLIM GECELERİ BERRAKLAŞIR

Genelde sabah 05.00’ten önce pek yatamadığını anlatıyor sonra da... Tam bir gece insanı o... Gece yarısı yurt dışından aldığı güzel kokulu mumlarını yakıp, ertesi gününü organize etmeye çalıştığından bahsediyor. “Aklım geceleri berraklaşır. şarkı sözlerimi ve köşe yazılarımı hep gece yazarım” diyor.
Elin ayağın çekildiği, herkesin derin uykuya daldığı zamanlar onun iple çektiğini söylediği büyülü anların başlangıcı aslında... Bazen kimseleri rahatsız etmeden hafif hafif gitarını tıngırdattığı da oluyor.

HEPİMİZİN DERDİ AŞK DEĞİL Mİ

Kitapları, CD’leri ve DVD’leri, hayatının büyük bölümünün geçtiğini söylediği salonunun dört bir yanına saçılmış... “şu gördüğünüz beyaz koltukta kucağımda laptop’umla olurum hep. Müziğim daima açıktır. Ağırlıklı olarak caz ve R&B dinlerim” diye anlatmaya devam ediyor.
Üç ay önce çıkardığı “Sıfır Makyaj” albümünün satışlarından çok memnun olduğunu da belirtiyor. Aşk üzerine şarkıların olduğu bir çalışma bu. “Hepimizin derdi de hep aşk değil mi zaten?” diye içtenlikle soruyor.

SIFIR DAİRE SEVENLERDENİM

Nişantaşı’ndaki bu daireyi emlakçı ile başka bir eve bakmaya giderken fark etmiş: “Apartman yeni bitmişti, kimsecikler yerleşmemişti daha. ıçini bile görmeden ‘Tamam burada oturacağım ben’ diyerek yarı yoldan dönmüştüm. Zaten aylarca, yıllarca ev arayanlara şaşıyorum. Bugün taşınmaya karar vereyim, akşamına istediğim gibi bir evi mutlaka bulurum.”

Zaten taşınması yine gündemde. “Abdi ıpekçi Caddesi’nde yeni biten bir apartmanı gözüme kestirdim. Niyetim iki ay sonra orada olmak. Yeni bir eve geçme, orada ilk yaşayacak ilk kişi olma fikrine bayılıyorum. Sıfır daire sevenlerdenim anlayacağınız” diye gülerek anlatıyor.

Nişantaşı’nda, şakayık Sokak’ta doğmuş. Bu semtten uzakta yaşamak hiç ona göre değil.

“Beyoğlu ve Cihangir’de yaşamayı düşünmedim. Nişantaşı bana hayatın içinde olduğumu hissettiren ve beni besleyen, ruhuma uygun bir damar adeta... Sevdiğim mekanlar, sinema, arkadaşlarım, terzim, manavım hepsi yürüme mesafesinde” diyerek, buradan niye vazgeçemeyeceğini açıklıyor bir çırpıda...
100 metrekarelik evi salon, mutfak, üç oda ve iki banyodan oluşuyor. “Tam bana göre. Ne çok büyük, ne çok küçük. Pratik bir ev burası” diyor. Mutfağa girip ara sıra eve çağırdığı arkadaşlarına yemekler yapıyor. “Puf böreğim iyidir” diyor kendinden emin bir ifadeyle.

EVİMDE HER GÜN TAZE ÇİÇEK OLUR                                 

Modern tarzda dekore ettiği evinde ağırlıklı olarak Mudo Concept ve IKEA’dan tercihler yapmış. “Ahşap mobilya seviyorum. Ayrıca evde beyaz ferahlığını da hissetmek hoşuma gider. O yüzden L kanepem bembeyaz” diyor. Üzerinde yayılmayı sevdiğini söylediği bu oturma grubunu, Yastık Mağazası’ndan alınmış desenli yastıklar süslüyor.

Çiçek, evde onun için olmazsa olmaz... Penceresinin hemen karşısında Marjinal Çiçekçi’nin olması büyük şans. “Evimde, her daim taze çiçek var bu sayede” diyor.

Günlük hayatta spor şıklığı tercih eden Ayşe Özyılmazel için sahnede durum birden bire değişiyor: “Albüm koşturması sırasında oldukça şık tercihler yaptığım da oluyor. Topuklu ayakkabıya bayılırım mesela. Christian Louboutin ise favorimdir.”

Salondaki masanın üzerinde duran, yakın arkadaşlarıyla çektirdiği ve Sex&The City kızlarına gönderme yaptığı fotoğrafına gözümüz ilişiyor. “Çok severim o fotoğrafımı” diyor. Gerçekten de oradaki hali tavrı ve özel yaşamındaki duruşuyla sanki Sarah Jessica Parker’ın canlandırdığı Carrie gibi... Ama tek farkla. O şarkı da söyleyebiliyor.

YENİ EVE YENİ EŞYALAR GEREK 

Ayşe Özyılmazel, evdeki iki odayı giyinme odası yapmış: “Kıyafet almaya meraklıyım. Bazen onları koyacak yer olmuyor. Kıyafetleri vermek için eskimelerini beklemem. Arkadaşlarıma dağıtırım, onlar da bu durumdan memnunlar. Ev değiştirirken eşya konusunda da aynı şeyi yaparım. Yeni eve, yeni eşya ve enerji girsin isterim” diyor. Sadece aile fotoğrafları demirbaş onun için...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle