GeriKelebek Müzisyenlerin çoğu sadece para kazanmayı düşünüyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzisyenlerin çoğu sadece para kazanmayı düşünüyor

Caz dünyasının ‘‘Kontrbas Şairi’’ olarak andığı Charlie Haden, önceki hafta Ankara'daydı. Müzikal yaratıcılığı ile ‘‘dünyayı daha yaşanılır bir yer kılmak’’ diye özetlediği politik düşüncesini kişiliğinde bütünleştiren sanatçı, Ankara Caz Derneği'nce düzenlenen festivalde iki konser verdi.

Meksika ve Küba bolerolarının caza uyarlandığı Grammy ödüllü ‘Nocturn’’de, yıllar önce Küba'daki tanışıp -Amerikan ambargosuna rağmen- bütün dünyaya tanıttığı caz piyanisti Gonzalo Rubalcaba da piyano çalıyor. Annesinin ona ninni söylerken kardeşlerinin eşlik etmesi kulağından hiç silinmemiş: ‘‘Emprovizasyon duygusu böyle oluştu’’ diyor. İlk esin kaynaklarını sorduğumda ise ‘‘Bulutlar’’ diyor. Çocukluğunun geçtiği Missouri'de bütün ufkunu kaplayan bulutlardan sözediyor. (Pat Metheny ile düet yaptıkları Beyond the Missouri Sky albümünün kapağı geliyor gözümün önüne). Yıllardır tutkuyla dinlediğim sanatçıya, bu kadar yakın olmak yeterince heyecan vericiyken, bir de bulutlardan söz edince kendimi tutamayıp büyük oğlumun adının da Bulut olduğunu söyleyiveriyorum. O, neredeyse fısıltıyla konuşan sakin adam bir çığlık koparıyor: Bu inanılmaz, harika bir şey! Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'ndeki atölye çalışmasında genç müzisyenlere ‘‘Önce içinizdeki müziği duyun. Onu bulursanız, çaldığınız enstrüman çok da önemli değildir’’ diyor. İlerlemiş yaşına rağmen (67) denizaşırı konserleri göze alan Haden, 11 Kasım'daki ikinci konserinin öncesinde, bir diş sancısı ve yüksek ateş teşhisiyle rahatsızlandı. Doktorların müdahalesiyle hasta da olsa konserini tamamlayan Charlie Haden ile müzik ve hayatı konuştuk.

Amerika'da yaşıyorsunuz ama bitmeyen bir arayışla dünya müziği yapıyorsunuz. Caz gibi bir alanda, politik kimliğiniz neden bu kadar belirleyici oldu?

-Çünkü toplumla içiçe yaşıyoruz. Politika da hayatımızın biçimlenmesinde önem taşıyor. Ve ne yazık ki, toplumun geneline hakim olan kültür, fazla derinlikli değil. Daima kültürel bir alışveriş içindeyim. Daha fazla insana fikirlerimi ulaştırmak istiyorum. Yaptığım müzikten hoşnut olabilmem için bu gerekli. Buraya da bunun için geldim.

Müziğinizi biçimlendiren değerler açısından müziği ve dünyanın gidişini nasıl görüyorsunuz? Liberation Music Orchestra veya benzer bir projeyi yeniden gerçekleştirme planınız var mı?

-Müzisyenlerin büyük çoğunluğu hiçbir şey hakkında düşünmüyor. Daha çok para kazanmayı, daha çok albüm satmayı her şeyden çok önemsiyorlar. Buna rağmen gençlere, onların adalet duygularına güveniyorum. Çocuklarım, karım ve arkadaşlarım, beraber çaldığım pek çok müzisyenle benzer şeyleri hissediyoruz. Var olmanın sebebi nedir sorusu çok önemli. Şimdi niye buradayım, biliyorum. Bana verilen yeteneği size geri vermek zorundayım. LMO'ya gelince, evet mümkün olabilse tekrar gerçekleştirmek isterim.

Bir Amerikalı müzisyen olarak Irak operasyonuna yönelik düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

- Cumhuriyetçilere güvenmem. Çünkü onların her zaman farklı bir gündemleri vardır. O gündem de halk değil kendileri içindir. Irak'a da iktidar hırsı, vahşet ve petrol için gittiler. Cumhuriyetçiler'in çok sofistike bir halkla ilişkileri vardır. İnsanları nasıl yönlendireceklerini çok iyi bilirler. Onlara oy verenlerin büyük bölümü düşük eğitim düzeyine sahip ve önyargılı seçmenlerdir. Onları kendi yanlarına çekmeyi iyi bilirler. Orada daha fazla oturmak için de buna mecburlar.

Müzik yolunda yürümeye kararlı gençlere usta-çırak ilişkisini mi önerirsiniz, akademik eğitimi mi?

- Ne yaptığımı düşünmeye başladığım dönemde; Dexter Gordon, John Coltrane, Ornette Coleman ile çalışmaya başladığımda çok şey öğrendim. Öğretme fırsatını bulduğumda da (California Caz Enstitüsü'nde 22 yıldır ders veriyorum) genç müzisyenlere, müziğin yaratıcı kısmını, ruhsal boyutunu aktarmaya çalışıyorum. Akademik eğitim, her zaman her yerden alınabilir. Ama ustalarla çalışmak gerçekten önemlidir. Müziğin yaratıcı tarafını pek önemsemeyen bir dünya var artık. Caz kulüplerine gittiğiniz zaman insanlar birbirini dinlemiyor. Ama öbür yandan bir pop ya da rock konserine 50 bin kişi gidiyor. Bu nedenle müzik yapan gençlere dünyanın anlamını, neden müzik yapmak istediklerini sormalarını sağlamak gerekiyor.

Sahnede emprovizasyon yaparken hissettiklerinizi aktarabilir misiniz?

-Dokunmak önemlidir. Hayatın çeşitli alanlarına dokunmaktan söz ediyorum. Bunu yaparken, kendinizi görürsünüz, ne kadar önemsiz olduğunuzu fark edersiniz. Zaten önce kendinizin ne kadar önemsiz, ne kadar küçük olduğunuzu anlarsanız, bu sizi öneme ve doğru bir müzik adamlığına taşır.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle