GeriKelebek MEDYADAN : Magazin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEDYADAN : Magazin

2004 yılında beni ben yapan insancıllığımdan, hak edenlere karşı vaz geçmeyeceğim! demiş - Vedetlerden medet ummak - Dekoratif Cansız Manken - Haldun Dormen, Popstar hakkında konuşmuş - Bayhan ile Erdoğan’ın ortak noktası - Tuğba Özay’ın sesi tam La’ya oturuyormuş - Fotomodel-oyuncu başka bir boyuta geçmiş - Dustin Hoffman bekaretini 25 yaşında kaybetmiş ya... - Kızı kaçırmışlar ama ailesi iade kabul etmiyormuş - Tatlıses’e neden suikast yapmazlar - Normal merdiven çuvala mı girdi?

Gala, 4 Ocak

Sema Denker’in göbekçi Tanyeli ile yaptığı röportajdan alıntılar; tabii ki sözler Tanyeli’ne ait.

2004 yılında beni ben yapan insancıllığımdan, hak edenlere karşı vaz geçmeyeceğim!”

Mevkinin, ünvanın çok geçici olduğunu ama şöhretin ölünceye kadar sürdüğünü anladım.”

Yıllardan beri ilkem olan taş atana gül at felsefemden bu yıl vaz geçtim... Evrenin bolluğunu ve güzelliğini keşfettim. Yaşadığım acılara artık kendimi üzmüyorum ve yormuyorum. Karşımdaki kim olursa olsun, artık hiçbir şey umurumda değil... çünkü herkese verilecek bir cevabım var.”

Son birkaç aydır, içimin dışa yansımasını gerçekleştiriyorum.”

Şimdi ölsem ve beni yaksalar, her külümden dünya starı bir dansöz çıkar.”

”... Avustralya’da Hükümet üniversite bitirdiğim için değil, sanatımdan dolayı bana ‘özel oturum hakkı’ verdi.”

”... Ve yeniden ilkemi buldum: Doğrul, devril ama eğilme! Seslen, uslan ama yaslanma!”

MUH-TE-ŞEM !


*

VEDETLERDEN MEDET UMMAK

Radikal, 31 Aralık

Hızır Tüzel, bir zamanların “menşuuuur” dansözü Prenses Banu ile “ropörtej” yapmış. Banu Hanım, aslında Türkiye’den önce Avrupa’da meşhur olduğunu, en büyük gece kulüplerinde, müzikhollerde felan dans ettiğini anlatırken diyor ki:

Bir yılda Avrupa’da vedet oldum!”

“Vedet” Fransızca “vedette”in (vödet diye okunur) prensesler arasındaki söylenişidir. Zahir!..


*

CANSIZ MANKEN DEKORATİF OLUR

Radikal, 30 Aralık

Hakkı Devrim’in Cihannüma köşesinden bir alıntı:

"Aynı gün aynı gazetede «ünlü manken» Vahe Kılıçarslan'dan da övgüyle söz ediliyordu. Ünlü manken Dekoraktif adlı programın sunucusu olmuş. Merak bu ya, seyrettim. Vahe ile misafiri İpek Tanrıyar arasında «Son derece keyifli ve sıcak bir sohbet izleyeceksiniz» deniyordu yazıda. En kısa ifadesiyle şunu söyleyebilirim:

- Bu genç adam manken olarak, değil konuşmak, hareket bile etmeden heykel taklidi yapmakla ün kazanmıştı. Ve o rolde daha iyiydi doğrusu."

İlahi Hakkı Bey, “décoratif” kelimesinin Fransızca’da gerçek anlamı “dekorasyonla ilgili” ise, mecazi anlamı da şöyle: “Sadece eli yüzü, fiziği düzgün olduğu için davet edilen, orada bulunan.”

Cansız Manken’in “dekoratif” olmasından tabii ne var?


*

BİNDİRMİŞ

DB Tercüman, 31 Aralık

Şebnem ile Can Cana adlı köşede, tiyatrocu Haldun Dormen ile yapılmış bir röportaj okudum.

Dormen, malum Popstar adlı yarışma programının sunuculuğunu yapıyor, diyor ki:

Serkül’ün (hani engelli bir yarışmacı vardı) elendiğine memnun oldum. Jüriye kafa tutuyordu. Şımaranlara tahammülüm yoktur. Seyirci karşısında ‘popstar’ havalarına girdi. Aslında o çocuğu da anlıyorum. İnsanların ona acıdığını biliyor. Bundan dolayı da kompleksleri var.”

“Sabıkalı” yarışmacı Bayhan hakkında da şöyle diyor:

Bayhan’ın söylediği şarkının bir kelimesini bile anlamıyorum. Katil olduğuna şaşırdım çünkü o kadar sakin ki. Benimle ilişkisi de öyle. Herkesle dost geçiniyor. Halbuki gözlerinden manyaklık okunuyor.”

 

*

HAPSE GİRENE OY VERMEK ADETTENDİR

DB Tercüman, 31 Aralık

Aynı gazetenin bir diğer haberine göre, İngiliz gazetesi The Times da bu Bayhan’dan bahsetmiş, “Türkiye’de meşhur olmak için cinayet işlemek yeterli bir kriter anlamına geliyor” demiş ve “Cinayet gibi bir suçtan ceza almış birinin halk desteğini alabilmesini eleştirmiş.”

Zavallı The Times, bilmiyor ki bu memlekette, biz hapis yattı diye adamı başbakan bile yaparız!


*

TAM LA’NA OTURMAK ÜZERE

Milliyet, 31 Aralık

Serin Duruş köşesinden bir alıntı.

Murat Birsel, “manken” Tuğba Özay’a sormuş: Peki sizin ses tonunuz ne?

Yani soprano mu, mezzo soprano mu, gibi...

Cevap: Valla la ile mi arasında bir yerde, ama la’ya oturacak gibi gözüküyor.


*

BUNLARI NEREDEN BULUYORLAR?

Sabah, 2 Ocak 2004

Sabah
, sürmanşetten cumartesi günleri parayla satılan ilavesi Şamdan’ı anons ediyor:

Farklı boyuta geçtim

Fotomodel oyuncu Başak Sayan uzun süredir ilk kez Şamdan’a ‘göründü.’ : “Farklı bir boyuta geçtim. Pozitif enerjiyle ilgileniyorum. Böyle daha derin yaşıyorum hayatı. Uçmaya da düşmeye de hazırım. Şizofren bir ruhum var...”

Cumartesi gününü iple çekiyorum vallahi...


*

AAAH AH!

Hürriyet, 3 Ocak

Aktör Dustin Hoffman bekâretini (nedense Hürriyet “bakirliğini” demek ihtiyacı duymuş) 15 yaşındayken “yanlışlıkla” kaybetmiş. Bir yılbaşı davetinde, genç bir kız, karanlık odada 15 yaşındaki Dustin’i, 19 yaşındaki Runnie zannetmiş ve genç adam bekâretini böyle kaybetmiş.

Hoffman bu anısını The New York Daily News gazetesine anlatmış.

Bu haberi okurken, aklıma o muhteşem The Graduate (Aşk Mevsimi) filmi geldi. Hani üniversiteyi yeni bitirip evine dönmüş bir delikanlının (Dustin Hoffman), nişanlısının seksî annesi Mrs.Robinson tarafından baştan çıkarıldığı o müthiş film.

Ve Simon & Garfunkel’in o muhteşem müziği...

O film, “olgun ve tahrik eden” Mrs.Robinson’un genç adamın karşısında ağır ağır soyunuşu, ipeksi kısa kombinezonuyla kalışı, derken naylon çoraplarını seyirciyi deli edecek hareketlerle çıkarıp atışı...

Bütün bir nesli, ne hayallere gark etmişti bu sahne !..


*

İADE ALMIYORLARMIŞ DEMEK Kİ...

Vatan, 4 Ocak

Bu haberi de “magazin alıntısı” olarak kabul ettim, çünkü hadise “sosyetede” cereyan etseydi, gazeteler birbirine girerdi.

İzmir Kınık’ta yaşayan 38 yaşındaki bir baba, 20 yaşındaki oğlu için kız kaçırtmış. İki “kiralık kaçırıcı”ya 2,5 milyar verip, 21 yaşındaki bir kızı ayağına kadar getirtmiş. Ancak oğlu, kendisi için kaçırılan gelin adayını beğenmeyince, kızcağızı evine geri göndermişler.

Kızın ailesi şikayetçi olunca polis topunu içeri atmış.

Haber, ailenin nereli olduğunu söylemiyor.


*

BÜYÜK TERORİST OLMAZSAN, KORKMA...

Gala, 4 Ocak

Gala’da bir haber okurken, kardeşimin şahit olduğu bir konuşmayı hatırladım. Yer Osmanbey, 1970’li seneler...

Dolmuş yolcusu kadın şoföre seslenmiş “Müsait bir yerde inebilir miyim!..”

Ancak şoför hemen durmamış, iki üç yüz metre ötede bırakmış yolcuyu. Kadın kızmış, kapıyı hiddetle vururken, ağır hakaret etmiş şoföre:

- Komonist!

Afallayan şoför, diğer yolculara dönüp sormuş:

- Allah Allaaaah! Karı mı sattık da bize komonist diyor yahu?

Gala’da okuduğum atışma da işte bu kadar mantıklı ve tutarlı.

Seda Sayan’ın, Kanal D’deki programına davetli olan bir “medyum” kehanette bulunmuş:

- İbrahim Tatlıses’e çok büyük bir suikast yapılacak!

Tatlıses’in tepkisi:

- Sanki ben en büyük teröristim de bana suikast yapılacak!

Bitmedi...

- Telefon açıp RTÜK Genel Başkanı’na şikayet ettim...


*

EVİN KAPISI ÇUVALA MI GİRDİ?

Gala, 4 Ocak

Haldun Dormen’in evinde yangın çıkmış. Ocakta parafin eritiyormuş, dolaplar alev almış birden, iki arkadaş, ıslak havlularla filan güç bela söndürmüşler.

Dormen diyor ki, “Beş dakika daha fark etmeseydik, içeride mahsur kalacaktık, çünkü yangın merdiveni mutfakta...”

İlahi Haldun Bey, yangın çıkınca illa yangın merdiveninden kaçılır diye bir kural mı var? Kapıyı açıp, apartmanın merdivenini kullansanıza...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle