GeriMagazin Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

Kansere karşı verdiği mücadele ile tanınan 21 yaşındaki Neslican Tay’ın ölümü tüm ülkeyi yasa boğdu. Konsey, bu onurlu yaşam mücadelesini yorumladı...

Cengiz Semercioğlu:

Neslican’la konuşmacı olduğumuz bir panelde tanışmıştık. Pozitif, yaşadığı onca şeye rağmen hayata tutunan yanı beni de etkilemişti. Neslican’ı bu yüzden sevdik. Yaşama tutkuyla bağlanmasını, azmini. Günlük koşuşturma içinde olmayacak şeyleri dert etmekten utandık biraz da...

Ömür Gedik:

“Kaybedeceksem de savaşarak kaybedeceğim” diyerek zorluklara karşı mücadelede herkese ilham kaynağı oldu. Modern duruşu, güçlü karakteri, yılmadan sürdürdüğü mücadelesi ve en acılı anında bile yüzünden eksik etmediği o şahane gülümsemesiyle tüm Türkiye’yi birleştirdi. Kaybetmiş görünse de kazandı aslında Neslican... Kalbimizi, sevgimizi, saygımızı kazandı, yönümüzü umuda doğru çevirdi. Ünlülerin Neslican’la ilgili paylaşımları ise bence içten ve samimiydi. Neslican gibi pamuk kalpli bir demir kadın karşısında kim rol yapabilir ki?

Onur Baştürk:

Neslican’ın mücadelesi hepimiz üzerinde bir farkındalık yarattı. Ondan hayatı ertelememeyi, kaybetmeyi beklememeyi, sonuna kadar mücadele etmeyi, kendimizi olduğumuz gibi sevmeyi, “Kansere yenik düştü” cümlesinin yerine gidenin ardından “Güzel mücadele etti” denilmesinin daha önemli ve anlamlı olduğunu öğrendik. Huzur içinde uyusun...

Özel hayatı nedeniyle kimse kimseyi kovamaz

 Uçaktaki paylaşımından sonra şöhret basamaklarından düşmeye başlayan Kerimcan Durmaz’ın oturduğu Acarkent sitesinden kovulduğu iddiaları ortalığı karıştırdı. Konsey bu tuhaf kovulma hikayesi için ne diyor?

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Cengiz Semercioğlu: Kerimcan’ın cinsel yönelimi, yanlış sosyal medya paylaşımı oturduğu siteden atılmasının gerekçesi olamaz. Sitede aklı başında oturuyorsa tabii. Zaten Amerika’ya yerleştiğini açıklamasından sonra bu haberler çıktı. Atıldı ya da kendi gitti, sonunda bir Kerimcan vardı bitti...

Onur Baştürk: Kerimcan bu iddiaların doğru olmadığını söyledi. Ama diyelim ki doğru, Acarkent’te oturan herkesin eylem yapması lazım. “Nasıl böyle bir şey yaparsınız?” diye. Ama nerede?

Ömür Gedik: Kerimcan Durmaz, oturduğu sitede düzeni bozsa, komşuları rahatsız etse site yönetiminin her türlü şikayeti yapmaya ve kararı almaya hakkı var. Ama özel hayatında yaşadıkları nedeniyle kimse kimseyi bir yerden kovamaz, kovmamalı. Etrafa zarar vermediği sürece herkesin yaşantısı kendine.

 İddialı Göksel’le tanıştık

 Yaza veda ederken beklenmedik bir hamle Göksel’den geldi. Leopar desenli mayosuyla fotoğraf paylaşan Göksel altına “günaydın ben Jane” yazınca yorum yağmuruna tutuldu.

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Ömür Gedik: Hava kapanmış, soğumuş, içimiz de kararmaya başlamışken Göksel’den gelen bu paylaşım iyi geldi. “Günaydın ben Jane” paylaşımı esprili buldum

Cengiz Semercioğlu: “Tarzan nerede” diye sordu herkes... Göksel’in son dönemdeki bu pozlarıyla ilgili “biz sizi sesinizle seviyoruz, ne gerek var bu fotoğraflara” diyen takipçileri de var, Göksel onları umursamadan istediği fotoğrafları paylaşmaya devam ediyor.

Onur Baştürk: Hoş bir fotoğraftı ama çok fazla alttan çekildiği için Göksel’i kilolu göstermişti. Bu kadar abartılacak bir fotoğraf da değildi hani.

İşte ‘mekanın sahibi’

 Tarkan, 6 serilik konserlerinin ilkini cuma günü verdi. Megastar, gün boyu yağan yağmura ve soğuk havaya rağmen konserini iptal etmedi ve alanı tıka basa doldurdu.

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Cengiz Semercioğlu:

İstanbul’a Tarkan zamanı geldi mi Tarkan da seyircisi de yağmur çamur fırtına dinlemiyor. Kimse de ıslandık diyerek gitmeyi bile aklından geçirmiyor. “Beraber ıslandık biz bu yağmurda” sözleri en çok Tarkan ve seyircisine yakışıyor. Hadise kusura bakmasın ama ‘mekanın sahibi’ döndü işte.

Ömür Gedik:

Atlantis Yapım’ın sahibi Erdal Bozkuş’u aradım konser sabahı, “şakır şakır yağmur yağıyor, Tarkan iptal mi?” diye sordum. “İptal yok, akşam beraberiz” deyince yağmurluğumu giyip gittim. Bir dakika bile iptal etmeyi düşünmemişler konseri. Yağmura rağmen tek bir boş koltuk olmadığını görünce anladım ne kadar haklı olduklarını. Söz konusu Tarkan olunca yağmur, çamur, kar, fırtına dinlemiyor kimse demek ki. Kıyafetler konusunda ise favorim Tarkan’ın ilk yarıda giydiği beyaz, bej kıyafetti. Çivili demirleriyle biraz rock bir hava da katmıştı ve şahaneydi. 

Onur Baştürk:

Harbiye’de şakır şakır yağmur yağarken ne konserler verildi, Tarkan neden iptal etsin? Tarkan’ın taşlı ceketleri ise ondan önceki sene ve hatta bir önceki seneyle aynıydı. Bir tek taşların yerini değiştirmiş olabilir modacısı... O kadarını umarım yapmıştır...

 Türkiye ne kadar gurur duysa az

 Haluk Bilginer, Uluslararası Emmy ödüllerinde “Şahsiyet” dizisindeki rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” dalında aday gösterildi. Konsey, Haluk Bilginer’in bu başarısı ve adaylığını yorumladı.

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Cengiz Semercioğlu: Haluk Bilginer bugün 65 yaşında, onun 40 yıl önce başardığını bugünün oyuncuları çok daha fazla imkanla neden başaramaz anlamış değilim. 40 yıl önce 25 yaşındaki Haluk Bilginer’in kendine yaptığı yatırıma bakın, bugünkü 25 yaşındaki oyuncuların yaptığına bakın. Helal olsun Haluk Bilginer’e tırnakla kazıyarak elde edilmiş efsane bir oyunculuk kariyeri...

Ömür Gedik: Bu Haluk Bilginer’in kaçıncı yurtdışı başarısı? Türkiye kendisiyle ne kadar gurur duysa azdır. Bu arada bu o Emmy değil, Uluslararası Emmy diye adaylığı küçümsemeye çalışanlar. Kıskanmayın, çalışın sizin de olur diyeceğim ama bu sadece çalışmakla da olmuyor, üstüne bir de yetenek lazım.

Onur Baştürk: Diziyi izlemedim, performansı hakkında yorum yapamam, ama bu adaylık müthiş bir başarı. Türk dizilerinin asıl gitmesi gereken yönü gösteriyor bu adaylık.

 Cem’e de bu yakışırdı

 Reynmen’in akraba olduklarını iddia ettiği Cem Yılmaz, “yeğeniniz Reynmen’in gazetecilere saldırmasına ne diyorsunuz” sorusuna “yeğenim mi” diyerek güldü ve ardından “takip etmiyorum” cevabını verdi.

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Onur Baştürk: Ne desin adam? Reynmen yeğeni değil çünkü. Yeğeni bile olsa Reynmen’in ona buna saldırmasını neden takip etsin onca işi gücü arasında? Cem Yılmaz yani bu.

Ömür Gedik: Reynmen hiçbir zaman Cem Yılmaz’la yeğen olduklarını söylemedi ki. “Uzaktan akrabayız” demişti yanlış hatırlamıyorsam. Anlaşılan bu uzaktan akrabalık bile Cem Yılmaz’ın hoşuna gitmiyor.

Cengiz Semercioğlu: Yeğeni de olsa gazetecilere saldırısını destekleyecek hali yok Cem Yılmaz’ın... Bunca zamandır gazetecilerden “çekmediği kalmadı” Cem’in bir gün en ufak bir fiziki müdahalesini gördük mü? Dünkü ‘fenomen’ çıkmış gazeteciye saldırıyor. Olacak şey mi...

O zaman neden şarkıyı cover’ladın

 Kalben, İbrahim Tatlıses’in “Haydi Söyle” şarkısına bundan sonra konserlerinde yer vermeyeceğini duyurdu. Bir konserinde bu şarkıyla ilgili gelen isteğe “Müsaade ederseniz kadını silahla vuran bir adamın şarkısından önce kendi şarkımı söylemek istiyorum” dedi. Kalben’in bu yorumuna Konsey ne diyor?

Ondan sonuna kadar mücadele etmeyi öğrendik

 Ömür Gedik: Kalben’e “Maden böyle düşünüyorsun, bu şarkıyı neden cover’ladın o zaman” diye sormazlar mı? Ayrıca ben şarkıların söyleyenleri nedeniyle böyle kategorize edilmesini hiç güzel bulmuyorum.

Onur Baştürk: Öyle demedi, ben o konserdeydim. “Topuğundan vurduran” dedi. Seyircilerin sürekli o şarkıyı istemesinden bunaldı ve sonunda böyle bir laf etti. Anlık öfkesine yenildi Şarkıyı ilk başlarda söylerken de biliyordu bu şiddet hadisesini sonuçta...

Cengiz Semercioğlu: Kalben’i meşhur eden şarkı, “İlk söylediği zaman İbrahim Tatlıses’in kim olduğunu bilmiyordu, yeni mi öğrendin” diyorlar. O zaman da biliyordur elbette kim olduğunu ama bugün denk düşmüştür ve bu sözü söylemiştir. Bundan dolayı Kalben eleştirilir mi?

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle