GeriKelebek Müzik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzik

KASABIAN ***
VELOCIRAPTOR!
RCA / Columbia / Sony Music

Kasabian 1997 yılında Leicestershire’da kurulmuş bir grup. Kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini 2004 yılında yayımladılar. Onları, 2000’lerde türeyen diğer İngiliz rock gruplarından ayıran en önemli özellikleri, gitar üsluplarının ve yer yer beste yapılarının fazla Amerikanvari olması. Bu açıdan baktığımızda; sonu ‘s’ harfi ile biten, skinny pantolonlu birçok Brit grubu içerisinde özgün bir noktada durduklarını söyleyebiliriz. Grubun ilk dönemleri, yani ilk iki albüm boyunca süren yıllar genel olarak indie rock, madchester, space rock ve elektronik rock başlıkları altında incelenebilir. Ucu açık, muallâk sözler, dolaylı anlatım ama net besteler, net melodiler... 2009 tarihli üçüncü albümleri ‘West Ryder Pauper Lunatic Asylum’ ise grubun kırılma noktası oldu. Sadece meşhur İngiliz dergisi Q tarafından yılın albümü seçilmekle kalmadı, aynı zamanda Kasabian’ı ‘bir diğer İngiliz rock grubu’ sınıfından alıp arena turnelerine taşıdı. Elimizdeki yeni albümleri ise bunun bir tesadüf olmadığını kanıtlıyor. 85-90 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen etobur bir dinozor türünün adını taşıyan albüm, Kasabian müziğindeki groove’u hiç olmadığı kadar arttırmasıyla dikkatimi çekti. 2011’in iyi işlerindendi, ıskalamayın...

İSKENDER PAYDAŞ ***
ZAMANSIZ ŞARKILAR
DMC

Aranjör, besteci, prodüktör sıfatlarıyla tanıdığımız ve son 20 yıldır Türk müzik piyasasında birçok ünlü ismin gerek doğuşunda, gerekse şöhreti yakalamasında önemli katkıları olan İskender Paydaş, birikimini yenilikçi bir tavır ile bu kez kendi albümüne taşımış. Paydaş’ın klavyesiyle enstrümantal anlamda da yer aldığı ‘Zamansız Şarkılar’; kendisinin müzik yolculuğuna başladığı yıllardan bu yana besteci ve aranjör olarak imza attığı ‘Bu Aşk Fazla Sana’, ‘Batsın Bu Dünya’, ‘Kar Beyaz’, ‘Tavla’ gibi bilindik şarkıları alışılan formlarının dışında yeniden aranje ederek modern bir pop sound’u yakaladığı bir iş olmuş. Ayrıca Kenan Doğulu’nun seslendirdiği ‘DR.’, Yılmaz Kömürcü’nün seslendirdiği ‘Yeni Aşk’ ve Mirkelam & Atiye düetiyle dikkat çeken ‘Nasıl Yani’ gibi sıfır kilometre şarkılar da akılda yer edecek cinsten. Teoman’ın müziği bırakmadan evvel son olarak ‘Bu Aşk Fazla Sana’yı seslendirdiği albümdeki favorim; enstrümantal olan son şarkı ‘Kartal Dağı’. Daha önce aranje ettiği Kerim Tekin’in ‘Kar Beyaz’ını yeniden düzenleyen Paydaş, genç yaşında vefat eden sanatçının sesiyle İrem Candar’ın sesini birleştirerek etkileyici bir düete de imza atmış. Şu sıralar iyi Türkçe pop dinlemek isteyenlere...

KURTALAN EKSPRES ****
GÖĞE SELAM
Poll Production

Barış Manço, Cem Karaca, Bahadır Akkuzu... Bugün Türkiye’de müzik yapan neslin tamamını etkilemiş bir mirasın yaratıcılarından olan ve Türkçe rock & pop müziğinin temellerini atmış ekibin başrol oyuncularından üçü... Üç cesur, devrimci, güzel adam... ‘Göğe Selam’, yeri asla doldurulmaz olan bu üç ‘müstesna şahsiyete’ adanmış bir saygı albümü... Barış Manço’nun 1973’te kurduğu ve vefatına kadar birlikte çalıştığı, ardından vokalistliğini büyük usta Cem Karaca’nın devraldığı, sonrasında ise Bahadır Akkuzu’nun önderliğinde yoluna devam eden Kurtalan Ekspres’in şimdiki kadrosunu oluşturan Ahmet Güvenç, Gür Akad, Bülent Güven ve Cihangir Akkuzu’yu bu albüm dolayısıyla canı gönülden tebrik ediyorum. Teoman, Emre Aydın, Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Özlem Tekin, Fuat Güner, Nev, Ogün Sanlısoy, Feridun Düzağaç ve Hayko Cepkin’i bir araya getirerek unutulmaz Barış Manço şarkılarını yeniden seslendiren bu proje övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Gür Akad’ın ‘Cem Ağabey’i ile enstrümantal ‘Göğe Selam’ adlı iki yeni şarkının da olduğu; Ahmet Güvenç, Okan Bayülgen ve Lemi Özgen’in şahane kartonet yazılarının bulunduğu albüme tek itirazım, ‘Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’nın mis gibi Kurban cover’ı varken Nev’e söyletilmesi.

MOĞOLLAR ****
MOĞOLLAR EFSANESİ
Yavuz & Burç Plakçılık Kasetçilik

Kritiğini okuduğunuz bu albüm, Türk müziğinin efsane grubu Moğollar’ın Fransa’da La Internationale Du Disgue adlı firmadan yayımladığı ve 1971 Academie Charles Cros Grand Prix Du Disque Ödülü’nü, yani ‘Büyük Plak Ödülü’nü kazanan albümdür. Academie Charles Cros her yıl çeşitli müzik dallarında senenin en iyi albümlerini seçer. Yani Fransa’nın müzik Oscar’ı diyebiliriz. 1969 yılında Pink Floyd ‘Ummagumma’ albümüyle, 1970 yılında ise Jimi Hendrix ‘Electric Ladyland’ albümüyle, Moğollar’ın 1971’de kazandığı bu ödülü kazanmıştır örneğin. Moğollar, Paris’te zengin imkânları olan 16 kanallık stüdyolardan birinde bu albümü bir haftada kaydetmiş. Albüm, grubun 1967’den beri titizlikle işlediği Anadolu pop yani modern Türk halk müziği çalışmalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Toplam 17 şarkı boyunca Türk halk müziği çalgıları ve temaları ile modern Batı çalgıları ve caz, blues, klasik müzik, rock temaları birbirlerini bozmadan bağdaştırılmaya çalışılmış. Yani Moğollar’ı Moğollar yapan öze bu albümde rastlamak mümkün. Üstelik orijinal plak kaydından CD’ye aktarılmış olması, yeniden basılan bu albümü arşive katmak için göz ardı edilemeyecek bir sebep yaratıyor. Ne mutlu ki Moğollar gibi bir değerimiz var...

YÜKSEK SADAKAT ****
RENK KÖRÜ
DMC

Hayatı ve aşkı anlatmaya devam

Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, basgitarda Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşan Yüksek Sadakat üçüncü albümü ile karşımızda. 11 şarkı barındıran ‘Renk Körü’ndeki bestelerden yedisi Kutlu Özmakinacı, ikisi Kenan Vural, ikisi ise Kutlu Özmakinacı ve Kenan Vural’ın iş birliği imzasını taşıyor. İlk iki albümde olduğu gibi geniş bir müzikal yelpazeye yayılan şarkıların bulunduğu albümün çıkış şarkısı olan ‘Sana Aşık Yalnız Ben’ bugün artık nadir rastlanan, ömür boyu süren aşkları anlatıyor. Güçlü Türk Sanat Müziği etkileri barındıran şarkı ile grup, artık aramızda olmayan bütün sanat müziği bestekârlarının aziz hatıraları karşısında şarkının en sonunda yaptığı gönderme ile saygıyla eğiliyor ve müziğinin kökenlerine, ilk iki albümünde olduğu gibi bir kez daha işaret ediyor. Erkeklerle kadınlar arasındaki hiç bitmeyecek ‘ne senle ne de sensiz’ ilişkisine gönderme yapan eğlenceli açılış şarkısı ‘Onlar Bizi Dinlerler’, kendine güvenen erkeklerin bile karşısında yelkenleri suya indireceği bir kadının mutlaka var olduğunu, aşkın bütün rütbelerden vazgeçirebileceğini söyleyen ‘Küçük Kral’, bir durumun tarafları olan iki kişiden birinin kendini tutsak olmuş gibi hissederken, diğerinin özgürleştiğini hissettiği duyguları ironik bir tavırla anlatan ‘Günaydın’, bir ‘anı yaşa’ şarkısı olan ‘Sen Kanma Yarınlara’, daha erdemli biri olmak için olduğumuz insanla vedalaşan ‘Son Veda’, ikinci albümün en sevilen şarkılarından ‘Haydi Gel İçelim’in devamı olarak görülebilecek ‘En Büyük Aşk’, grubun Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil ettiği ‘Live It Up’ın orijinali ‘Parti Çocuğu’, aşkı bir rüyaya veya bir masala dönüştüren iyimser bir aşk şarkısı olan ‘Aşk Herkese Lazım’, her türlü toplumsal engel ve kurala direnen, tarafları belirsiz bir yasak ilişkinin hikâye edildiği ‘Otel’, ırk, cinsel tercih ve din farklılıklarından yola çıkan bütün ayrımcılıkları mahkûm eden ‘Renk Körü’ de albümde yer alan diğer şarkılar... Günümüzde ‘kullan at’ tarzında, kısa süre dillere takılıp ardından hiç hatırlanmayacak, esamesi bile okunmayacak şarkıların bolluğu içerisinde her satırına, her notasına, her melodisine adanmışlık katan, ruh katan ve kalıcı eserler peşinde koşan bir grubun olması, her şeyden önce bir dinleyici olarak çok sevindiriyor beni. Nice albümlere Yüksek Sadakat...
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle