GeriMagazin Setteki adımız ‘ördek ailesi’
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Setteki adımız ‘ördek ailesi’

Setteki adımız  ‘ördek ailesi’
refid:27170103 ilişkili resim dosyası

Evrim Alasya ve Tolga Sarıtaş, “Benim adım Gültepe” dizisinde anne-oğul olarak izleyici karşısına çıkmaya başladı. Aralarındaki uyumdan dolayı sette “ördek ailesi” olarak anılan ikiliyle buluştuk, projenin perde arkasını konuştuk.

Yeni diziniz hayırlı olsun. İlk olarak yolunuzun “Benim Adım Gültepe”yle nasıl kesiştiğini öğrenebilir miyim?
- Evrim Alasya: Çok teşekkürler. Zeynep Günay Tan, deneme çekimi için beni çağırdı. O sırada İzmir’de tatil yapıyordum. Bu iş için tatilimi yarıda kesip İstanbul’a geldim, çekime katıldım. Birkaç gün sonra Zeynep Hoca aradı, Suna karakterini benim oynamamı istediğini söyledi.
- Tolga Sarıtaş: Bir önceki projem yeni bitmişti, tam dinlenme aşamasındaydım ki menajerimden bu dizinin senaryosu geldi. Diziyi Zeynep Hoca’nın çekeceğini duyunca çok heyecanlandım. Senaryoyu okuyunca heyecanım daha da arttı. Hiç düşünmeden projeye dahil oldum.
Farklı zaman dilimlerinde olsa da ikiniz de “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde rol aldınız...
- Evrim Alasya: “Muhteşem Yüzyıl”daki rolüm çok kısaydı, Tolga’nınki gibi uzun soluklu değildi. Ama yine de bu çok güzel bir tesadüf tabii. Sette de elektriğimiz çok tuttu. Hatta sürekli kızımı canlandıran Bige Önal ve Tolga’yla birlikte takılıyoruz, hiç ayrılmıyoruz. Bu yüzden bize “ördek ailesi” demeye başladılar.

MURAT, AMAZON ORTASINA BIRAKILMIŞ CEYLAN GİBİ
Rolünüz üzerinde ne kadar zaman çalıştınız ve özellikle rolün hangi yönlerini ortaya çıkarmak için uğraştınız?
- Evrim Alasya: Karakterimizi çıkarmak, tam anlamıyla oturtmak için Zeynep Hoca bizi Çetin Sarıkartal’a götürdü. Onunla bir ön çalışma yapıp nasıl bir yol izlememiz gerektiğine karar verdik. Bu bizler için çok verimli bir çalışmaydı. Benim canlandırdığım Suna karakteri, hayatını istediği gibi yaşamış bencil bir kadın olarak algılanıyor. Bense faklı düşünüyorum. Suna’yı çok sevdim, onun iyi biri olduğu senaryoyu okudukça anladım. Hayatında karşısına çıkan fırsatları değerlendirmiş; sonuç olarak olmuş ya da olmamış, o tartışılır ama özünde iyi bir kadın. Bunun dışında çok dişi ve güzel bir rol, ben de bu rolü oynadığım için çok keyif alıyorum.
- Tolga Sarıtaş: Murat karakterini incelerken benim için en büyük motivasyon kaynağı, onun hiç bilmediği bir dünyaya gelmiş olmasıydı. Murat, kolejlerde yetişmiş bir çocuk, sınıf ayrımı nedir bilmiyor. Onun için Amazon’un ortasına bırakılmış yavru bir ceylan diyebiliriz! Bunun dışında Murat’ın annesine olan sevgisi de beni gerçekten çok etkiledi.

Murat oldukça sakin ve mantıklı biri, Şehzade Cihangir de öyleydi. Bu tarz rollerin adamı olup çıktınız diyebilir miyiz?
- Tolga Sarıtaş: Her ne kadar farklı kişilikler olsalar da dediğiniz gibi ikisi de yaşına göre çok olgun... Ama Murat dizinin içinde süregelen olaylar doğrultusunda olgunlaşıyor. Yaşıyor, görüyor ve hemen doğrusunu belirliyor.

Peki siz bu kadar sakin ve olgun musunuz?
- Tolga Sarıtaş: Ben de adım atmadan önce üç, dört kere düşünürüm. Mutlaka b, c, d ve e planları yaparım. Hatta arkadaşlarım “Bu kadar düşünme, akışına bırak” derler.
İzleyici sizi izlerken sadece yaşam mücadelesi veren bir aileyi mi görecek, yoksa işin içine aşk gibi farklı durumlar da girecek mi?
- Evrim Alasya: Çok bilgim yok ama aşkı da, mücadeleyi de göreceğiz gibime geliyor.

İSTANBUL’DA HER ŞEYE YENİDEN BAŞLADIM

Dizideki gibi hiç bilmediğiniz bir ortama girip alışmak zorunda kaldığınız oldu mu?
- Evrim Alasya: İzmir’den İstanbul’a ilk geldiğimde çok zorlandım ben de... Hatta iki senede İstanbul’a zor alıştım diyebilirim. Burada kimseyi tanımıyordum, taksiye bindiğimde yol tarif edemiyordum; gerçekten zordu. İstanbul’da her şeye sıfırdan başladım.
Tolga Sarıtaş: Benim böyle bir durumum olmadı. Zaten mahallede top oynayarak büyüdüm. Annem camdan “Yemek hazır, hadi gel artık” diyene kadar eve girmezdim.

Geçen hafta dizinin ilk bölümü yayınlandı. Ne gibi yorumlar ya da tepkiler aldınız?
- Evrim Alasya: İlk bölüm için çok çalıştık, çok emek harcadık... Etraftan da “Kimse oynuyormuş gibi değil, çok doğal” yorumunu fazlasıyla duydum. Zeynep Hoca’yla ilgili “Bir daha başka yönetmenle çalışamayacaksın, çok zorlanacaksın” gibi yorumlar alıyordum. Onunla çalışmaya başladıktan sonra ne demek istediklerini daha iyi anladım. Zeynep Hoca’yla sınırları müthiş derecede zorluyorsunuz ve bundan inanılmaz keyif alıyorsunuz.
- Tolga Sarıtaş: Biz bir yolculuğa çıktık, bu yolculukta kendi adıma çok mutluyum. Benim adıma çok verimli bir süreç diyebilirim. Umarım yolumuz uzun ve güzelliklerle dolu olur.

YENİLENEN İMAJLAR
Murat için biraz imaj değişikliği yaptınız, gözlükle karşımıza çıktınız. Yadırgayanlar oldu mu?
- Tolga Sarıtaş: Önceki projemde fiziksel kusuru olan birini canlandırdığım için beni bu rolde görenler biraz şaşırıyor. Hatta tanımayanlar oluyor. Ama ben halimden çok memnunum.
Siz de rolünüz için saçlarınızı kestirdiniz sanırım...
- Evrim Alasya: Evet saçlarımı kestirdim. Aslında saçlarımı kısaltmıştım ama set günü biraz daha kısaltmam gerektiği söylenince epey kısa oldu. Rolüm ne gerektiriyorsa onu yaparım, benim için sorun olmaz. Suna’nın tarzıyla benim tarzım arasında dağlar var diyebilirim. Suna ne kadar kokoşsa ben o kadar sportifim. Suna kılığındayken aynaya baktığımda kendimi algılamakta güçlük çekiyorum. Beni bu hale getirmek gerçekten büyük başarı (gülüyor).


Yorumları Göster
Yorumları Gizle