GeriMagazin Özgüvensiz erkeğe katlanamam
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Özgüvensiz erkeğe katlanamam

Özgüvensiz erkeğe katlanamam
refid:27100657-spot ilişkili resim dosyası

Uzaktan bakınca mesafeli gözüküyor ama ilk intiba yanıltıcı... O, gülmeyi seven, seksapelini gizli tutan, son derece pozitif bir genç kadın... Yakında yeni dizisi “Şeref Meselesi” ile Kanal D ekranında izleyici karşısına çıkacak olan Yasemin Allen, öncesinde Marie Claire ile buluştu, hayatının ve karakterinin bilinmeyenlerini anlattı.

AŞKI TUTKULU YAŞARIM SEVDİM Mİ TAM SEVERİM!
“Hayatımda biri var. Ancak daha önceki ilişkimi çok açık yaşadım. Bunun bizim de üzerimizde bir baskısı oldu, o yüzden çok konuşmak istemiyorum. Aşk hissinden yoksun bir insan değilim ama şu anki ilişkimle alakalı büyük cümleler de sarf etmek istemiyorum. Ben aşkı tutkulu, dolu dolu yaşarım. “Sevdim mi tam severim” gibi bir durum var (gülüyor). Sevgimi fiziksel olarak da çok belli eden bir kadınım. Sarılmayı, öpmeyi severim. İngilizce, Türkçe karışımı cümlelerimden ötürü Türk biriyle ilişki yaşıyorsam tam anlamını bulamıyor söylediklerim. Ben de jestlerimle kendimi anlatıyorum.
Hayatımdaki kişi için hediyeler alır, çizimler yapar, güzellikler yaratırım. Konuşmak, “seni seviyorum” demek kolay. Esas olan o sevgiyi hissettirmek.
Aşka inancımı kaybettiğim bir zaman oldu. Gerçek aşkı öğrenmeden önceymiş ama, onu sonradan anladım. “Aşk sadece beynimizdeki kimyasal bir tepki, tutku ise zaten geçiyor” gibi düşündüğüm bir dönemdi. Aşkın geçiciliğinin beni rahatsız etmeye başladığı, aşkın gerçekliğini sorguladığım zamanlardı. Ama bugün, aşkın sonsuza dek süreceğine inanmak istiyorum.
Şu da bir gerçek; ilişkiler eskisi kadar romantik değil. Artık kimse birbirine “Sonsuza dek seni seveceğim” gibi sözler sarf etmiyor. Etmesinler de zaten, öyle bir söz vermenin anlamı yok. Sevebildiğin kadar seveceksin.

GEÇMİŞTE HIRSLA ELDE ETMEK İSTEDİĞİM İNSANLAR OLMUŞTU
Daha doğru düşünen bir insanım artık. Ergenlik, genç kızlık bitti. Geçmişte hırsla ve elde etme isteğiyle arzuladığım insanlar olmuştu. O yıllarda kendinde görmek istediğin bir özelliği karşındakinde bulduğunda, ona aşık olduğunu zannediyorsun. Halbuki sadece kendine dair keşfettiğin eksikliği tatmin etmeye çalışıyorsun. Artık neden sevdiğimin ve ne kadar sevebileceğimin çok daha farkındayım.
Aşk adına henüz “çılgınca” diye tabir edilen şeyler yapmadım. “Gel şu uçurumdan beraber atlayalım paraşütlerle” şeklinde bir duygu yükselişim olmadı ama bu olamayacak demek değil!

BİR İLİŞKİDE ASLA ŞIMARMAYACAKSIN
Bir ilişkide erkek ya da kadın asla şımarmamalı. Nazın geçiyor diye her istediğini yapabileceğini zannetmemelisin. O kişinin ailenden biri olmadığını anlamalı, hiç unutmamalısın. Sinirlendiğinde saygısızca “Ne var ya?” diyemezsin sevgiline. Bu tip davranışlar sevgiyi tüketiyor, bitiriyor.
İlişkide, eğer karşımdaki kişi bana uyuyorsa, onun istediği şekilde davranmak için kendimi zorlarım. Yoksa aşık olamayız, ilişki çok erken biter. Benim karakter yapımla uyumlu bir şey istiyorsa benden, evet tabii ki değişebilirim. Ama kendim için de bunun en doğrusu olacağına inanmam lazım.
Oyuncu olmamı kıskanacak ya da hayatımın başka alanlarında bana kısıtlamalar getirecek birini ise asla hayatıma sokmam. İlişkilerde ağzına geleni söylemeyeceksin, sakinliğini koruyacaksın, otokontrolünden çok emin olman lazım. Ne söyleyeceksen öğretici bir şekilde söylemen lazım.

CİNSELLİĞİMİ KİMLİK GİBİ ÜZERİMDE TAŞIMIYORUM
Kendimi seksi bir kadın olarak görmüyorum. Karşımdaki erkek bana kendimi seksi hissettirebilir, o yanımı ortaya çıkartabilir ama ben cinselliğimi bir kimlik olarak üzerimde taşımayı sevmiyorum. O saklı bende biraz. Bir kadını seksi kılan da cinselliğiyle iletişiminin doğru olması.
Farklı bir şekilde seksi gözükme çabasına girildiği zaman sırıtıyor. Yanlış bir elbise, saç ya da fettan bir gülüş, kimisinin kandığı ama benim itici bulduğum şeyler. Ben fitness yapmaya başladığımdan beri vücudumla daha barışığım. Hareketlerim rahatlıyor, yorulmuyorum, dinç hissediyorum.
Bir erkekte asla katlanamadığım şey, özgüvensizlik ve beni olmadık şeylerle sorgulaması. Ona bir açıklama yaptığımda bana inanmıyorsa, yalancı olduğumu düşünüyordur; o zaman çık hayatımdan ya da inan bana ve devam edelim. Paranoyaklığa dayanamıyorum.
Bugüne dek erkeklerden çizmek istediğim sınırları çok iyi öğrendim. Eskiden birini sevdiğim zaman haklarımın çiğnenmesine izin verirdim, kendimi bir kenara koyardım.

HIRSIMA ŞAŞIRIYORUM ARTIK BİR SAVAŞÇIYIM
Bugüne kadar içimde var olduğuna şaşırdığım tek duygu hırs oldu. Hırsları olmayan biri olduğumu düşünüyordum ama öyle değilmiş, çok varmış, hatta bilinçaltımda ben bundan biraz korkuyormuşum. Onu sağlıklı bir hale getirmeye çalışıyorum çünkü bazen başarma isteği yüzünden çok ateşli bir kişilik sergileyebiliyorum.
Eski Yasemin ile bugünkü arasındaki en büyük fark; artık bir savaşçı olmam. Hırsımı o anlamda törpüledim. Güçlü bir kadın olduğumu düşünüyorum. Ancak, ne kadar çabalasam da bir şeylerin değişmeyeceğini ya da benim gücümün yetmediğini hissettiğim zamanlarda güçsüz hissediyorum.


ZEKİ VE ŞEYTAN TÜYÜ OLANERKEKLERİ SEVİYORUM
Arada sırada da olsa ciddi yanım ağır basıyor, işte beni bu durumdan çıkarabilen biri, kendine de bağlayabiliyor. Şayet biri benimle oyun oynamak isterse, ben de o moda çok kolay girebilirim ama genellikle oyunu yaratan kişi ben olmam.
Karşımdakinin enerjisi beni çok etkiliyor. Enerjisi iyi insanların yanında yükseliyorum. Zaten ben de etrafımdakileri aşağı çeken biri değilim. O yüzden eğlenmesini bilen, beni doğru kafada yakalayan, zeki ve şeytan tüyü olan erkekleri seviyorum.


HAYATTAN YETERİNCE TATMİN OLAMAMAKTAN KORKUYORUM!
Bir dönem başaramama korkum vardı. Hayattan yeterince tatmin olamamak, zamanın çok çabuk geçmesi, günlerimin yeterince dolu olmaması gibi korkularım hâlâ var. Ama bunları dengede tutmaya çalışıyorum. Tatmin olmadan göçüp gitmek istemiyorum bu dünyadan.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle