GeriMagazin Yılın prensi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yılın prensi

Yılın prensi

Manhunt-Dünyanın En Yakışıklı ve Karizmatik Erkeği Yarışması’nın finali geçen ay Bangkok’da yapıldı. Best Model of Turkey 2017 üçüncüsü Uygar Taze, yarışmada onlarca rakibinin arasından sıyrıldı ve “Yılın Prensi” unvanının yeni sahibi oldu. 19 yaşındaki model ile Türkiye’ye dönüşünde bir araya geldik, hem mutluluğunu paylaştık hem de yarışma sürecini ve değişen hedeflerini konuştuk.

◊ Başarınızı duyduk, sevincinize tanık olduk ama sizi çok da iyi tanımıyoruz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
- 19 yaşındayım. Adana doğumluyum ama Adana’da pek yaşamadım. İstanbul’daydım hep... Ortaokulu Hisar Okulları’nda okudum. Sonra FMV Ayazağa Işık Lisesi’nden mezun oldum. Lise hayatımın bir dönemini değişim öğrencisi olarak Amerika’da geçirdim. Şu an Özyeğin Üniversitesi’nde 2. sınıftayım.

◊ Ne okuyorsunuz?
- İşletme... Aynı zamanda modellik yapıyorum. Hedeflerim arasında oyunculuk da var ama.

◊ Best Model’a katılmak nereden aklınıza geldi?
- Modelliğe her zaman ilgim vardı. Özellikle yurtdışında düzenlenen moda haftalarını izledikçe bu ilgim daha da arttı. Best Model 2016’yı izlerken de “O podyumda olmalıyım” dedim.

◊ Peki yarışma süreciniz... O nasıl gelişti?
- Best Model’a başvurdum. Birkaç ön elemeden geçip finale kaldım. Kıbrıs’taki finalde üçüncü oldum. Ardından Manhunt finalinde ülkemi temsil etmek üzere Tayland’a gittim. Yılın Prensi seçildim.

Yılın prensi



BU DERECEYİ ALMAK İÇİN YAKIŞIKLI OLMAK YETMEZ

◊ Yakışıklı olmak bu yarışmada dereceye girmek için yeterli mi?
- Kesinlikle hayır. Genel kültür, fizik, duruş, asalet, yabancı dil bilmek... Hepsi çok önemli... Bu işi çok iyi bilmeyenler, sadece 2 saatlik bir podyum geçişinden ibaret sanır.
Oysa yarışmanın perde arkasında bir yıllık çok ciddi bir çalışma var. Spor yaptım, beslenme düzenimi değiştirdim, diksiyon eğitimi aldım. Yani bu başarının arkasında büyük bir ekip var.

◊ Sizde dikkatlerini çeken başka ne olmuş olabilir?
- İnsanlarla ilişkim olabilir. Çünkü insanlarla çok iyi anlaşıyordum. Duruşumu hiç bozmadım. Kampta çok çocuklaşan, her şeye sinirlenenler vardı.

◊ Nasıl bir kamp süreci geçirdiniz?
- Yüksek tempolu ama aynı zamanda keyifli bir süreçti. Tayland’a gittik. Hazırlanmak için bir haftamız vardı. Bize şehri gezdirdiler. Beni en çok etkileyen yer ise çocuk esirgeme kurumu oldu. Orada çocuklarla vakit geçirdik, duygusal anlar yaşandı.

◊ Akılda kalan bir anın oldu mu?
- 40 ülke demek 40 farklı kültür demek. Her konuştuğun insanla bambaşka diyaloglar kurabiliyorsun. Benim en çok aklımda kalan bir hafta boyunca Uygar olarak değil, Mr. Turkey olarak çağırılmaktı. Bu çok gurur vericiydi.

YARIŞMADAN SONRA BABAM “KRALIM” DEMEYE BAŞLADI

◊ Dünyanın en yakışıklı ve karizmatik erkeği seçildiniz. Hayatınızda neler değişti o yarışmadan sonra?
- Çok güzel bir unvan aldım ama ben yine aynı benim. Pek bir şey değişmedi. Sadece o yarışmadan sonra sokakta görenler “prens”, babam “kralım” diyor. Menajerim de “ben prens menajeriyim” demeye başladı.

◊ Aileniz nasıl karşıladı?
- Onlar da çok sevindi, gururlandı...

◊ Ailede, başka şov sektöründen isim var mı?
- Yok. Babam bankacı mesela... Ama ailem okulu ön planda tuttuğum sürece beni destekleyeceğini söylüyor.

◊ Derece almadan dönmek sizin için hüsran olur muydu?
- Hayır olmazdı. Hayatımda bir daha yaşayamayacağım bir tecrübeydi sonuçta. Aynı zamanda orada Türkiye’yi temsil ettim, bu ne kadar büyük bir gurur düşünebiliyor musunuz? Tabii biraz üzülebilirdim ama hüsran boyutuna varmazdı yani...

◊ Kazandığınız unvandan sonra hedefleriniz, planlarınız değişti mi?
- Kesinlikle. Bu unvanın hedeflerim üzerinde olumlu etkileri olacak. Ama okulum her zaman ön planda tabii. Önce diploma...

OKUL BİTTİKTEN SONRA MASTER DA YAPACAĞIM

◊ Bu dereceyle birlikte yapımcıların da dikkatini çekmiş olmalısınız. Teklifler gelmeye başladı mı?
- Öncelikle okulu bitirip üstüne master yapmayı planlıyorum. Ama okulla birlikte oyunculuk ve modelliğe de devam etmek gibi bir planım var. Evet, teklifler gelmeye başladı. Yaza doğru bir gençlik dizisinde kendimi gösterebilirim.
Best Model’dan önce 4 ay kadar diksiyon, bir süre de tiyatro eğitimi aldım. Yarışmalar bitti ya, yakında tekrar oyunculuk eğitimlerine başlayacağım.

◊ Best Model, oyunculuğa uzanan yolda önemli bir adım haline geldi, öyle değil mi?
- Erkekler açısından daha da etkili hatta... Tolgahan Sayışman, Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Burak Özçivit, Furkan Palalı... Düzenlenen bir modellik yarışması ama orada kendini gsösteren hep oyuncu oluyor. Benim de hedefim bir gün saydığım bu isimler arasına katılabilmek...

Yılın prensi



AŞK KONUSUNDA BÜYÜK KONUŞMAK İÇİN ÇOK GENCİM

◊ Özel hayatınız ne durumda? Kalbiniz dolu mu?
- Bir kız arkadaşım var. Beraberliğimiz başlayalı bir yıl oldu. Hatta o da geçen sene Best Model’a katılmıştı. Bana bu yolda büyük cesaret verdi diyebilirim.

◊ Aşk sizin için neyi ifade ediyor?
- 19 yaşındayım, aşk konusunda büyük konuşmak için henüz çok gencim.

◊ Sevgiliniz var ama...
- Sevgilim var, onu çok da seviyorum ama aşk çok başka bir şey.

◊ Peki para sizin için ne anlama geliyor?
- Kesinlikle gerekli olan bir şey. Dürüst olayım, modellik bir yere kadar ama özellikle Türkiye’de oyunculukta para var.

FiNAL GECESi  3-4 TANE PiZZA YEDiM

◊ Hayvanlarla aranız iyiymiş duyduğuma göre... Tavşan bile besliyormuşsunuz.
- Evet, hem tavşanım hem de köpeğim var. Hayvanlarla ilgi sosyal sorumluluk projelerinde hep en ön sıralardayım. Hayvanları çok seviyorum. Onları korumakla ilgili her projede aktif olarak görev almaya çalışıyorum. Bu hayvanları biz korumazsak kim koruyacak!

◊ Hobilerinizi sorsam...
- ATV ile off road yapmayı çok seviyorum. Orman havası beni sakinleştiriyor. Aynı zamanda çok da heyecanlı, adrenalini yüksek bir aktivite. Onun dışında spor yapmayı çok seviyorum. Her gün fitness yapıyor ve yüzüyorum. Yediklerime dikkat ederim. Sadece Best Model bittikten sonra beslenme konusunda bir salma oldu (gülüyor). Best Model finalinin ardından, aynı gece 3-4 tane pizza yedim!

◊ Tayland’dayken en çok hangi yemeği özlediniz?
- Her yemeğimizi çok özledim. İlk gün zehirlendim zaten. Ne kadar kötü yemeklerdi anlatamam. İlk gün zehirlenince sonraki gün provalara gidemedim.

◊ Kamp yemeğinden mi zehirlendiniz?
- Yok. İlk gün ben daha geç gitmiştim. Dışarıda yemek yemiştim o yüzden. Bir tek ben zehirlendim ve ertesi gün yataktan kalkamadım.

SPOR VE DÜZENLi BESLENME BAŞARININ ANAHTARI

◊ Ailenizle mi yaşıyorsunuz?
- Sayılmaz... Okulumun yakınında bir eve çıktım. Genellikle hafta içi orada, hafta sonu ailemin yanındayım.

◊ “Hayatımda olmazsa olmaz” dediğiniz şey nedir?
- Spor. Bence spor başarılı bir hayatın anahtarı. Özellikle düzenli beslenmeyle yapıldığı zaman farkı çok net şekilde görebiliyorsunuz. Uykun düzene giriyor. Daha enerjik ve aktif oluyorsun. Yaptığın her işte daha verimli, daha başarılı oluyorsun. Bence bu ikisi birlikte olduğu zaman başarılı ya ulaşmak çok daha kolay.

◊ Sosyal medyada aktif misiniz?
- Olmaya çalışıyorum diyeyim. Ama giderek çok daha aktif olacağıma eminim. Çünkü bu bir gereklilik. Birçok mesaj geliyor, yanıt vermeye çalışıyorum tek tek... Gelen her mesaj için çok teşekkür ederim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle