GeriMagazin Spora vakit bulamayanlar için çözüm: EMS
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Spora vakit bulamayanlar için çözüm: EMS

Spora vakit bulamayanlar için çözüm: EMS
refid:28314999 ilişkili resim dosyası

Krisztina Burmeister, Nivea markasının Türkiye CEO’su olan eşi Wolfgang Haak’ın işi nedeniyle geçen yıl Türkiye’ye taşındı.

Alman vatandaşı Krisztina Burmeister, Nivea markasının Türkiye CEO’su olan eşi Wolfgang Haak’ın işi nedeniyle geçen yıl Türkiye’ye taşındı. Üstelik eli boş gelmedi, yanında bir de “egzersiz sistemi” getirdi! İstanbul’da açtığı Go.Max stüdyolarıyla Avrupa’da giderek yaygınlaşan EMS teknolojisini Türkiye’ye taşıyan Burmeister, “Spor yapmak isteyen ama buna vakit ayıramayanlara etkili çözümler sunuyoruz” diyor.

* Go.Max nedir?

Krisztina Burmeister: Go.max, EMS teknolojisi ile kişisel egzersiz programı sunan bir marka... “Go”, hızı temsil ediyor, “max” de ulaşılabilecek en üst noktayı. Öğrencilerimize, “En iyisini birlikte başaralım” diyoruz. Onlara en kısa sürede en etkili sonuçları almayı vadediyoruz, ismimizle bile!

* EMS nedir peki?

- Elektronik kas uyarı sistemi. Bu, sağlıklı ve güvenli elektrik akımları ile kas kasılmalarının uyarılması esasına dayanan bir sistem. Akımlar, bir aygıt tarafından oluşturuluyor ve elektrotlar aracılığıyla doğrudan kaslara ulaştırılıyor. Stüdyoda aygıtlar vücudunuza bağlanıyor ve siz bu şekilde spor yapıyorsunuz.

* Siz bu sistemi uyguluyor musunuz?

- Tabii ki... Ben spor sırasında hem bedenim, hem ruhum için gerçekten iyi bir şey yaptığımı hissetmek ve keyifli bir deneyim yaşamak istiyorum. Tabii bir de koşuşturmalı şehir hayatında, herkes gibi ben de en kısa zamanda en fazla faydayı almayı amaçlıyorum. EMS, bir kişinin spor salonunda haftada 10-12 saatte tamamlayacağı antrenmanları haftada 1 kez 25 dakikalık antremanla karşılama imkanı sağlıyor. EMS’i ilk denediğim anda, “Aradığım sporu buldum” dedim. Bu, Avrupa’daki her ülkede yaygın bir spor türü. Sadece Almanya’da 700’ün üzerinde merkez var.

* EMS’i Türkiye’ye getirme fikri nasıl ortaya çıktı?

- 1,5 yıl önceydi. İstanbul’a yeni taşınmıştık. Almanya’dayken bu teknolojiyle antrenman yapıyordum ama Türkiye’de bunun çok gelişmediğini gördüm. Bir EMS stüdyosu da bulamadım. Sonunda Türk ortağımla birlikte böyle bir marka yaratmaya karar verdik.

* İlk Go.Max stüdyosunu nerede açtınız?

- Ortaköy’de. Daha sonra Bomonti ve Bağdat Caddesi’nde de şube açtık.

* İlgi nasıl peki, memnun musunuz?

- Çok memnunum hem de. Ama Türkiye’de çok yeni bir teknoloji olduğundan, bizim için şu anda önemli olan bu sistemi insanlara doğru bir şekilde öğretmek.

* Siz uzun zamandır bu sistemle spor yapıyorsunuz, ne gibi faydalarını gördünüz?


- Ben, çok çalışan biriyim ve spora ayıracak öyle çok vaktim yok. Ama bir yandan da fit olmam gerekiyor. Bu açıdan EMS, tam benlik bir sistem. Her antrenmandan sonra kendimi daha güçlü ve yenilenmiş hissediyorum. Eşim de benim gibi düzenli olarak yapıyor. Bu kadar yoğun çalışan herkese de tavsiye ediyoruz.

* Hedefleriniz neler?

- Hedefimiz büyümek. Birçok yerde stüdyo açmak. Hastanelerle de anlaşmalar yapmak istiyoruz. Çünkü bu, fizik tedavide kullanılabilecek bir sistem.

Hüseyin Ural (Spor eğitmeni)
Sahilleri güzelleştirmeye hazırız

* Hüseyin Bey, siz Go.Max stüdyolarında eğitmensiniz. EMS sistemini bir de sizden dinleyebilir miyiz?

- EMS, “electrical muscle stimulation” yani elektrikli kas uyarımı anlamına gelir. Bu, Avrupa’da çok yaygın ve güvenli bir sistem. İnsanlar elektrik dendiği zaman biraz korkuyor, ancak bu korku yersiz. Çünkü elektrik akımı ile kasların çalışması, vücudun kendi prensibi.

* Nasıl yani?

- Normalde de kaslarımızın çalışması için beynimiz tarafından elektrik akımı üretilmesi gerekir. Bu akım, motor sinirler aracılığıyla kaslara ulaşır ve kasların aktivasyonunu sağlar. EMS cihazları da bu prensibi bire bir kopyalar ve bu sayede kaslar dışarıdan daha yoğun uyarılara maruz bırakılır. Kısacası; Go.Max’in kullandığı EMS teknolojisi, vücudun prensibini bire bir kopyalayıp fiziksel kas aktivasyonunu sağlayan bir sistemdir.

* En çok kimler tercih ediyor bu sistemi?

- 16-80 yaş arasında öğrencilerimiz var. Herkesin bize katılma konusundaki motivasyonu farklı. Utangaç insanlar da geliyor, çok fazla kilodan hareket edemeyenler de. İşadamları, kısa vakitte çok hızlı sonuç alabilecekleri için bizi tercih ediyor. Yeni anneler doğum sonrası kilolardan kurtulmak, sırt ağrısı çekenler daha konforlu bir hayata kavuşmak için geliyorlar. Bu arada, deniz sezonu yaklaşıyor. Biz sahilleri güzelleştirmeye de hazırız!

* Peki bu insanlar, istedikleri sonuca ne kadar zamanda ulaşıyorlar?


- Onlar da bunu soruyor. Ben de şunu söylüyorum; “3 ya da 4 seans sonrasında sonuçları fark etmeye başlayabilirsiniz. Ama 8 seanstan sonra gerçekten değişiklik görürsünüz.” Sadece sporla olmaz, beslenmeyi de düzene sokmak lazım. Ben spor hocası olduğum için beslenme konusuna karışmıyorum ama stüdyolarımızda uzmanlarımız var, onlar yardımcı oluyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle