GeriKelebek MEDYADAN : Magazin vs
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEDYADAN : Magazin vs

Turist bekliyorlar diye bir dizi kıç - Bu ne biçim diyet Serdar Abi - Onlara celebrity derlermiş - Bulunmaz Hint kumaşı mankenimiz - Atatürk rüyasına giriyormuş (İsmet Solak değil, bir oyuncu) - Kök hücre bankada, diyordu haber - Hülya Avşar buralara nasıl gelmiş - Ben size bu Beckham için ‘seksüel ama metro değil’ demiyor muyum - Dekolde dersi/2 - Erol Büyükburç evlenmiş vs

 

Vatan, 2 Nisan

Haberin başlığı: “Hülya Avşar’ın Sarıyer’deki komşusuyla başı dertten kurtulmuyor

Okşan Soydan soruyor: Siz bu başlığı okuyunca ne anlıyorsunuz?

Komşu başına bela olmuş, Hülya Avşar’ı rahatsız ediyor, hakkına tecavüz ediyor, hakaret ediyor vs değil mi?

Ama haber öyle demiyor. Tam tersi. Hülya Avşar ağaçları kestirmiş, (bilirkişi raporuyla da tespit edildiği gibi) komşuların hakkına, mahallenin arazisine tecavüz etmiş... Yani “Sarıyer’deki komşu” mağdur durumda!

Okşan Soydan yine soruyor, “Konu niye tersine çevriliyor? Hülya Avşar Kanal D’de program yapıyor, Kelebek’te yazıyor diye Doğan Grubu tarafından kayrılıyor mu? ‘Tarafsız gazete’ Vatan niye gerçeği tersyüz ediyor?”

Doğan Grubu ile bu haberin ilişkisini çözemesem de, Soydan’a hak veriyorum ben de...


*

ELALEMİN KADINI O... ÇÜNKÜ

Şok, 7 Nisan

Ailenizin namusundan sorumlu gazetemizin 11.sayfasında, yanda gördüğünüz fotoğraf kullanılmış.

Haberin başlığı: TURİST BEKLİYORLAR

Resimaltı: Naurulu kızlar ülkelerine gelen erkeklere son derece sıcak davranmalarıyla tanınıyor.

Bir yabancı gazete böyle 5-10 Türk kızının kıçını dönmüş fotoğrafını bassa, altına da “Turistleri bekliyorlar. Türk kızlar ülkelerine gelen erkeklere son derece sıcak davranmalarıyla tanınıyor” dese, ağzınızdan köpükler gelirdi alimallah!


*

MONŞER DİYETİ

Hürriyetim, 7 Nisan

Atacan yine mesajına “Kabus dolu haftalar seninle olsun” diye girmiş. (Kendisi benim Kanada Kâbusum olur efendim!)

Hürriyetimin'in Çarşamba günkü ana sayfasında “Dondurmalı diyet listesi” başlıklı bir haber ilişti gözüme diyor. Diyet listesi değil, hayat dersi mubarek! Aynen aktarıyorum.

“Belli besinleri belli miktarlarda tükettiğiniz zaman kalori problemi de kendiliğinden çözümlenecektir. Diyelim ki, siz kararınızı verdiniz ve 'Yaşamak İçin Ye' programını uygulayacaksınız. Ama evinizde, aynı sofrada buluştuğunuz aile bireylerini de sağlıklı beslenmeye zorlamaya hakkınız yok. 'Her koyun kendi bacağından asılır' sözünü unutmayın. Ev halkına bir diktatör gibi baskı yapmanız doğru değil. Sadece ne yapmaya karar verdiğinizi ve bunu niçin yapmak istediğinizi açıklayın. Ev halkının da size anlayış göstereceğinden emin olabilirsiniz.”

Ayrıca (...) yani çok özür dilerim abi ama, güzelim Türk mutfağı dururken, dünyanın bayıldığı Türk yemekleri dururken, sırf orijinallik ve özenti diye, “diyet programı” adı altında abuk sabuk yemekler önermeye ne gerek var?

Buyur abi sana diyet programından bir iki yemek...

Nohutlu, bezelyeli salata (taze limon ya da portakal suyu sıkılmış)
Salata (Dilimlenmiş portakal ve 2 yemek kaşığı ayçekirdeği konulmuş)
Lahana (Sarmısak tozu eklenmiş, buharda pişirilmiş - Not: Sarımsak koymak olmaz illa tozu olacak)
Evde yapılmış ekmek (tam buğdaydan yapılmış, elma katılmış)
Meşe palamudu ezmesi
Portakal ezmesi (bulunursa mango üzerine)
30 gram ezilmiş ceviz
Kıymalı köfte (Bi de kıymasız köfte var biliyosun!)
Buharda pişirilmiş çalı fasulyesi

Off ki off:))

Hakikaten of be Atacan!


*

VAT DU YU SEY?

Vatan, 5 Nisan

Magazin sayfasında bir haber: Seslendirme sanatçılarına reklam başına 200 milyon veriliyormuş, ama tabii tanınmış, önemli isimlerse bu rakam 10 bin dolara kadar (Haluk Bilginer) çıkıyormuş.

Haberden bir cümle:

Dublaj sektöründe çok ünlü sesler ‘celebrity’ diye adlandırılıyor.”

Yesitiz!


*

BULUNMAZ HİNT KUMAŞI

Sabah’la Günaydın, 5 Nisan

“Seksi manken” Aysu Baceoğlu “kendini seksi, güzel ve başarılı bulduğunu belirterek ‘Bulunmaz Hint kumaşı gibiyim. Türkiye’de en çok iş yapan ve konuşulan (marifete gel!) birkaç mankenden biriyim” demiş.

Sözlük: “Bulunmaz (Bursa veya) Hint kumaşı : “Az bulunan, kıymetli bir şey değil ya!” manasına deyim.”


*

MUSTAFA KEMAL’İ OYNAMAK ZOR İŞ

Gazeteler, 8 Nisan

28 yaşındaki oyuncu Serdar Orçin, Candan Can Koparmak adlı oyunda Mustafa Kemal’i canlandıracakmış. Diyor ki “Çok heyecanlanıyorum, Atatürk rüyalarıma giriyor.”

Muhtemelen “Uzaktan yakından bana benzemiyorsun a çocuk, sakın beni oynamaya kalkma!” demek için giriyordur rüyasına...

(Fotoğraf için giriş sayfasına bakınız. Teknik olarak burada iki fotoğraf kullanamıyorum.)


*

MUTFAKLARDA ADAM YOK MU?

Sabah, 8 Nisan

Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinin ¼ sayfa üst manteşi: KÖK HÜCRE BANKADA

Merakla okuyorum haberi.

Ebru Şallı bir aylık bebeğe Beren’in göbek bağından alınan kök hücreyi dondurttu.”

Allah sizi kahretsin!


*

HAKİKATEN YANİ...

Milliyet, 11 Nisan

Bugüne kadarki soyunma ve sevişme sahnelerinin hiç birinden pişmanlık duymuyorum. O sahnelerde de yarım straplez giyip yatağa girdim. Öpüşme sahnelerinde de oynadım. İyi ki bunları yapmışım ki, bugünlere geldim.” Hülya Avşar

Biz de buralara nasıl geldi diyorduk.


*

SEKSÜEL AMA METRO DEĞİL...

Hürriyet, 11 Nisan

Eski asistanı Rebecca Loos (adlı kadın), Real Madrid’li oyuncu David Beckham’la olan yatak maceralarını News of the World gazetesine 300 bin Sterlin’e yani 730 milyar TL’ye satmış.

Demek ki adamın şeyi bile, yani maceraları bile bir servet kazandırıyor.

Eski asistanı Loos’un bir sözü dikkatimi çekti:

Beckham biseksüel hikayelerden çok etkileniyordu... Bazen erkekler hakkında da konuşurduk. Çekici bulduğu farklı erkeklerden de bahsederdi.”

Ben size “Bu Beckham bir seksüel ama metroseksüel değil” demiyor muyum!

Gerçi kadın “Sözleri eşcinsel anlamda değildi” diyor ama...

Ben pek ikna olmadım!


*

KİMİ KANDIRIYORLAR

Star-Box-Magazin vs, 11 Nisan

İlavenin manşetinde Hülya jönünü buldu diye bir haber, Hülya Avşar’ın İstanbul’un yeni Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Tarık Akan ile iki kare fotoğrafı.

Yüzü, kolları kapkara güneş yanığı.

Sadece Avşar değil, böyle çok şarkıcı, türkücü hatta meşhur gazeteci var kış ortasında yanık suratla gezen.

Bana sahtekarlıkmış gibi geliyor.

(Bu kadar Hülya Avşar haberi kasıtlı gibi oldu ama, değil... Gazetelerdeki iki magazin haberinden biri Avşar olunca...)


*

DEKOLTE DERSİ / 2

Takvim-Pazar, 11 Nisan

Dekolte bir hastalık, diyor magazin ilavesinin manşeti.

Bir psikiyatra sormuşlar, “Aşırı dekolte tercihinin altında ruhsal ve cinsel doyumsuzluk, tatminsizlik, boşluk hissi, sevgi ve ilgi arayışı, aileden yeterli şefkat görülmemesi gibi nedenler yatabilir” diyor.

(Bir sürü laf etmiş doktor, ama asıl söylemesi gerekeni söylememiş: (1) ‘Aşırı dekolte’ merakının alında histeri yatar (2) Histeri değilse eğer, kadınlar mallarını vitrine çıkarıyor bu yolla...)

Haberde, “dekolte tutkunu” diye nedense, 5 kadının fotoğrafını kullanmışlar:

Yeliz Yeşilmen : ... süper mini kıyafetleri çok seviyor
Çağla Şıkel : ... verdiği frikiklerle gündemde
Pınar Altuğ : Kıyafetlerinde göğüs dekoltesi kullanıyor
Deniz Seki : Her fırsatta bacaklarını göstermekten çekinmiyor
Hande Ataizi : ... Hatta ünlü sanatçıyı giyinik görmek neredeyse imkansız.

Benim itirazım yine aynı...

Dekolte diye mini eteğe, yırtmaçtan görünen bacağa, dışarı taşan memeye demezler. Dekolte diye omuzları, sırtı ve boynu açıkta bırakan elbiseye, böyle bir elbiseden görünen omuzlara, sırta veya boyna derler.

Ama sizin için çok karışık, biliyorum!


*

GALA’DAN

Gala, 11 Nisan

Hürriyet’in magazin ilavesi Gala’yı atlamayalım.

(1) Huysuz Virjin bir program çekiminde Vaçe adlı bir şarkıcıyla kavga etmiş. Adamın kafasına artık neyle vurduysa, hastaneye götürüp üç dikiş atmışlar.

(2) Maliye Emel Müftüoğlu’nun ayakkabılarını “takibe almış.” Bir rjportajında “150 çift ayakkabım var” deyince, Maliye’den bir yazı gelmiş “Siz mi gelirsiniz, biz mi gelelim” diye.

(Aynı gün Hürriyet’te bir haber vardı. Türkiye’de 45 ‘ünlünün’ Hummer’ı varmış. - Ünlüleri bir görseniz ! - Maliye ayakkabının peşine düşeceğine, Hummer alanlar vergi ödemiş mi, ona baksa ya.)

(3) Gala’da haftanın röportajı, “Cemiyet hayatının ünlü simalarından” Gül Ergi adlı bir hanımla, Maçka’daki evinde “gerçekleştirilmiş.” (Iyyyy) Bu hanımın tam 10 kare fotoğrafı var, 10’unda da 10 ayrı elbiseyle... Demek ki hiç üşenmemiş, röportaj sırasında 10 kere kıyafet değiştirmiş. (Röportajı yapan gazeteciler de iyi sabırlıymış vallaha.)


*

ELDEN VERMİŞ MAGANDA !

Posta, 10 Nisan

Olur Böyle Vakalar köşesinde Uğur Soysal, Arte Çelik adlı “sosyetik hanımı” eleştiriyor.

Arte Çelik, İsmail Acar’ın sergi açılışına kucak dolusu davetiyeyle gelmiş. 15 Nisan’da açacağı mağazanın açılış davetiyesini tanıdıklarına elden teslim etmiş. Köşenin sahibi “Artı Hanım, bu ülkede posta ve kurya var!!!” diyerek eleştiriyor. A be Uğur, bizim memlekette nişan gibi, düğün gibi, böyle özel kokteyl gibi davetiyeleri, mümkünse evine kadar götürüp elden teslim etmek nezaket gereğidir. Hiç mi duymadın?


*

SPONSORLU DÜĞÜN

DB Tercüman, 10 Nisan

Erol Büyükburç evlenmiş.

Yahu ben bildim bileli sahnededir Erol Büyükburç. Yani yaşı epey bir vardır. “Bu yaşta yeni bir evlilik yapmış, vallahi helâl olsun!” derken, haberin dibindeki detayı okudum: Düğünü ve balayını bir sponsor firma destekliyormuş.

E biraz destek iyi olur tabii ki...

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle