GeriKelebek Müzisyenlerin rakı-balık sabahlama muhabbetleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzisyenlerin rakı-balık sabahlama muhabbetleri

Müzisyenlerin rakı-balık sabahlama muhabbetleri
refid:3741222-spot ilişkili resim dosyası

Modern popun Türkiye’deki en önemli isimleri. Yıllardır aynı orkestralarda çalıyorlar. Efsanevi Panik Atak grubunun elemanları. Aykut Gürel (bas), Ozan Doğulu (klavye), Can Şengün (gitar), Murat Yeter (davul) ve aynı zamanda televizyon dizilerinden tanıdığımız perküsyon ustası Cihan Okan. 30 yıl öncesi temelleri atılan dostluk, on yıl önce Can’ın da gruba katılmasıyla, her hafta bir evde devam ediyor. Buluşmalarda asla kendi müziklerinden bahsetmeden rakı ve balık eşliğinde sabahlama muhabbetleri yapıyorlar.

Müzisyenlerin rakı-balık sabahlama muhabbetleri
Pazar akşamı kar yağıyor. Aykut Gürel’in Kandilli’deki villasında ufak ufak topluyoruz kankaları; Murat, Can ve Cihan tek tek içeri giriyorlar. Efsane grubun yalnızca Ozan’ı eksik. Modern popun en seçkin isimleri, klasik buluşma hallerinde.20 yaşında Eurovision orkestrası yönetmiş, İstanbul Gelişim Orkestrası’nda yer yapmış biri olarak Aykut Gürel anlatıyor:"Sevgililikten beter, sabah kalkınca bir arayıp sesini duymak istemen lazım kankalarının. İnsani bir ihtiyaç aslında, seks gibi."Grubun ortak noktası müzik + rakı + balık. Bir aradayken kendilerini ve yaptıkları işleri cilalayan muhabbetlere asla girilmiyor. *Gece ilerledikçe muhabbetin hızı da artıyor. Dışarıdan katılan birinin kolay kolay anlayamayacağı özel bir jargon giriyor devreye. Grubun nasıl bir enerjiyi paylaştığı o zaman ortaya çıkıyor. Aykut devam ediyor:"Hayatı yaşanmaya değer kılan üç şey var; sanat, spor ve dostluk. Dünya üzerinde yalnızca bu üçünü yaşamak için menfaatler gözetilmiyor. Bunun dışında yaptığın, yaşadığın her şeyin altında sonunda ’benim elime ne geçecek?’ sorusu var. Her şey müzik değil aslında, iş ve kariyer de değil. Bunu kavradığında daha iyi müzisyen oluyorsun. Kendi çaldığını değil, müziğin tamamını dinlemeye başladığında başlıyor müzisyenlik."*Aykut’un gözüyle kankaları: "Ozan, çok sevilecek, bir o kadar da insanı katil edebilecek bir adamdır. Belki de sevilmeyi sevmiyor, kedi gibi. Kendisini sevmeyene karşı çok zariftir. Seveni de horlar. Murat, kendini öyle bir sever ki yüreğinde başka sevgiye yer bulmakta zorlanır. Can, baba olduktan sonra çok değişecek. Ama şimdi bildiğini ve her şeyini kendine sakla prensibiyle yaşıyor. Cihan, cetvel gibi bir adamdır. Sevdiği-sevmediği, her şeyi nettir, yormaz, hafiftir; ağırlaşmaz." Gelelim Can Şengün’e... Türkiye’nin ilk sponsorlu sanatçısı. Dünyanın en büyük enstrüman üreticisi Yamaha tarafından desteklenen gitar virtüözü. Mazhar Fuat Özkan, Ajda, Nilüfer, Sezen Aksu’ya çalmış. "Canlı müzik" adında kendi CD’si de var. Panik Atak’ın temel taşlarından. Kankalıktaki kıdemi 10 yıl. "Yemek yiyebileceğin, içki içip kimsenin bozmadığı, sırlarını emanet edebileceğin, arkanı kollamak durumunda olmadığın, gerektiğinde de rahatlıkla ağlayabildiğin arkadaşlarının olması çok önemli.* Can’ın gözünden kankaları: "Aykut bir mühendis, başarılı bir müzik adamı, iyi bir aile babası ve iyi bir eş. Asla dolmuşa gelmiyor. Her işe gıpta ettiğim mühendis mantığını dahil ediyor, hayatın her anına. Benim için bir fener. Zaman zaman sevdiğim, bazen kızdığım ama her zaman konuşabildiğim biri. Özetleme konusunda çok başarılı. Murat Yeter, Panik Atak grubunun ismini ondan bulduk, evhamlı biri, gayet çocuksu ve sevecen bir tavırla bazı olaylardan ne kadar korktuğunu veya heyecanlandığını ifade eder rahatlıkla. O bir sırdaştır. Prodüksiyon ve aranje yapabilen, şarkı yazabilen, sound konusunda dünyanın gerisinde kalmayan bir davulcu. Takıntıları var, bazen gülüyorsun onlara. Ozan, benim zaman zaman akıl danıştığım bilgili, paylaşmayı seven, bir müzik işadamı aslında. Yemekten, şaraptan, giyimden iyi anlar. Cihan Okan’ı tanıdığım gün kanım ısındı. Sezen Aksu’nun orkestrasında o mistik vokalleri çıkaran odur. İnsanın gördüğünde yüzünü güldüren bir dostum. Oğluna hasta bir baba." * Grubun huysuz çocuğu Murat Yeter, dokuz yaşında ilginç bir tesadüfle davul çalmaya başlıyor. Müzisyen olan abilerinin yanında takılıyor. Kasımpaşa’da Ünal Düğün Salonu’nda Komparsita provası yapılırken ritmi tutturamayan abisi sayesinde davulun başına geçiyor. Murat’ın hayatı Yalçın Ateşle tanışınca değişiyor. Böylelikle 14 yaşında caz dünyasına giriyor. Uzun süre Kerem Görsev’le çalışıyor. Sahneyi paylaştığı diğer ünlülere gelince Ed Howard, Vinnie Knight, David Jones, Neşet Ruacan, Nükhet Ruacan, İmer Demirer, Elvan Arıcı. Pat Matheny... "Sahnede provasız, aynı anda, aynı şeyleri yapabiliyoruz" diyen Murat’ın gözünden kankaları: "Aykut, çalışkan ve hırslı biri. Grubun sinirli adamı, toparlayıcı. Tuttuğunu koparan, çok çalışkan ve de alıngan. En keyifli çaldığım basçı. Modern adam. Can, kocaman bir pozitif, ritmik hisleri kuvvetli bir adam. Ozan, grubun en sakini, benim tersim. Çok dost adamdır. Dinler. Gerçi hepsi için geçerli bu. Cihan, adam gibi adam. İyi yürekli, onu ulu bir çınara benzetiyorum. Çok sağlam biri. Birbirimize çok bağlıyız bu yüzden. Avrupa çapında en iyi modern pop çalan grubuz."*Grubun abisi Cihan Okan "Altı ay görüşmesek bile hemen kaldığımız yerden devam ederiz. Sevgiliyle üç hafta görüşülmezse ortam soğur" diye anlatıyor: "Önemli olan her şeyde olduğu gibi kankalıkta da kat edilen kilometre her şeyi belirliyor. Aynı duyguları paylaşmadığın anda o uyumu sahneye taşımak da zor. Müzisyenlik bireysel olarak da icra edilebiliyor ama hiçbir şey, iyi bir grupla müzik yapmak kadar insanı tatmin etmiyor."Cihan’ın gözünden kankaları: "Aykut’u pek sevmezler. Kıvırtmadan direk söyler. Özünde çok doğrudur. Onu anlamak lazım. Bir kere sevdin mi hep seversin. Yüzeysel takılırsan es geçersin. Murat’ı biraz hoş tutmak lazım. O da bunu çok sever. Ben de onu hoş tutmayı severim. Kendi doğruları olan biri. Bir şeyi çok sevdi mi yandın. Muhabbetlerdeki gerilim enerjisini biz Murat’tan alıyoruz. Can, takıma sonradan girdi. Yumuşak her şeye uyan bir adamdır. İtiraz etmez. Kıllık kavramı Can’a çok uzaktır. Bir şey söylediğinde bir destek beklersin ya. İşte o Can’dır. Hemen yapalım der. Takımı tamamlayıcıdır. Ozan’ın küçüklüğünü bildiğim için kardeşim gibi görürüm. Ailelerimiz de iç içedir zaten. Çok özellerimizi paylaşırız. Takımın proje üreticisidir. Gerçi ürettikleri Mix projesi elde patladı ama..."Kim onlar? Popun Türkiye’deki en önemli isimleri. Yıllardır aynı orkestralarda çalışan, efsanevi Panik Atak grubunun elemanları: Aykut Gürel, Ozan Doğulu, Can Şengün, Murat Yeter ve Cihan OkanNe zamandır buluşuyorlar? Dostluğun temelleri 30 yıl önce atılmış, 10 yıldır düzenli buluşuyorlarNe sıklıkla? Her haftaNerede? Birinin evindeBuluşunca ne yapıyorlar? Asla birbirlerinin müziğini cilalamadan rakı ve balık eşliğinde sabahlama muhabbetleri yapıyorlarEn yukarıdaki Aykut Gürel, sağdaki Can Şengün, sol alttaki Cihan Okan, sağ alttaki Murat Yeter.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle