GeriKelebek Müziğin kanka patronları balıkta
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müziğin kanka patronları balıkta

Müziğin kanka patronları balıkta
refid:3741228-spot ilişkili resim dosyası

Beş plakçı, İMÇ’ye bereket getiren, birbirinden ilginç beş adam. Onları buluşturan ortak ilgi öncelikle müzik. Ama beşini yıllardır bir arada tutan bir önemli neden daha var: Balıkçılık tutkusu. Bu tutkuyu onlara aşılayan Mustafa Kekeva. Üstelik bir ara o kadar sardırmışlar ki, artık balıktan kalan boş zamanlarında işe gider olmuşlar.

Müziğin kanka patronları balıkta
Yaş ortalamaları 40 ama Türkiye’de son kuşak müzisyenleri ortaya çıkardılar. İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’na (İMÇ) bereket getirdiler. Zor bir dönemde iş kurdular ya da babalarının kurdukları işleri devraldılar. Yarım asır boyunca sadece plak vardı. Sonra kaset girdi devreye. Plağın bitip kasetin çarşıya çıktığı dönemde yetiştiler. Ama CD’nin piyasaya çıkmasıyla ansızın teknoloji değişti. Kayıtlar hassaslaştı, sesler derinleşti. Daha önce stereo vardı ama sedalar bu denli çeşitlenmemişti. Müzisyenin stüdyoda saçını düzeltirken, gözünü kırparken çıkardığı ses bile kayıt altına alınır oldu. Onlar işte tam bu zamanda çarşıda boy gösterdi. Mehmet Söğütoğlu, Tarkan ve Mirkelam gibi isimleri çıkardı piyasaya. Bülent Forta, Türkiye’nin titreşimlerini yakaladı, köklerden gelen seslerin taşıyıcısı oldu. Mustafa Kekeva, plakçılık dünyasının efsane ismi merhum Yaşar Kekeva’nın oğlu. Yaşar Bey, bir zamanlar Orhan Gencebay, Ajda Pekkan gibi müzik dünyasının önemli isimleriyle çalışmıştı. Kayahan ve Nilüfer’i ortaya çıkardı. Şimdi işleri Mustafa yürütüyor. Grubun en genci Ozan Ozkay, Murat Kekili, Yaşar Kurt, İntizar gibi sanatçıları piyasaya çıkaran şirketin patronu. Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık ise ülkenin müzik köklerinde kazı yapan bir müzik arkeoloğu. Uluslararası ödüllere sahip bir müzik adamı.*Birbirinden ilginç bu beş adamı buluşturan ortak ilgi öncelikle müzik. Ama beşini yıllardır bir arada tutan bir önemli neden daha var: Balıkçılık tutkusu. Balıkçılık ideolojisini gruba aşılayarak onları militanlaştıran Mustafa Kekeva. Kekava, neredeyse bebekken çıkmış balığa. Henüz dört yaşındayken, Kumburgaz’daki yazlıklarında eline bir olta almış ve geçmiş deniz kenarına. Yemler gitmiş, misinalara dolanmış, oltaları kaptırmış ama yılmamış. Balık kaçmış, o kovalamış, sonunda işin sırrını çözmüş. Bu sır çözme işi de bir hayli zamanını almış. Dört yaşında geçtiği kıyıdan, babasının zoruyla taa ergenlik çağında ayrılmış. 17 yaşına geldiğinde babası Yaşar Bey, "Evladım, çık artık şu denizden. Yakında solungaçların çıkacak. Karada da hayat var. Artık delikanlı oldun. Kendine bir kız bul. Sirenalar bir efsanedir. İnanma. Denizkızını mı bekliyorsun bu kıyıda?" diyerek oğlunu ikna etmiş. Ve Mustafa karasal hayata başlamış. Ama, 24 saat deniz görmeyince bunalıyormuş. Babası da ofisin deniz gören bir yerine koymuş masasını ve sorunu nispeten çözmüş. Ve bir gün babası öldürülmüş Mustafa’nın. Acısını içine gömüp kendini işine ve denize vermiş yeniden. Kara avcılığı da yapıyor. Çok iyi bir nişancı. Ama o denizi seviyor:"Kara denilen eşiği aştınız mı bir beşiğe yatmış gibi olursunuz. O sizi alır kollarına ve sallamaya başlar. Ana kucağı gibidir. Deniz bereketlidir de. Çok az uyur. Her mevsim size sunabileceği bir ikramı bulunur. Kirletmemek, iyi bakmak gerekir denize. Siz ona iyi davranırsanız deniz de size karşı cömert olur. İyi balıkçılar, denizin dilini bilen insanlardır." Böyle demiş Mustafa Kekeva ve bu sözler İMÇ koridorlarında yankılanmış. Ve etrafında küçük bir tarikat oluşmuş. Önce Bülent Forta biat etmiş Kekeva’ya. Ardından Hasan Saltık katılmış zikirlere. Ozan Ozkay ve Mehmet Söğütoğlu da girince dergaha, ekip tamamlanmış. Gruba en son katılan Söğütoğlu, en büyük balığı yakalamış. Bu yılın eylülünde Marmara’da tam 26 kiloluk akya takılmış oltasına.*Tekneler Kekeva’dan, yemler Saltık’tan, nevaleler Forta’dan, oltalar Söğütoğlu ya da Ozkay’dan. Ama olta takımlarını Kekeva yapıyor. Ondan sonra da yelkenler fora. Kekeva’nın tam dört teknesi var. İstanbul’daki 10.5 metre boyutunda olan yat en büyükleri. Karaburun’da 6.5, Marmara’da 4.5, Gökçeada’da 6 metre olanı. Sandalların bulunduğu noktalar aynı zamanda av sahaları. Ufak kayıklarda en fazla üç kişi çıkıyorlar balığa. Kalabalık olduklarında ya da geceleyeceklerse yata yerleşiyorlar. Bir ara o kadar sardırmışlar ki, artık balıktan kalan boş zamanlarında işe gider olmuşlar.Mustafa Kekeva, 30 yıllık deniz hayatı sırasında ciddi bir çevre oluşturmuş. Bu sayede değme gazeteciyi kıskandıracak iyi bir istihbarat ağı kurmuş. Diyelim ki Karaburun’da oltayı daldırmışlar ama balık yok. Kekeva, anında telefonu alıp belirli noktalardaki muhbirlerine mesajı bırakıyor, yarım saat içinde tekne demir alıp başka bir merkeze doğru ilerliyor. Teknelerde mutlaka küçük bir mutfak oluşturuyorlar. En küçük teknede bile en azından bir mangal ve çay termosu mevcut. Büyük teknede ise tam teşekküllü mutfak var. Çıkarıyorlar ve taze taze pişirip gövdeye indiriyorlar. Tabii balık bol çıkarsa evdekilerin kısmetine de dokunmuyorlar. Bir gün Haliç’te, tam tersanelerin açığında altı saat içinde tam 18 kilo sarıkanat tutmuşlar. Eh hepsini yiyecek değiller ya...Bu adamlar Müzik Yapımcıları Meslek Birliği’nde. Balık tutarlarken en çok müzik sektörünün problemlerini konuşuyorlar. Sektöre dair stratejik kararlar balık kaçıp onlar kovalarken ortaya çıkıyor. Dünya müzik piyasalarındaki gelişmeler, yönelimler ve yeni teknolojiler üzerine uzun sohbetler ediliyor avlanırken. Bazen de saatlerce hiç konuşmadan dalgaların sesini dinliyorlar...Kim onlar? Türkiye’nin önde gelen müzik şirketlerinin patronları: Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık, Ada Plakçılık’ın patronu ve MÜYAP Başkanı Bülent Forta, İstanbul Plak’ın patronu Mehmet Söğütoğlu, Boğaziçi Müzik’in sahibi Ozan Ozkay ve Yaşar Kekeva Plakçılık’ın patronu Mustafa Kekeva Ne zamandır buluşuyorlar? 10 yıldır Ne sıklıkla? Balık mevsimine göre, bazen ayda beş-altı kez, kimi zaman da sadece hafta sonları. Bazen dört gün boyunca avda kaldıkları oluyor Nerede? Teknede buluşup Marmara, Karadeniz ve Ege’ye gidiyorlar. Dört ayrı yerde tekneleri varBuluşunca ne yapıyorlar? Balık tutarken müzik sektörüne dair stratejik kararlar alıyorlarArkadakiler soldan: Ozan Oskay, Bülent Forta, Mustafa Kekeva. Öndekiler: Mehmet Söğütoğlu, Hasan Saltık.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle