GeriKelebek Mücevherler bile gerçek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mücevherler bile gerçek

Mücevherler bile gerçek
refid:16768344 ilişkili resim dosyası

Geçen çarşamba Kanal D’de ilk bölümü yayınlanan Şüphe sezonun en iddialı dizilerinden. Sürprizli senaryosu kadar lüks ve gösterişli sahneleriyle de dikkat çekiyor. Öyle ki dizide kullanılan bütün takılar gerçek. Korumalar eşliğinde sete geliyor. Jaguar’ın en pahalı modeli ve Ferrari arabalar garajı süslüyor. Bu görkemli setin yolunu tuttuk. Hem ortamı kokladık hem de oyuncularla diziyi konuştuk

Şüphe dizisinin setine doğru yola çıkıyoruz. İstikamet Alemdağ’daki görkemli Çavuşoğlu Malikanesi. Dizideki adıyla Kutlu Malikanesi... . O civarlarda kime sorsanız gösteriyor. Ormanların içinden geçiyoruz cep telefonu bile çekmiyor. Şimdiye kadar pek çok sete gittim ama böylesini görmedim. Kapıda büyük bir kamyonet... İçi tasarımcıların ve büyük markaların kıyafetleriyle dolu. İçeriye giriyoruz. Karşımda neredeyse bin metrekare bir salon. Odaları saymayı beceremiyorum. Oyuncular fotoğraf çekimi için stilistleri Tanla Özuzun’un yardımıyla kostümlerini seçiyor. Markalar; W Collection, Ralph Lauren, Lacoste, Park Bravo, Stefanel, Sisley, Fred Perry... Ayrıca dizinin başrol oyuncuları için Arzu Kaprol, Simay Bülbül, Zeynep Erdoğan, Elif Cığızoğlu, Özlem Süer, Özgür Mansur, Zeynep Tosun ve Begüm Salihoğlu özel tasarımlar yapıyor.

210 BİN EURO’LUK JAGUAR

Evde kısa süreli bir tura çıkıyorum. Kapısını açtığım bir odada beni pırlanta mücevherler karşılıyor. Aman bir şey olur korkusuyla hemen kendimi odadan dışarıya atıyorum. Zaten yanımda hemen bir koruma bitiyor. Çünkü hepsi gerçek; Hande Kunaçav ve Pellini Pırlanta imzalı. So Chic ve Toy Watch da aksesuvar sağlıyor.
Çekimler sadece Çavuşoğlu Malikanesi’nde değil. Bir diğer adres de gayrimenkul devi Donald Trump’ın Avrupa’daki ilk projesi Trump Towers. Daha doğrusu kulelerin dördüncü katında sadece rezidans sahiplerinin kullanımına tasarlanan lounge ve ofisler. İsmail Hacıoğlu’nun evi de Halit Ziya Uşaklıgil’in torunu Emine Uşaklıgil’in meşhur cam evi.
Dizideki otomobiller de İstanbul 2011 otomobil fuarının yıldızları. Mesela Türkiye’de sadece üç kişideki Jaguar XK Convertible ve Jaguar’ın 202 bin Euro’luk son modellerinden XKR 5.0... Yine 210 bin Euro’luk fiyatıyla Jaguar’ın en pahalı modeli olarak gösterilen XS ve dört Ferrari de garajda.

İzleyicileri her bölümde ters köşe bir son bekliyor
SERKAN ALTUNORAK

Nasıl bir karakter canlandırıyorsunuz?
- Tarık ailenin en büyük oğlu. Babası vefat ediyor ve ailenin sorumluluğu ona kalıyor. Şimdiye kadar televizyonda oynamadığım, zamanla keşfedeceğiniz bir karakter. Her bölümde izleyicileri ters köşe bir son bekliyor.
Dizide yeğeninizin striptiz yapması sizi delirtiyor. Kızı adeta parçalıyorsunuz. Özelinizde de böyle misiniz?
- DOT Tiyatrosu’nda oynadığım için şiddet, üstüne kafa patlattığım bir konu. Fiziksel şiddetin çözüme yönelik olmadığını düşünüyorum. Ama şiddet sadece fiziksel olmaz, fikir ve sansürle de şiddette bulunabilirsin, her türlüsüne karşıyım.
Dizide görkemli bir hayat sürüyorsunuz. Lüksü seven biri misiniz?
- Herkes gibi kendi standartlarım içinde lüksüm var. Ama öyle beş arabam, dört evim falan yok. Kendime göre mütevazı bir hayat yaşıyorum.
Nasıl bir ailede yetiştiniz?
- Orta halli. Babam devlet memuru, annem dekoratör. Bir erkek kardeşim var. New York’ta okudu ve yaşıyor. Sakin bir çocuktum. Sokaklarda oynayıp yaramazlık yapmazdım.
Oyunculuk hangi noktada kanınıza girdi?
- Ailemde bu meslekle uğraşan kimse olmamasına rağmen içimde oyunculuk hep oldu. Ama bunun meşhur olma isteğiyle alakası yok. Sadece derdi olan biriyim ve en iyi böyle anlatacağıma karar verdim. Hacettepe’de konservatuvara girdim. Sonra meslekle ilgili daha çok deneyim sahibi olmak ve teknik tarafını öğrenmek için ABD’ye gittim. Ama devalüasyon ve babamın rahatsızlığı yüzünden geri döndüm.
Orası size Türkiye’den farklı ne öğretti?
- Teknik olarak bir sürü şey. Ama en önemlisi, döndüğümde İstanbul kucağını açmış bekliyor sanıyordum. Çok uzun süre bir şey olmadı. Dublaj yaparak geçiniyordum. Eczacılık yapıp bir yandan cast ajanslarında iş arayanlardan olmak istemiyordum. Kendi yolumu buldum. İnsanlarla tanışmaya başladım. İki sene bağlantılar kurdum. Kanal yöneticilerine kadar pek çok kişinin kapısını çalıp kendimi anlattım. ABD’deki yaşam mücadelem buradaki işlerimi kolaylaştırdı.
ABD’de nasıl bir mücadeleniz oldu?
- Okumak için ayakkabılarımı sattığım yazıldı. Öyle bir şey yok. Soho’da iyi bir ayakkabıcıda bir buçuk yıl çalıştım. Hem okumak hem çalışmak zor süreçti.
Küçüklüğünüzden beri böyle beğenilen biri miydiniz?
- Evet. Hep okulun en popüler çocuğuydum. Ama bunu hiçbir zaman kullanmadım. Umrumda da olmazdı. Ayrıca iletişimi rahat bir insanım. Mesafelerim yoktur.
Hiç fiziğinizle rol kaptığınızı düşündünüz mü?
- Hayır. O kadar yakışıklı bir adam olduğumu da düşünmüyorum.
Çapkın mısınız?
- Çapkınlık mesai ve zeka gerektiriyor. Ben enerjimi başka şeylere yönlendirmeyi seviyorum.
Aşka mı?
- Bir ilişkim var. Çok da güzel gidiyor. Ama aşk nereden baktığınıza bağlı. Herkes için değişir. İki günlük heyecan peşinde değilim.
Peki Ahu Yağtu’yla yaşadığınız tam olarak ne?
- Çok güzel bir arkadaşlığım ve ilişkim var. Daha yeni başlıyor ve birbirimizi tanıyoruz.

Bazen güzelim bazen çirkin bu bir oyuncu için avantaj
SELİN DEMİRATAR

Miss Globe sonrası oyunculuğa nasıl başladınız?
- Aslında oyunculuk yarışmadan sonra başlamadı. Babam memur olduğu için çok yer gezdim. Çevre edinmek için Antalya’da Belediye Tiyatrosu’na gittim. Oyunculukta kendimi daha iyi ifade ettiğimi hissedip devam ettim.
Nasıl tanındınız?
- Abdullah Oğuz’la iki reklam çektim. Sonra diziler birbirini takip etti.
Şüphe’deki karakterinizin diğer rollerinizden farkı ne?
- Zamanla gelişen bir çizgisi var. Sıradan bir hayattan, entrikaların olduğu güçlü bir aileye giriyor. Biraz dedektifçilik oynayarak bu oyunu kazanmaya çalışıyor.
Neredeyse her hafta yeni bir dizi başlıyor. Şüphe’nin farkı ne?
- Hikayemiz bir bulmaca gibi. Bir sürü karakter var. Bu karakterlerden hangisi katil durumu da var.
Dizinin görkemi sizi nasıl etkiliyor?
- Gerçeğe yakın bir prodüksiyon çok önemli. “Mış” gibi yapmıyoruz. Her şey gerçek.
Osman Sınav sizin için “Hüzünlü bakıyor” demiş. Hüzünlü bir kadın mısınız?
- Daha önce canlandırdığım rolün etkisiyle söylemiş olabilir. Kendimi ne hüzünlü ne de soğuk buluyorum. Aslında çok komiğim. Hayatla eğleniyorum. Herkesin korktuğu pek çok şeyden korkmam.
Ne gibi?
- Formula alanında hızlı araba kullanabilirim. Ata binerim. Hep farklı şeyleri deniyorum. Hayatta hiçbir şey için, ‘es geçtim’ demek istemiyorum...
Güzellikle ilişkiniz nasıl? Kimi sizi çok beğeniyor, kimi tersini düşünüyor...
- Ben de onlar gibi düşünüyorum. Kendimi bazen güzel, bazen çirkin bir kadın olarak görüyorum. Bir oyuncu için de bunun bir dezavantaj olmadığını düşünüyorum.

Tepki için striptiz yapmam
MÜGE BOZ

Bu projeden önce birkaç dizide yan rollerde oynadım. Bu ana kadroda bulunduğum ilk iş. Kamera arkasında çalıştım. Fotoğrafçılık eğitimi aldım. Reklamlardan teklif gelince oyunculuğa başladım. Reklamların ardından bu proje geldi. Meltem karakteri ailenin çılgın ve hareketli torunu. 10 yaşında anne babasını kaybediyor. Bu üzüntüsünü örtmek için fevri hareketler yapıyor. Striptiz sahnesinde zorlanmadım. Koreografımızla bir saat çalıştım. Zaten dans yeteneğim vardı. Ama ben tepkimi dışa vurmak için striptiz yapmazdım. Partilerde çılgınlıklar yapmak yerine doğada bulunmayı seviyorum.

Merak duygusunu cezbedecek
UĞUR KARABULUT

Cüneyt bu ailede büyümüş. Üvey babasının illegal işlerinden dolayı sırtını aileye dönmüş bir karakter. Daha önce reklam filmlerinde oynadım. İlk dizi deneyimim. Bu dizideki karakterler hakkındaki görüşleriniz zaman içinde değişecek ve merak duygunuzu sürekli canlı tutacak.

Aksesuvar ve ev hoşuma gidiyor
BURCU KUTLUK

Tarık’ın eşi Serap Kutlu karakterini canlandırıyorum. Dizideki şatafat bazen kendimi yabancı hissettiriyor. Benim için pahalı bir mücevher için çok çalışmak gerekiyor ama bu karakter için kolay ulaşılır şeyler. Ama bu evde bu aksesuvarlarla çekim yapmak hoşuma gidiyor.

Bıyıklarım kaldı
İSMAİL HACIOĞLU

Karakterim Aziz Kutlu, hayatı boyunca zenginliğin keyfini çıkarmış bir adam. Psikiyatr ve kendine has bir cam evde yaşıyor. Biraz da takıntılı. 13 bölümün hazır olması, sürekli erkek hikayelerinin işlendiği bir ortamda kadın hikayesi işlenmesi ve Abdullah Oğuz’un çekmesi beni etkiledi. Çakal filmi için bıyık bırakmıştım. Bu karaktere de uyum sağladığı için bıyıklarım kaldı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle