GeriMagazin Şarkı seçiminde yanılmam
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şarkı seçiminde yanılmam

Şarkı seçiminde yanılmam
refid:27054643 ilişkili resim dosyası

Yıllardır birçok ünlü sanatçının orkestrasında görev alan, unutulmaz şarkılara aranjör olarak imzasını atan İskender Paydaş, şimdi yeni albümü “Zamansız Şarkılar II”yle müzik severlerin karşısında...

“Zamansız Şarkılar II”yi ne kadar sürede hazırladınız?
- Daha “Zamansız Şarkılar I”i hazırlarken bu albümü üçleme fikri vardı zaten aklımda. Ama ikinci albüm planladığım kadar hızlı tamamlanamadı, 2,5 sene sonra çıkarabildim.

O 2,5 seneyi nasıl geçirdiniz peki?
- Çok yoğun sahne çalışmalarım oldu.

Bu albümde de ilkindeki tadı bulabilecek miyiz?
- Tabii, birinci albümdeki konsepti korumaya özen gösterdim. Sırf bu yüzden iki albümün kapağını da hemen hemen aynı yaptım. Tek farklılık, kapaktaki renkler. Onun dışında, daha önce yapmış olduğum şarkılarımı farklı bir yorum ve aranjmanla yeniden hayata geçirdim. Onları da zamansızlığa taşımak istedim. İlk albümü yaparken bu şarkıların çoğunu belirlemiş, kayıtlarını yapmıştık zaten. Sadece solistler kayda girmemişti.

Peki yeni şarkılar hangileri?
- Tarkan “Hop De”, Nazan Öncel “Zıt Kutuplar” ve Şebnem Ferah “Hep Karanlık” bu albüm için yapılmış şarkılar. Son altı ay çok yoğun bir şekilde hazırlandık. Hedefimiz farklı bir sound yaratmaktı. Bunu bir ara öyle abarttık ki, bir şarkının mix’ini hazırlamak için özel olarak bir mixer bile hazırlandı.

Albümünün ilk klibini Tarkan’ın söylediği “Hop De” şarkısına çektiniz. İkinci klip hangi parçaya gelecek?

- Açıkçası Şebnem Ferah’ın seslendirdiği “Hep Karanlık” şarkısına çekmeyi planlıyoruz. Şebnem şu sıralar Amerika’da, birkaç güne gelecek. Çok fazla arayı açmadan ikinci klibi çekeceğiz.

Şarkı seçiminde yanılmam


ŞARKININ TUTUP TUTMAYACAĞINI ÖNCEDEN BİLİRİM, YANILMAM
“Zamansız Şarkılar” adı altında iki albüm yaptınız. Merak ediyorum; kendi besteleriniz dışında gönlünüzde yatan zamansız şarkı hangisi?
- Aslında çok var. Ama duyduğum ilk günden beri beni etkileyen şarkı, Black’in söylediği “Wonderful Life”tır.

Bir şarkıyı ilk duyduğunuzda ya da kendiniz yazıp tamamladığınızda, “Bu şarkı klasikleşir, zamansız bir şarkı olur” diyor musunuz?
- Evet, bazen bir şarkının çok sevileceğini güçlü bir şekilde hissediyorum. Bazı şarkıların yeri ve kaderi en baştan bellidir. Artık ona kimse dur diyemez. Eğer orasıyla burasıyla oynamaya devam edersen, şarkının karakterini bozarsın. Bu yüzden şarkıyı çocuk gibi
düşünmek, doğup büyümesini izlemek, fazla kurcalamamak lazım.

Yanıldığınız oluyor mu?
- Eskiden ara sıra yanıldığım oluyordu ama o yanılma zaman geçtikçe azaldı.

Çöpe attığınız ya da hâlâ gün yüzüne çıkarmayı içinize sindiremediğiniz şarkılarınız var mı?
- Var, olmaz mı? Tam olarak çöpe attım diyemem ama hâlâ gün yüzüne çıkarmadığım birçok şarkım var. O şarkılar zaman zaman kendini bana hatırlatır. Oturur başına biraz daha kurcalarım.

Bu sene kaç hit’e imza attınız?
- Saymadım açıkçası ama son 7 ay içerisinde 8 tane çalışmam olmuştur herhalde.

Bu durum egonuzu şişiriyor mu?
- Hayır, olması gereken bu diye düşünüyorum. İyi isimlerle iyi işlere imza atıyorum. Karşılık bulacağını hissettiğim şeylerin üzerine gidip onları izleyicilere sunuyorum. Mesela Atiye ile yaptığım “Yetmez”in benim için çok özel bir yeri vardır.

Şarkı seçiminde yanılmam


REKABETE AYIRACAK ZAMANIM YOK
Tekrara düşmemek için neler yapıyorsunuz?

- Müzikte yenilik yapmak ya da kendimi tekrar etmemek adına bilinçli bir arayış içinde değilim. Sadece sanatın farklı dallarından besleniyorum.

Mesela?
- Resme çok meraklıyımdır. Her fırsatta resim sergilerini gezerim. Edebiyat ve sinemaya da çok meraklıyım. Modacıları takip ederim, tasarımlarını incelerim. Felsefeyi seven insanlarla sohbet etmeye bayılırım. Bu alanlar beni yenileyip değiştiriyor. Böylece müziğe farklı bakış açılarıyla yaklaşabiliyorum.

Şarkı seçiminde yanılmam


Aranjörler arasında nasıl bir rekabet var? Perde arkasında bizim bilmediğimiz neler olup bitiyor?

- Bilmem. Ben genelde stüdyodan çıkmıyorum, çıktığımda da sahnede oluyorum. Diğer aranjör arkadaşlarımın da benim gibi bir çalışma temposunda olduğunu biliyorum. Rekabete falan istesek de vakit ayıramayız.

Türkiye’de neden sadece tek bir mega starımız var sizce?
- Tarkan’a bile yıllarca neler yaptılar, neden birkaç tane daha mega starımız olsun ki! Sürekli müziğini gölgelemeye çalıştılar. Bu mutsuzluğu neden başkası da yaşasın! Tarkan çok özel bir yetenek ama Türkiye’de mega star yetiştirecek bir ortam yok! Çok yetenekli olanlar bile bu yolda yürürken birçok engelle karşılaşıyor, istediğini söyleyemiyor, toplumsal baskı yaşıyor. Böyle bir ortamda bir mega star çıktığına şükretmeliyiz bence.

Şarkı seçiminde yanılmam


YENİ YETENEKLERE YOL AÇIYORUM
Yarışmaları takip edip kendi orkestranız için genç yetenekler seçiyormuşsunuz...

- Özel olarak böyle bir çabam yok ama denk geldi diyelim. Bazı özel şirketlerin yapmış olduğu yarışmalara jüri olarak katılıyorum. O organizasyonlara kendi besteleriyle, kendi müzikleriyle katılan gençler var. Onlara ilk önce bir hafta boyunca seminerler veriyoruz, sonra bilgilerini sahnede konuşturuyorlar. Biz de performanslarını değerlendiriyoruz. Bu tarz yarışmalarda derece alan birkaç kişi o kadar iyiydi ki, “Benim orkestramda çalmalılar” dedim. Bunun hem bana faydası var hem de yeni yeteneklere yol açıyorum.

Televizyonlardaki ses yarışmalarında jüri üyeliği yapmayı hiç düşünmediniz mi?
- Yok, hiç düşünmedim. Yapamam zaten...

Neden?
- O programlarda jüri üyeliği yapmak için müzikten anlamak gerekmiyor, çünkü müzik konuşulmuyor! Hatta bu programlar, jüri üyelerinin kendi aralarında ya da sahnedeki kişiyle yaşadığı çatışma üzerine kurulu. Bu yüzden en büyük parayı jüri alıyor. İyi müzisyenler de jüri koltuğunda sönük kalıyor. O programları yarışmacılardan çok jüri için izliyoruz. Yarışmacılar bahane! Bu yarışmalar neredeyse 12 senedir yapılıyor, onca insan katıldı, hiçbiri tutunamadı. İrem Derici de bir istisna...

Bazı jüri üyelerinin detone olan yarışmacıları “Hiç yata yapmadan okudun” diyerek takımına almasını nasıl yorumluyorsunuz?
- O koltuklarda müzisyenler oturmuyor ki!

Asla çalışmam dediğiniz bir şarkıcı var mı?
- Yok aslında. Bu işte “asla” dememek lazım. Eskiden diyordum ama artık o hataya düşmüyorum. Bir de çalıştığım insanlarla gönül bağı kuruyorum. Ne kadar sürtüşsek de dönüp dolaşıp bir gün bir araya geliyoruz.

Şarkı seçiminde yanılmam

ALEF SAYESİNDE YENİDEN BÜYÜYORUM
İki yaşında bir oğlunuz var. Baba-oğul ilişkiniz nasıl?

- Şahane! Zaten oğlum Alef benim ilham kaynağım. Onunla birlikte kendi çocukluğuma dönüyorum, tekrar büyüyorum ve hayatı bir kez daha gözden geçiriyorum.

Baba olmak için geç kaldığınızı düşünüyor musunuz?
- Daha önce olsaymış iyi olurmuş ama işlerimin yoğunluğundan dolayı belki de istediğim kadar ilgilenemezdim. Demek ki baba olmak için bu olgunluğa erişmem gerekiyormuş.

Müzik genleri babanızdan size geçti, aynı yetenek oğlunuzda da var mı?
- Şu an elinden gitarını düşürmüyor. Bize gelen herkes oğlumu eğlendirebilmek için maymuna dönüyor. Bir gün Tarkan bizdeydi, çalışıyorduk, Alef yanımıza geldi. Benim elimde gitar vardı, Tarkan da bongo çalıyordu. Onu eğlendirmek için başladık “baltalar elimizde” şarkısını söylemeye. Farkında olmadan ne hallere girdik.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle