GeriKelebek Müzik: haftanın albümleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzik: haftanın albümleri

CUMHUR AVCİL
LOVESICK
Favela Records / Arda Müzik

Çilekeş davulcusu Cumhur Avcil, deneysel bir kafada olan solo albümü ile karşımızda. Müzikal açıdan davul ritimlerinin götürdüğü fakat yine de olabildiğince rock formunun korunduğu, kolay dinlenen bir albüm. Çilekeş’in “Histeri Çalışmaları”ndan çok daha kolay dinlenebilir olduğu kesin bir kere. Bunu olumlu bir eleştiri olarak yorumlayın. Albümün “aşk hastası” bir karakterin hikâyesini anlattığını söyleyen Avcil; kusursuz bir aşk arayışı içerisinde, insanları ve olayları çarpık bir bakış açısıyla algılayabilen bu karakterin değişken ruh hâlinin albümün hikâyesini oluşturduğunu belirtiyor. Hüznün ve çaresizliğin dibine vurmuş bir hâlde eski sevgililerini suçlayarak dinleyiciyi karşılayan “aşk hastası”, karşısına çıkan yeni bir kadın sayesinde mutluluk hormonları saçmaya başlarken bir kez daha hayallerinin yıkılmasıyla birlikte bu defa mani ve depresyon atakları arasındaki baş döndürücü yalpalamasıyla dinleyiciye veda ediyor. Kül grubundan Arın Kuşaksızoğlu, Kırkaltı grubundan Emrah Kara söz konusu “aşk hastasını” seslendirirken, “aşk hastası”nın gözlerinden gördüğümüz kadın karakteri ise Elif Alaybeyoğlu seslendiriyor. Tüm söz ve bestelerin Cumhur Avcil’e ait olduğu albümün prodüktörlüğünü Ercüment Subaşı, mastering’ini ise ünlü ses mühendisi Andy Jackson yapmış. Sadece enteresan hikâyesi için bile alınır bu albüm. Bir şans verin...

SNOOP DOGG
DOGGUMENTARY
EMI RECORDS

Snoop Dogg’un efsane ilk albümü “Doggystyle”ın devamı olarak lanse ettiği yeni albümü “Doggumentary”, maalesef bu sıfatı hakkıyla taşıyabilecek bir albüm olmamış. Alışık olduğumuz eğlenceli hip hop müziğini bir nebze daha sakinleştirmeye ve daha r&b havasına girmeye çalışmış Snoop Dogg ama albümün en ön plana çıkan ve sıkmayan şarkıları yine hızlı akan hip hop şarkıları. R&B projesi bir tek R. Kelly’nin katılımı sayesinde ‘Platinum’ isimli şarkıda hakikaten tutmuş, öbürlerinde sadece albümün süresini uzatmaya yaramış gibi duruyor. Kanye West ve Gorillaz bile pek kurtaramamış. Yine de babanın cool’luğuna cool’luk katan yepyeni bir şarkı var; Willie Nelson’la yaptığı ‘Superman’. Keşke sadece o ve hip hop’lar olsaydı...

SEVTAP ÜNAL
İNSANLAR, ARABALAR VE RÜZGAR GEÇTİ ARAMIZDAN
Stardium

Bu albüm gerçekten de bir pazar albümü, daha doğrusu her günü “pazar şizofrenisi” tadında yaşatacak bir albüm. Temposuyla, hüznüyle, içselliği ve endişeleriyle metropolü yoğuran, duyguların en masumunu ve en iç gıcıklayıcısını bu harmana katan, çırılçıplak ancak gardıroplar dolusu renk ve desene bulanmış özel bir albüm. Mankenden şarkıcı devşirilen bu ülkede modacıdan sanatçı doğuran, daha doğrusu bir başka sanat dalına el uzatan dört başı mamur bir müzikal yolculuk... Sadece Sevtap da yok, Nâzım Hikmet ve Cem Karaca gibi iki ustalar ustasına şarap kıvamında bir selam da var, aroması geçse bile anısı baki kalan. Sevtap Ünal katıksız bir alternatif vaat ediyor günümüz müzik piyasasına. Iskalamak bize yakışmazdı, eminim size de yakışmaz.

GRİZU
BİR KEZ YAŞARSIN
Studio On Air / Ateş Müzik

12 yıl aradan sonra çıkan “Gri” muhteşem bir dönüş albümüydü. Müzik yorumcuları arasında değerini bilen bir biz olduk, bir de Kutlu Özmakinacı. Sonra Grizu, Mor ve Ötesi’nin son albümünde çalan Mert Topel’i transfer ederek daha da güçlendi. Fakat belirtmeli ki, “Bir Kez Yaşarsın” “Gri” kadar iyi bir albüm değil. Bir ürünü kapakla değerlendirmek yanlıştır elbette ama son derece antipatik görünen kliplerindeki görüntülerinden harmanladıkları kapak büyüyü baştan bozuyor. İyi ki ‘Bir Kez Yaşarsın’, ‘Eski Kitap’, ‘Babamın Oğlu’ ve ‘Yollarda’ gibi çok iyi şarkılar var da Grizu karizmayı toparlıyor. Son düzlükte ise muhalif tavırlı ‘Kırmızı Donlar’ ile Grizu eski kalitesine kavuşuyor. “Gri” kadar olmasa da iyi bir albüm bu. 90’lardaki Türkçe rock lezzetini özleyenlere öneririz.

ASETON
BEN BÖYLE ALBÜMÜN
Müzikotek

Fox TV’de bir dönem, “Osman Tan Erkır TV” adlı programın canlı performans grubu olarak hatırlayabileceğiniz Aseton’un ilk albümü nihayet çıktı. Birkaç aydır ha çıktı, ha çıkacak deniyordu... Vokalde Selin Yılmaz, gitarda Melis Soysal, basgitarda Ezgi Özkan ve davulda Emir Çelt’ten (Kendisi aynı zamanda Pickpocket’ta da çalar, süper davulcudur) oluşan kadrosuyla Aseton, her ne kadar kadınların ön planda olduğu ve rengârenk bir görsel imajla yola çıkmayı tercih eden bir grup olsa da, kayıtları Dağhan Baydur yapımcılığı ve süpervizörlüğü Rıza Erekli ile Erekli-Tunç Stüdyoları’nda tamamlanan bu albüm aslında depresif bir ruh hâlinden izler taşıyor. Aseton’un bestelerinde duygu çelişkileri ve ruhsal iniş çıkışlar bulmak mümkün...

UĞUR ÇIKANAR
SENFONİK TÜRK MÜZİĞİ
Ada Müzik

Uğur Çınar ilk albümünde Türk Müziğinin sevilen eserlerini seslendirmiş. İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Mezunu olan Uğur Çınar akademisyenliğinin yanı sıra yurtdışında verdiği konserlerle ismini duyurmuştu. TRT İstanbul Radyosu’nda 10 yıl sanatçı olarak görev yapan Çınar şimdi ilk albümüyle eski klasiklere sesini ve ruhunu katmış. Hacı Arif Bey’den Dede Efendi’ye, Ege Zeybeğinden tangoya, Kaptanzade Ali Rıza Bey’den Nâzım Hikmet’e uzanan geniş bir yelpazede sanatını konuşturmuş Çınar. ‘Yıldızların Altında’, ‘Fikrimin İnce Gülü’, ‘Eski Dostlar’ gibi eski klasikler olduğundan daha çok sesli ama aranjmanları pek oynanmadan kaydedilmişler. Albümün en önemli özelliği 24 yıllık nostaljik mikrofonla analog olarak kaydedilmesi. Bu da narin kulakların atlamayacağı önemli bir artı. Albüm kapağında “Turkish version of symphonic music by tenor Uğur Çınar” yazıyor. Bu anlamda albümün yabancılara yönelik bir tarafı da var.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle