N'ayır n'olamaz tişörtleri

Güncelleme Tarihi:

Nayır nolamaz tişörtleri
Oluşturulma Tarihi: Nisan 08, 2012 00:00

O bir Malkoçoğlu, o bir Battalgazi, o biiir Karamurat... Cüneyt Arkın Türk sinemasının efsanelerinden. "N'ayır, n'olamaz" gibi klasiklerin yaratıcısı. Koton markası Cüneyt Arkın'ın bu repliklerinden ve filmlerinden yola çıkarak tişört koleksiyonu hazırladı.

Haberin Devamı

Oyunculuk kariyerinizi kabaca ikiye ayırabiliriz: Aşk filmleri ve vurdulu kırdılı filmler. Hangi türün içinde olmak sizi daha mutlu etti?

- Öncelikle 'vurdulu kırdılı' deme, çok kaba bir tabir. 'Hareketli filmler' demek daha doğru. Evet, dediğin gibi bir dönem filmlerde briyantinli saçlarımla keman ve piyano çalardım. Sonra sokakta müthiş bir devinim başladı ve hareketli, tarihi filmlere geçiş yaptık. Tabii hareketli filmler beni daha çok mutlu etti.

Neden?

- Şimdi bir düşün, uzun yeleli bir ata binmişsin ve hepsi birbirinden yiğit atlar. Bir kaptırıyorsun kalkıp gidiyor ve düşman içine onunla giriyorsun...

Ama siz o filmlerde bir el hareketinizle beş kişiyi yere deviriyordunuz. Şimdi izlediğinizde abartılı buluyor musunuz?

- Yapma ya, bir el hareketiyle olur mu hiç! Sen o filmleri seyretmemişsin herhalde! O hareketlerin bir mantığı vardı. Niye Türk halkı bana Malkaçoğlu, Battalgazi dedi sanıyorsun?

Haberin Devamı

O rollerde oynadığınız için mi?

- Hayır. Çünkü inandırıcıydım. Medrano Sirki'nde tam bir yıl gece gündüz çalıştım ve orada öğrendiklerimi sinemaya uyarladım. Kazak Sirki'nde uzun süre at numaraları çalıştım. Altı yıl karate yaptım. Bir bale hocam vardı. Karateyi onunla estetik hale getirir ve hiçbir mantık hatası olmadan beş-altı kişiyle kavga ederdim. Hepsi gerçekti.

Dublör kullanır mıydınız?

- N'ayırrr! Bir kere kullanalım dedik, onda da dublörün omzu çıktı.

Yıllar sonra insanların bu filmleri espri konusu yapmaları sizi kızdırıyor mu?

- Hayır, onlara sadece acıyorum, zavallılar. Hadi aynısını yapsınlar bakalım da görelim!

O hareketleri özel hayatınızda uygulamanız gerekti mi?

- Karatede bir yemin vardır: Senin canına, namusuna kastetmedikçe kimseye vurmayacaksın. Yalnız bir kere işe giderken önümüzdeki arabada şoför telefonla konuşup yolu tıkıyordu. Bizim şoför dayanamayıp korna çaldı. Karşı arabadan eli silahlı bir genç indi: "Benim arkamdan korna çalanın ..." diyerek. O anda aklıma kınalı anam ve güzel ablam geldi. Arabadan inip adama karete hareketlerimden birini yaptım ve bayılttım. Ayıldığı zaman beni görünce "Aa Cüneyt Abi sen gerçekten karate biliyorsun" diyerek şaşırdı.

Haberin Devamı

Peki geçmişinize baktığınızda hayatınızda artılar mı, eksiler mi daha fazla?

- Bir Cüneyt Arkın belgeseli çektim. Aldığım ödüllerle ilgili bir sahne vardı. "Değer mi?" diye düşündüm. Türk halkını kazanmak anlamında değdi. Ama hafta sonları bile saatlerce çalışıyorduk. Karıma "Akşam yemeğe gidelim" der, eve sabaha karşı 03.00'de gelirdim, bakardım aynı kıyafetleriyle oturup beni beklemiş.

Çok kazandınız mı bari?

- Çok para kazanmadık. Hatta Levent'te birikimlerimle aldığım bir evim vardı. Sonra bir dernek orayı SİT alanı ilan etti. Evler arsa fiyatına indi. Tek hazinem çocuklarım. İki tane aslan gibi oğlum var.

Şimdiki dizi oyuncuları için telaffuz edilen paraları düşününce...

Haberin Devamı

- Benim kuşağım parayı ve şöhreti bilmedi. O zamanın parasıyla tehlikeli filmlerden 150-200 bin alırdım. Arabeskçilerse filmlerden 5-10 milyon arası kazanırdı. Biz para istemeyi bilmedik. Sonuçta ne oldu? Bir gün Hüseyin Peyda'yı sefil bir otel odasında buldum. Akciğer kanseriydi. Erol Taş biraz sıyırdı, onun için son bir yardım kampanyası yapıldı; Kültür Bakanı bağışladıkları paranın çekini herkese gösterdi. Öyle bir sanatçı için "Devlet şu kadar para verdi" diye bir şey söylenir mi ya!

ZAMPARALIK YAPMAYA VAKTİM Mİ VARDI

 'Fetih 1453'ü izlediniz mi? Hareketli filmlerin efsanesi olarak size de rol teklif edilse oynar mıydınız?

- İzledim ama o yükü alamazdım. Kendimi bayağı yordum. Filme dönersek bu kadar büyük bir projede halkın özdeşleşeceği bir kahraman olması lazımdı. Biraz Ulubatlı Hasan'ın üzerine gidilmiş ama tam olmamış. Bir de sahnelerin bilgisayar efektleriyle yapıldığı çok belliydi. Yine de Türkiye'de böyle bir film yapılması başarı.

Haberin Devamı

Yeni Malkoçoğlu Burak Özçivit’i nasıl buluyorsunuz?

- Güzel bir fiziği var, yüzü sinematografik. Ama çok sert. Geçen bölümde sevdiği kızla konuştuğu sahnelerde yüzüne insani bir ifade gelmedi. Karate ve eskrim çalışması lazım. Ben Cemal Hünal'ı beğeniyorum.

Peki yeni jönlerimiz Kıvanç Tatlıtuğ ve Kenan İmirzalıoğlu hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Tatlıtuğ başarır, boks vücudu yapmak için sıkıntılara katlandı. Kenan İmirzalıoğlu'nu ilk dönemlerinde izledim ama şimdi fazla bilmiyorum.

Eskiden filmlerde aşk en fazla el ele tutuşulup yaşanırdı. Şimdi durumlar değişti...

- Ben lisede sevgilimin elini tutamazdım. Şimdi hayallerimiz, umutlarımız, beklentilerimiz bitti. Artık maddi bir dünyada, kurtlar sofrası gibi, düşenleri yiyerek yaşıyoruz. İnsanlar çok hızlı, fast food yaşayıp sevişiyor. Şiir falan yok. Gençlik hemen götürüyor! Kızlara da şaşırıyorum nasıl bu kadar rahat oluyorlar?

Haberin Devamı

Söylendiği gibi çapkın mıydınız?

- N'ayırrr! Zamparalık yapmaya vaktim mi vardı? Yapan erkeklere de şaşıyorum. Ben ne kadar gizledim, çaktırmadım desem de kadın hisseder.

Sizinle birlikte olmak isteyen kadınları nasıl geri çeviriyordunuz?

- Babama emanet ediyordum! Babam hacı, bastonu da var. Tabii bekarken yapmamanın imkanı yok. Alabildiğine yaptık. Babam, "Oğlum evleninceye kadar dünyanın en güzel kadınlarıyla birlikte ol ama evlenirken çok güzel kadın isteme ki eksiklerini aklıyla kapatsın" derdi.

Peki babanızın sözüne uyup evlenene kadar dünyanın en güzel kadınlarıyla birlikte oldunuz mu?

- Müsaadenle yani!

Kendinizi hala seksi buluyor musunuz?

- Evli çiftlerin arasında seks önemli. Ama dışarıda bir adamın "Ben seksiyim" diye dolaşması doğru değil.

TİŞÖRTÜNÜ BİLE GİYDİM ŞORAY'A ÖYLE BİR LAF NASIL EDERİM

Koton'la Cüney Arkın tişörtleri birlikteliğiniz nasıl ortaya çıktı?

- Halk benimle ilgili bir şeyler istiyordu. Resimli tişört olayına iyi bakmıyordum ama bu markanın adı bana güven verdi. Eskizleri gördüğümde de ortaya çıkanlar hoşuma gitti.

Türk sinemasından sizin dışınızda kimin fotoğrafları bir tişörtte olsa giyer dolaşırsınız?

- Benim kuşağımda kim olursa olsun giyerim. Onlar yiğit insanlardı, her fırsatta anmak gerekiyor. Örneğin Türkan Şoray tişörtlerini giydim.

E ama o kadınlar için bir koleksiyondu...

- Olsun evde giydim zaten!

Ekrem Bora anma gecesinde Türkan Şoray'a "Bu kadına kim Sultan sıfatını verdi" dediniz mi hakikaten?

- Hayran olduğum, çok sevdiğim biri. Bunu nasıl söylerim ya! Böyle şey olabilir mi? Hem de Ekrem Bora'nın cenazesi oradayken, kederin en koyusuna gömülmüşüz. Eşime, "Sen de benim sultanımsın" dedim. O yanlış anlaşılmış olabilir.

KOCANLA BERABERİZ DİYE ARARLARDI

Cüneyt Arkın eşi Betül Cüreklibatır'la 44 yıldır evli. Kaan ve Murat isimli iki erkek çocukları var. Arkın eşine bebek ve papatya diye hitap ettiğini söylüyor: "Betül benden çektiğini hiçbir şeyden çekmemiştir. Evliliğimizin ilk yıllarında sessizdi. Sonra bazı kadınlar 'Kocanla beraberiz' diye aramaya başladı. En son biz birlikteyken biri aradı ve 'Kocan benim yanımda' deyince yalan olduğunu anladı. Romantik bir adamım. Hala eşime çiçekler alıp şiirler yazarım." Betül Hanım'a, "Cüneyt Arkın'ın eşi olmak zor mu" diye soruyorum: "Evlendiğimizde 19 yaşındaydım. Cüneyt benden 10 yaş büyük. İlk zamanlar zordu ama zamanla alışıyorsunuz. Cüneyt'i şöhretken tanıdım, kabul ettim ve evlendim. Her şeyi göze aldım."

İlk aklımıza gelen isim oldu

KOTON YÖNETİM KURULU EŞBAŞKANI GÜLDEN YILMAZ

Koton'da çalışacağımız starın bizden olmasını tercih ettik. İlk Türkan Şoray'la kadın koleksiyonu yaparak başladık. Erkeklerin sitemleriyle karşılaşınca Şoray kadar ikonik, onun kadar hayranlık duyduğumuz Cüneyt Arkın, ilk aklımıza gelen isim oldu. Tişört koleksiyonundaki 24 model arasında 'Dünyayı Kurtaran Adam', 'Savulun Battal Gazi Geliyor', 'Battal Gazi Destanı' filmlerinden kareler var.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!