GeriKelebek Monet’nin nilüferleri Boğaz’da açacak
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Monet’nin nilüferleri Boğaz’da açacak

Monet’nin nilüferleri Boğaz’da açacak
refid:21484063 ilişkili resim dosyası

Sakıp Sabancı Müzesi ünlü Fransız ressam Claude Monet’nin eserlerinden oluşan bir sergiye ev sahipliği yapacak. 8 Ekim’de açılacak olan ve ‘Monet’nin Bahçesi’ adını taşıyan sergide izlenimcilik akımının kurucusu Monet’nin özellikle Giverny’deki köy evinde yaptığı eserleri yer alıyor.

Resim sanatının dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki izleyiciyle buluşturan Sabancı Müzesi bu kez izlenimcilik (empresyonizm) akımını başlatan Claude Monet’nin eserlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9 Ekim 2012 - 6 Ocak 2013 tarihleri arasında açık kalacak ‘Monet’nin Bahçesi’ adlı sergi, “Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum” diyen Monet’nin kendi elleriyle yarattığı ve yaşamının son 30 yılını geçirdiği, resimlerinin ilham kaynağı Giverny Bahçesi’yle aile yaşamına odaklanıyor.

Dünyanın sayılı müzelerinde eserleri bulunan Monet’nin eşyası ve en çok eseri Paris’teki Marmottan Monet Müzesi’nde bulunuyor. Monet’nin oğlu Michael Monet, 1966 yılında Giverny’deki evi Fransız Güzel Sanatlar Akedemisi’ne, babasından kalan resimleriyse Mermottan Monet Müzesi’ne bağışlamış. Michael Monet’nin bu bağışının ardında yatan nedense, babasının akıma adını veren ‘İzlenim: Gün Doğumu’ adlı tablosunun da burada olması. Mermotam Monet Müzesi ve Fransız Akademisi’nin yurt dışında açtıkları ilk büyük sergi, ‘Monet’nin Bahçesi’. Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer daha önce açtıkları Picasso, Rodin, Dali, Rembrand ve Çağdaşları gibi sergilerin kendilerine referans olduğunu, oldukça tutucu olan Fransız Akademisi’nin bu sayede eserlerin yurt dışına çıkmasına izin verdiğini söylüyor. ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi İstanbul’dan sonra Avustralya ve Çin’e de gidecek.

/images/100/0x0/55eae922f018fbb8f89e8cc4
İşte o bahçe

Şehir hayatından uzaklaşmak isteyen Claude Monet, 1883 yılında Paris’in 80 km. dışında, Seine Nehri’ne kıyısı bulunan Giverny Köyü’ne taşındı. Böylece resimlerinin odağını oluşturan doğa ve çiçek figürlerinin kalbinde, ailesiyle birlikte yaşayacağı bir mekânı yaratma imkânı buldu. Eşi Camille ve iki çocuğuyla Giverny’e yerleşen Monet, karısının ölümünden sonra ünlü koleksiyoner Ernest Hoschede’nin karısı Alice ve altı çocuğuyla birlikte aynı evde yaşamaya başladı. Monet ve Alice, Ernest Hoschede’nin ölümünden sonra evlendi. Monet, 5 Aralık 1926’da resimlerinin ilham kaynağı olan ve her bir çiçeğiyle tek tek ilgilendiği bahçesinde hayata veda etti.

  • Monet’nin Bahçesi toplam 4.5 hektar (45 dönüm) olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Evin hemen önündeki çiçek bahçesi ve onu takip eden su bahçesi.
  • Monet su bahçesine bir japon köprüsü yaptırmış ve salkımlarla sardırmış.
  • Su bahçesine diktiği salkım söğütler ve nilüferler resimlerinde en çok kullandığı modelleri oldu. Zaten bahçesini de tuvali gibi tasarlardı.
  • Gün ışığının her anını, çiçeklerin üzerindeki yansımalarını yakalamak için tekerlekli bir arabada 6-7 tablo birden taşırdı. Gün ışığının eğimine göre yaptığı tabloyu değiştirirdi.
  • Resimlerinde de kullandığı yeşil kayığıyla, yapacağı resme göre nilüferlerin konumunu değiştirirdi.
  • Çocukları çok severdi ama gözü gibi baktığı bahçesinde oynamalarını asla istemezdi.
  • Şu anda bahçenin bakımını yapmak üzere 10 kadrolu bahçıvan çalışıyor. Yaz döneminde gelen stajyerler hariç.
  • Giverny’deki Monet Bahçesi’ni yılda 600 bin kişi geziyor.

İzlenimciliğe adını verdi

Claude Monet, 14 Kasım 1840’da Fransa’da doğdu. İzlenimcilik akımı adını, resimde doğa algısını ifade etme felsefesinin en istikrarlı uygulayıcısı olan Monet’nin ‘İzlenim: Gün Doğumu’ adlı eserinden alır. Monet’den sonra izlenimciler de geleneksel konulardan uzaklaşarak, ışık üzerinde dururlar. Özellikle günün değişik saatlerinde oluşan farklı ışık değerlerini yakalamaya çalışırlar.

Masayı da ışığa göre kurarmış

Claude Monet’nin evlendiği ikinci eşi Alice’in ilk evliliğinden olan üvey torunu Philippe Piguet ailenin hayattaki son temsilcisi. Kendisi de sanat tarihçisi ve küratör olan Piguette ünlü resamın tam bir gurme olduğunu söylüyor. Giverny’deki evde büyüyen annesinin anlattıklarına göre Monet dostlarını masasında ağırlamayı çok severmiş. Ancak yemeğe çağırdığı kişilerin tam zamanında gelebilmeleri için özelikle trenle seyahat etmelerini istermiş. Çünkü yemek masasını hazırlarken adeta tablolarındaki gibi ışığın masaya yansımasını hesaplarmış.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle