GeriKelebek Müzik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzik

Haftanın albümleri

DEMET AKALIN
GİDERLİ 16
Seyhan Müzik

Yakın zaman önce yazdığım Hande Yener’in ‘Kraliçe’ albümü kritiğinde, Yener’in sürekli aynı şeyleri yapıp Türkçe popun yerlerde sürünen standartlarını belirleyenlerden biri olduğuna değinmiştim. Bu konudaki en büyük rakibi Demet Akalın da son 10 yıldır sürekli aynı şeyleri yapıp en ufak bir sanatsal kalitenin peşinde koşmayanlardan biri. Hep aynı mevzu: Yüzeysel bir ‘ilişki’, sonra terk eden bir taraf ve gidenin arkasından ‘atarlı, giderli’ laflar... Bu konseptten bıkmadılar. “Madem bu kadar saydırabiliyorsun arkasından, nasıl birlikte olabildin ki?” diye sorası geliyor insanın ama sormayalım diye araya bir-iki ‘sen benim her şeyimsin’ şarkısı da atıyorlar. Ticari zekâ muhteşem! Anlaşılan Demet Akalın da kendi çapını ve potansiyelini kabul edip gelişme çabası göstermeyecek. 17 şarkılık albümde neredeyse tüm şarkılar aynı. Hem beste hem de güfte olarak... Bir tek ‘Türkân’ı beğendim, biraz da ‘Lades’ ve ‘Giderli Şarkılar’ı. Gerisi ‘ne kaydetsem dinliyorlar zaten’ kafası...

THE VACCINES
COME OF AGE
Columbia / Sony Music

Henüz 3 yıl önce kurulmuş olmasına rağmen ismi şu sıralar rock‘n’roll âleminde kulaktan kulağa dolaşan bir grup The Vaccines. 2011’de yayımladıkları ilk albümleri ‘What Did You Expect from The Vaccines?’ ile kısıtlı bir kitleye ulaşabilmiş, ‘büyük bir firmanın yeni bir indie pazarlaması’ konumundan öteye gidememişlerdi. Bir süredir ara ara elimin gittiği 2. albümleri ‘Come of Age’ ise her açıdan, bu konumdan daha fazlasını hak ettiklerini kanıtlıyor. Klasik rock’tan girip retro kafalardan çok uzaklaşmadan ilerliyorlar. Vokal partisyonlarında The Beatles lezzeti bile yakalayabiliyorlar. (bkz. ‘Afteshave Ocean’ şarkısı) Albüm 2 farklı versiyonuyla raflardaki yerini almış durumda. Standart versiyonunda 11 yeni The Vaccines şarkısı, deluxe versiyonda ise bu 11 şarkıya ek olarak ikinci bir CD bulunuyor ve bu CD’de 3 ekstra şarkı ile grubun Brighton konserinin canlı performans kaydı yer alıyor. “Hızlı ya da yavaş fark etmez, sıkıcı olmayan rock müzik arıyorum” diyenlere tavsiye ederim.

Kısık ateşte Bieber romantizmi
JUSTIN BIEBER
BELIEVE ACOUSTIC
Island / Universal / Avrupa Müzik

Günümüzün en büyük pop yıldızlarından Justin Bieber, 2 Mayıs’ta Türkiye’deki ilk konserini İTÜ Stadyumu’nda verecek. Biletleri kapış kapış gidiyor. Kendisi henüz 18 yaşında. Hikâyesini biliyorsunuz... Gitar çalıp şarkı söylediği amatör bir video kaydını YouTube’a yükledi ve bir sene sonra dünya çapında bir fenomendi.
Geçen yaz çıkardığı ‘Believe’, yılın en iyi albümlerindendi. Şimdi de bu başarıyı ‘Believe’deki 8 şarkının akustik düzenlemeleri ve 3 yeni şarkıyla perçinlemenin peşinde. Justin’in müziğinde daha önce yan rollerde karşımıza çıkan akustik gitar, bu kez başrolde. Tahmin edersiniz ki albüm buram buram aşk kokuyor. Romantizm had safhada. İlk versiyonları da duygusal olan ‘Boyfriend’, ‘Fall’ ve ‘Be Alright’, yeni düzenlemeleriyle insanın içini daha da ısıtan şarkılar olarak karşımıza çıkıyorlar. Dans hiti olarak bildiğimiz ‘As Long As You Love Me’, ‘All Around the World’, ‘Take You’, ‘Beauty and a Beat’ ve ‘She Don’t Like the Lights’ ise bu naif halleriyle de etkileyiciliklerini koruyorlar.
Gelelim yeni şarkılara... Yaklaşık iki yıl süren Justin Bieber&Selena Gomez ilişkisi son dönemlerde bir bitip bir yeniden başlayarak fazlasıyla yıprandı ve kısa süre önce de sonlandı. Bu sebeple yeni şarkıların Selena Gomez’le ilgili olduğu düşünülüyor. (Zaten hepsi de buruk ve aşk acısı çeken birinin kaleminden döküldüğü belli olan sözlere sahip.) Mesela ‘Yellow Raincoat’ta şöhrete, paraya ve kendini önüne atan kızlara rağmen sahici kalmaya çalışan, kalbi kırık Justin’i dinliyoruz. Bir diğer yeni şarkı ‘I Would’da aşk acısı katlanıyor. ‘Nothing Like Us’ ise çok canlar yakacak. Piyano eşliğinde “Bu kadar gerçek bir aşkı bir daha bulamayız” diyen Justin, hangi Belieber’ı
etkilemez ki?
‘Believe Acoustic’, “Justin ve gitarı olsun, bana yeter” diyenlerin bayıla bayıla dinleyeceği, yalın bir albüm. Tıpkı ‘Believe’ gibi ‘Believe Acoustic’i de çok sevdim. Belieber’lar zaten çoktan alıp tüm şarkıları hatmetti de ben bu albümü gözü kapalı öneririm, hâlâ mesafeli duran popseverlere de.


DEFTONES
KOI NO YOKAN
Reprise / Warner / EMI

Biz Deftones’u acılarımızı dökebileceğimiz bir küllük olarak bellemişiz bir kere... Yaralarımızı kapatmamış ama dinledikçe içimize çekmişiz her seferinde... Hani sadece eğlenceli müziğin sizi hareket ettirebileceğini düşünenleri susturması yetmemiş, biz yine de Deftones’u sadece müzik yapan değil, içimize girip ruhumuzla muhatap olan bir ses olarak tahayyül etmişiz. Chino Moreno’nun çığlık krizlerini ruhumuzun alfabesi, Stephen Carpenter’ın süründüren riflerini patikamız bilmişiz... Şimdi sırada 11 adet yeni şarkıları var. Yeni yoldaşlarım mı deseydim yoksa? Sabah uyanıp evden dışarı adım attığımız anda yüzümüze geçirdiğimiz soğuk maskelerle, ezberlediğimiz davranış çeşitleri ve ruhsuzlaştırılmış reflekslerle dolu günlük yaşantımızdaki ‘konfor alanımızdan’ bizi söküp kendi iç dünyamızın karanlığına girmeye cesaret ettirebilecek yoldaşlar bunlar... “Koi No Yokan”; birini ilk gördüğünde âşık olacağını hissetmek demek. Şarkıların ilk notalarında hissettiğim şey de bu oldu zaten.


ÇEŞİTLİ SANATÇILAR
THE AMBIANCE VOL. 3
Artist Music

Serinin 3. albümünde toplam 28 şarkı yer alıyor. Lounge ve akustik müziğin kaliteli örneklerini bir araya getiren 2 CD’lik albüm, hem arşivlerin hem de en şık mekânların vazgeçilmezlerinden olma iddiasını sürdürüyor. Açılışı, bir klasik olan ‘Dance Me to the End of Love’ ile Perla Batalla yapıyor ve bu eşsiz Leonard Cohen eserine taze bir soluk getiriyor. Son zamanların popüler şarkılarından ‘Desperately Trying’ (Club Des Belugas), ‘Coco’ (Parov Stelar), ‘Lost and Found’ (Gabin) ve ‘Real Love’ (Von Daler & Low Pressure) albümün dikkat çekenleri arasında. Geçen yaz İstanbul Caz Festivali kapsamında ülkemizde de konser veren ve ilk albümüyle kısa sürede çok sevilen Caro Emerald da ‘The Other Woman’ şarkısıyla albüme renk katıyor. ‘Je Ne Suis Qu’a Moi’ ile en popüler mekânlarda sıkça dinlediğimiz Zofka ve ‘I See a Different You’ ile Koop da albümün en sevilenlerinden olmaya aday. Kısacası ‘The Ambiance’, lounge veya ‘fon müziği’ arayanlar için yine güzel örnekler barındırıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle