GeriMagazin Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    16
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Tarkan ve eşi, doğacak çocukları için Londra’daki Harrods mağazasından 17 bin liralık bebek arabası siparişi vermiş. Sizce bu kadar pahalı bebek arabası almak abartılı bir davranış mı, yoksa Tarkan için normal bir durum mu?

ÖMÜR Gedik: Çocuğu için en iyisini istemeyen anne-baba var mı ki! Herkes bütçesine göre yaşıyor hayatını. Tarkan da şu anda hayatının en kıymetlisi olduğunu düşündüğü çocuğu için en iyisini ister. Hakkıdır da.
Ben bunda yanlış bir şey görmüyorum. Parası var ki alıyor. Varken yemese, harcamasa, cimrilik yapsa ben daha çok eleştirirdim. 
Onur Baştürk:
Elbette çocuğun için en güzelini istemek şahane bir şey. Ama 17 bin liralık bebek arabası almak kusura bakmayın da çok manasız.
Ne özelliği olabilir ki o arabanın? Zaten bir süre kullanılıp kaldırılacak. Umarım bu dedikodu doğru değildir. Eğer doğruysa da çok abartılı buldum.
Normal değil.
Cengiz Semercioğlu:
İlk çocuk, ilk heyecan ya o da öğrenecek daha sonra parayı çöpe attığını...
İyi çocuk arabaları zaten pahalı, 4-5 bin liralara alıyorsun ama Tarkan durumu abartmış. Üzerine bir 17 bin lira daha koyup çocuğun ilk otomobilini alsaydı bari, yok artık...

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

HANGİ DEVİRDEYİZ MÜDÜR BEY?

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, Madonna’nın ismiyle bir uyuşturucu maddesi arasındaki benzerlikten yola çıkarak “Madonna’nın albümleri ülkeye sokulmasın” dedi. Nasıl yorumluyorsunuz bu açıklamayı?


Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari


Ömür Gedik: Ben böyle saçmalık duymadım. Önemli makamlarda oturan insanların pot üstüne pot kırdığı bir ülkede yaşar olduk. Kendisinin bu bilimsel açıklamaları (!) hepimizi hayrete düşürdü!
Onur Baştürk: Of yani, güler misin kahkaha mı atarsın? Albüm ülkeye sokulmasın derken CD devri kastediliyor galiba. Dijital dönemde yaşadığımızı ve bu yasak teklifinin imkânsızlığını biri n’olur Müdür Bey'e çıtlatsın arkadaşlar...
Cengiz Semercioğlu: Kaş yaparken göz çıkarmış Adli Tıp Enstitüsü Başkanı, durumu abartmış... Aslında TBMM’deki sunumunda söyledikleri önemli şeyler, “Gençleri denetlememiz lazım, festivallerde neler kullanılıyor bakmamız lazım” diyor... Bizde sigarayla savaş kadar, uyuşturucuyla savaşılmıyor ne yazık ki... Bonzai’ye bile bonzai dememek, uyuşturucuya verilen sempatik isimleri yaygınlaştırmamak lazım...

SAYGISIZLIK MI DEĞİL Mİ?

Cengiz, köşe yazısında “Kaybedenler Kulübü Yolda”nın galasına sarhoş katılan oyuncuları eleştirdi. Onur ise ona “İstedikleri gibi gelirler” diyerek yanıt verdi. Bu “kafası iyi” polemiğini bir kez daha değerlendirelim... 

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Ömür Gedik: Ben Cengiz’le aynı fikirdeyim. Oyuncuların kendi filmlerinin galasına sarhoş gelmeleri, basının karşısına o şekilde çıkmaları, filmle ilgili iki kelime edememeleri yaptıkları işe saygısızlık.
Onur Baştürk:
Sizinle aynı düşünmüyorum. Alkollü gelmek bence filme ya da yaptıkları işe saygısızlık değil. Basının karşısına nasıl çıkmaları gerektiği de onlara kalmış bir şey.
Biz bu konuda ahlak zabıtası olamayız.
Onların tercihi bu. Bence biz nedenine bakmalıyız. Neden bunu tercih ettiklerine odaklanmak bana daha doğru geliyor.
Yoksa isterse amuda kalksınlar galada, bana ne. Ben bu adam neden amuda kalktı acaba, onu merak ederim. Amuda kalkmasını yargılamam. Takıldığım nokta bu...
Cengiz Semercioğlu:
Yazında “Filmin konseptine uygun” demişsin Onur. Filmde bir katili oynasalardı yanmıştık o zaman! Galada bizi mi keseceklerdi? Özel hayatında ne yaparsan yap, kimse karışmaz. Ama bu senin işin.
Yaptığın işe, seyirciye, davetlilere saygın olsun biraz. Filmini anlatmaya dilin dönmüyor, sen bu kadar umursamıyorsan, ben niye gideyim o zaman senin filmine?

BU DA MAHALLE BASKISI

Oktay Kaynarca, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”daki set arkadaşlarıyla gittiği mekândan fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. Fotoğraflardan birinde rakı kadehleri gizlenmişti. Bu durum sosyal medyanın ve Şahan Gökbakar’ın diline düştü. Konsey bu hadiseyi yorumladı...

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Cengiz Semercioğlu:
Sosyal medyada son dönemin modası bu... Herkes rakı bardaklarını, şarap kadehlerini saklama derdinde.
Bu da bir tür mahalle baskısı. İçiyorsan neden görünmemek telaşındasın? Ama bu durum Oktay’ın masası için geçerli değil. O geceden rakılı pek çok fotoğraf ve video paylaşıldı. Buna rağmen tartışılan fotoğrafta kadehlerini neden sakladıklarını hâlâ anlamadım. “Kötü örnek olmayalım” açıklaması bana inandırıcı gelmiyor...
Ömür Gedik: Şahan Gökbakar’ın “Ekibin hepsinin tek kol masa altında. Abiler ablalar rakı içiyorsanız afiyetle için. Kasmayın bu kadar yaa” diye başlayan cümlelerine çok güldüm ben. İyi gözlemlemiş ve inceden göndermesini de yapmış. Diğer yandan bir önceki fotoğrafta içkileri saklama gereği duyulmamış olması ilginç. Onlar da bir çelişki içinde mi yoksa diye düşünmedim değil...
Onur Baştürk:
Sanatçılar yaşam tarzlarını saklama gereği duyuyorsa ya da bunun için ufak çabalar içine giriyorlarsa sanatın özgür olduğundan bahsedilebilir mi?

BU DİZİ BİRİNCİ OLUR

Merakla beklenen “Mehmed Bir Cihan Fatihi” dizisi yarın akşam Kanal D’de başlıyor. Uzun süredir beklenen bu proje hakkında neler söyleyeceksiniz?

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Onur Baştürk:
Bir kere çok büyük bir prodüksiyon bizi bekliyor. Kenan İmirzalıoğlu’nun kendini aştığı bir performans izleyeceğiz.
Yanı sıra uzun süredir heyecanlı bir Osmanlı dönemi dizisi izlemeye hasret kalmıştık, “Mehmed Bir Cihan Fatihi” bu açığı kapatacak.
Ömür Gedik:
Bu kadar pahalı ve üstünde durulan bir dizinin başarısı tüm sektör için önemli.
Hem dünya satışı hem de Türkiye’deki durumu mercek altında olacak. Diziye yapılacak ilk yorumlar ve çarşamba sabahı gelecek reytingleri dört gözle bekliyoruz.
Cengiz Semercioğlu:
Salı akşamı reytinglerde 8-10 bandında üç dizi var; “Kadın”, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” ve “Ufak Tefek Cinayetler” İddiam şu: Mehmed’in 14 civarı reytingle gün birinciliğini alır...

NİHAT BÜYÜKLÜK TASLIYOR

Nihat Doğan’ın “Survivor”dan elendikten sonra yaptığı “Üç televizyon kanalından teklif aldık, her zaman kazanan olacağız” açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Ömür Gedik:
Bu cümleleri bir nevi savunma mekanizması aslında.
Elendi diye kendini kötü hissettiğinden, bu şekilde yeniden iyi hissetmeye çalışıyor. “Yıkılmadım ayaktayım” diyor yani.
Onur Baştürk:
Ömür gibi düşünmüyorum. Çoğul konuşması mütevazı görünme çabası değil, tam aksine büyüklük taslama hali. Ardında sadık bir kitle olduğuna inanıyor.
Ve o yüzden “Biz” diyor Nihat Doğan. “Biz ve bizim gibiler” diyor, “siz ve sizin gibileri ezer geçeriz”. Konuşmasının anlamı bu.
Cengiz Semercioğlu:
Ben “Survivor”ı izlemeyeli yıllar oldu, bu sene de Nihat’ın ne yaptığı, neden elendiği konusunda en ufak bir fikrim yok. Üç televizyon kanalından teklif almıştır doğru, ne de olsa ülkede çok televizyon kanalı var. Ama bir televizyon karakteri olarak ekranda yaptıkları ve yapacakları hiçbir zaman beni heyecanlandırmadı...

HADİSE ÇEKİNDİ Mİ?

Hadise’nin yeni klibinde mont giymesi ve erkek modele yer vermemesi, bir önceki klibine gelen RTÜK cezası nedeniyle çekindiği yorumlarına neden oldu. Sizce bu yorumlarda haklılık payı var mı, yoksa sadece bu klibin konsepti mi böyle? 

Üzerine 17 bin daha koyup ilk otomobilini alsaydı bari

Onur Baştürk:
“Sıfır Tolerans” klibinde başka bir konsept, burada başka bir konsept var.
Mont giydi ve erkek yok diye “Çekindi” demek absürd.
Ama sonraki kliplerinde de “Sıfır Tolerans”taki gibi cesur bir Hadise görmezsek, ancak o zaman bu yorumu yapabiliriz.
Cengiz Semercioğlu:
Ben Hadise’nin bir nevi protestosu olarak gördüm olayı.
“Benim hafiften sutyenimin göründüğü, küvete girdiğim klibi yasaklarsanız, ben de kışlık montların içine girerim böyle...”
Hadise kendi tarzından ne sahnede ne de kliplerinde vazgeçer. Bekleyip görelim derim.
Ömür Gedik:
Ben de çekinme olarak yorumlamadım.
Her klipte erkek manken olacak ya da seksi kıyafetler giyilecek diye bir kural yok.
Ayrıca böyle olunca bir süre sonra sıkıcı ve tekdüze oluyor klipler.
Arada değişiklik iyi gelir diye düşünmüş ve öyle yapmıştır Hadise de. 

DENİZ’E KIZIL YAKIŞMIŞ

“Popstar 2018” başladı, ilk yayında Bülent Ersoy’un ilginç makyajı ve Deniz Seki’nin kızıl saçlı imajı dikkat çekti. Siz nasıl buldunuz bu imajları?


Cengiz Semercioğlu: Deniz Seki’nin “Kızıldeniz” imajını çok sevdim, önümüzdeki günlerde biraz daha zayıflayınca müthiş olacak Deniz. Bülent Ersoy her zamanki gibi, her hafta sürprizleri olacaktır. Ama bu programın en yenilikçi yanı Can Bonomo...
Ömür Gedik: Bülent Ersoy’un makyajına diyecek laf bulamıyorum. Dikkat çekici. Sanki karnavala hazırlanmış gibi. Deniz Seki’ye de kızıl yakışmış. 
Onur Baştürk: Ben de Deniz’in kızıl imajını sevdim. Çok dinamik ve seksi olmuş. Ama Bülent Ersoy her zamanki gibi. Dikkat çekmek için makyaja abanmış. Lakin bu makyajını sıradan buldum bile diyebilirim. Daha çılgın hallerini gördük çünkü.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 Saatte Magazin Gündemi (19.03.2018)İşte son 24 saatte yaşanan magazin olayları...

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle