GeriMagazin Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti

Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti

Mike Mignola’nın ünlü grafik romanı “Hellboy”un yeni sinema uyarlaması önceki gün gösterime girdi. Barbaros Tapan, Los Angeles’ta filmin başrol oyuncusu Milla Jovovich ile buluştu. Ünlü oyuncu küçük yaşta başladığı kariyerini, modellik yıllarını ve merakla beklenen son filmi “Hellboy”u anlattı.

◊ Genelde sizi aksiyon filmlerinde izliyoruz. Fakat “Hellboy”da farklı bir durum var. Aksiyon filmlerinden sonra sakinliği daha mı çok sevdiniz?

- 20 yıldan fazla zamandır aksiyon filmleri yapıyorum. Aksiyon filmleriyle ilgili her türlü bilgiye hakimim. 20 yılı aşkın süredir öğrendiklerimi “Hellboy”da kullanamayınca kendimi işe yaramaz hissettim. Fakat böyle önemli bir çizgi romanın bir parçası olmak, aksiyon filminde oynayıp elegant ve gizemli bir karaktere can vermek mutluluk verdi. Nimue bana göre kötü karakter bile değildi. Bence filmde benim dışımda herkes kötü. Ben iyiydim...

Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti

◊ Filmde Nimue, Hellboy karakterinin kendisini anlaması için yardımcı olmaya çalışıyor ama Hellboy anlamamakta ısrar ediyor. İyi ya da kötü nasıl tanımlanır? Siyah ile beyaz arasında aslında gri alan var mı?

- Bu filmde çok fazla gri alan var... Özellikle Nimue karakterinde. Dediğin gibi Nimue insanlar ve canavarlar arasında barış sağlamak istiyor ama etrafındaki erkekler kafasını kopartıp cehenneme yolluyor. Kabullenmiyor. Günümüzle ne kadar uyumlu öyle değil mi... Ne zaman kadın güzel fikirle gelse etrafındaki erkeklerin engeline takılmıyor mu?

◊ The Fifth Element’teki rolünüz Leeloo gibi dünyayı kurtarmaya çalışmak mı yoksa Nimue gibi yok etmeye çalışmak mı daha eğlenceli?

- Bir şeyleri yapmaya çalışmak yıkmaya çalışmaktan daha zor. O yüzden dünyayı yok etmek daha eğlenceli. Ayrıca aktörler çoğu zaman kötüyü oynamaktan daha çok zevk alırlar. Aktör için kötüyü çözmek ve neden kötü olduğunu keşfetmek daha eğlenceli.

YETENEKLİ DEĞİLSEN İNSANLAR NEDEN İZLESİN?

◊ Güzellik sırlarınızdan bahsedelim biraz da...

- Bu sektörde büyüyen bir kadın olarak yaşlanmak her zaman korkutucu gelmişti. 22 yaşında “Joan of Arc”ı çekerken büyük bir varoluş krizi yaşamıştım.O dönem bilimkurgu dergileri okuyordum. Dergilerden birinde 21-25 yaş arası gençlerin NASA tarafından Mars’a gönderilmek üzere eğitildiğini okudum. Çölde kurulan bir üs merkezinde Mars için bir yaşam koşulları yaratılmış, seçilen gençler de 1-2 ay orada yaşayıp Mars’a gönderilmeye hazırlanıyorlarmış. Ciddi anlamda sinir krizi geçirmiştim. Yaşıtlarım önemli işler yaparken ben modellikten oyunculuğa geçmiş, kendini yeterli görmeyen bir insandım. Hıçkıra hıçkıra ağlarken dergiden o gençlerin resimlerini kestim. Hâlâ da saklıyorum. Bu tarz krizleri çok erken yaşlarda yaşamaya başladığım için ruhen yaşlanmak daha kolay gelmeye başladı.

◊ Fiziksel olarak genç kalmak için neler yapıyorsunuz?

- Gelecek sene “Monster Hunter” adlı bir filmim gösterime girecek. O yüzden her gün düzenli olarak spor yapmaya başladım. 2-3 hafta içinde yaşamaya başladığım değişimi anlatamam.Kendime güvenim arttı, vücudumu daha güçlü hissetmeye başladım. Hayata karşı daha pozitif bakıyorum.Bu sektörde büyüdüm. İnan bana yeryüzünde var olan her türlü güzellik ürününü denedim.Spor ve doğru beslenme, her kremden, maskeden ve uygulamalardan daha çok işe yaradı. 43 yaşımda 30’lu yaşlarıma göre çok daha iyi görünüyorum ve daha mutluyum. Ayrıca gençken herkes güzel. Gençlik sona erip orta yaşlar ve sonrası gelince sağlık eşittir güzellik oluyor. Yaşlandıkça sağlıklı olmak çekici oluyor.

◊ Modellik ya da oyunculuk yapmak isteyen genç kadınlara neler tavsiye edersiniz?

- Eğitim. Eğer eğitimli değilseniz bu sektörde uzun ömürlü olma şansınız zor. Çünkü oyuncuyu ilginç yapan kendini ifade etme yeteneğidir. Eğer mesleğinde çekici, ilginç, yetenekli değilsen insanlar seni neden izlesin? Kızım oyuncu olmak istiyor. Ona her zaman söylediğim şey okuyabildiğin kadar oku. Farklı ol. Masaya herkeste olmayanı getir ve hayır demekten korkma. Çok fazla eğitimsiz genç başlarında anne-babaları olmadan bu sektöre girmeye çalışıyor. Onlara tavsiyem en azından içinde olmak istedikleri sektör hakkında eğitsinler kendilerini.

BU SEKTÖRDE GENÇ OLMAK HiÇ KOLAY DEĞiL

  80’li ve 90’lı yıllardaki süpermodellerin dünyasıyla ilgili oldukça fazla söylenti var. Uyuşturucu kullanımı, sektörde yer bulmak için yapılan fedakarlıklar vs... Siz de o dönemin süpermodellerinden biri olarak neler söylemek istersiniz?

- Eğlence sektörünün en tehlikeli yönü uyuşturucu. Bu sektörde genç olmak hiç kolay değil. Her şey aslında yine eğitime geliyor aslında. Ben şanslı olanlardanım. Annem her zaman yanımdaydı ve beni korudu. Ama birçok insan benim sahip olduğum şansa sahip değil. Reddedilmek ve aileden destek görmemek uyuşturucuya yönlendiriyor. Uyuşturucuyu bir bakıma içlerindeki boşluğu doldurmak için kullanıyorlar...

Peki sektörde başarılı olan bazı insanların kendilerini fazla beğenmelerine ne dersiniz?

- Kendini değil yaptığın işi beğenmeli insan. İşini iyi yapan kendini iyi hisseder. İyi yapmayan da kaybolmuş, boş, korkak ve endişeli hisseder. Zor bir sektör. Yolunu bulmak kolay değil. Zayıf karakterliysen yanında iyi bir rehbere ihtiyacın var.

Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti

 KIRMIZI HALI EĞLENCE OLMAKTAN ÇIKTI

 ◊ Kate Moss, Naomi Campbell gibi süpermodellerle aynı dönemden geliyorsunuz. Onlarla arkadaş mısınız?

- Tanışıyoruz desek daha doğru olur. Ünlü arkadaşlıklardan her zaman uzak durdum. İlgi alanlarım hep farklı oldu. Müzik yaptım, şarkı sözü yazdım, konserler verdim, tasarım yaptım, oyunculuk yaptım.Sanırım uyuşturucu ve gece hayatından uzak kalmamda bu meşguliyetlerim etkili oldu.Bahsettiğin isimlerin hepsini hayranlıkla izliyorum ama arkadaş değiliz.

◊ Kırmızı halıda model olmanın avantajlarını yaşıyor musunuz?

- Güzel elbiseler giyip kırmızı halıya çıkmayı seviyorum. Ama iş için değil de eğlence için giyinip süslenip partiye gitmek daha eğlenceli.Çünkü iş için ne kadar özenirsen özen birileri çıkıyor saçını, makyajını beğenmiyor ve yorumlarıyla seni darmadağın ediyor.Ayrıca ertesi gün magazin sayfalarında en kötü halini görme olasılığın da yüksek. Üstelik artık sosyal medya var.Çektikleri anda yutkunuyor olman, yanlış adım atman, gözünü kırpman önemli değil.Kullanıp kullanmamak onların insiyatifine kalmış. O yüzden eğlence olmaktan biraz çıktı kırmızı halılar.

Milla Jovovich: Çocukluğum şiddete maruz kalarak geçti

MAVi GÖLE DÖNÜŞ” FiLMiNDE OYNAMAM HATAYDI

 ◊ Kızınız da sizin gibi oyuncu olmak istiyor. Ona nasıl yardımcı oluyorsunuz?

- Kızım benden çok daha yetenekli. Gözümün önünde kızım gibi doğal yeteneği görmek beni korkutuyor. Bu ailede ödülleri alacak oyuncu, kızım. Birkaç iyi filmin seçmelerine gitti ve hepsinden geri aradılar. İçindeki ateş sönmesin istiyorum.  Diğer taraftan da her şeyin çabuk olmasından, sektöre erkenden sokmaktan korkuyorum. Ben göz önünde büyüdüm. Çok fazla hata yaptım. “Return to The Blue Lagoon”u (Mavi Göle Dönüş) çektim mesela. O yüzden kızımda oldukça temkinliyim. Önce eğitim almalı. Eğitim derken edebiyat, sanat, müzik... Klasikleri okumak, izlemek, resim çizmek... Bunların yanı sıra normal eğitimini de aksatmamak.

◊ Sosyal medya ile kızınızın arası nasıl?

- Instagram kullanmıyor. Gizli bir hesabı var o kadar. Fakat YouTube kanalı açmak istiyor. Sosyal medya bir yana artık herkes YouTube’da bir kanal açıyor. Kızıma “Çok hassassın. Kanalı açtığında varlığından bile haberdar olmadığın, tanımadığın insanlar seni eleştirecek. Buna hazır mısın?” dedim. Şimdilik beklemedeyiz. Ama eninde sonunda olacak sanırım.

◊ Kızınızla bağınız çok kuvvetli. Onunla olan ilişkiniz, sizin annenizle kurduğunuz ilişkiye benziyor mu?

- Annem, kendi anneliğimi anlatınca kızıyor. Dünyanın en iyi annesi olduğunu iddia ediyor. Benim çocukluğumla benim çocukların arasında çok fark var. Annemle babam 3 farklı işte çalışıyordu. Paramız yoktu. Babam alkolikti. Çocukluğum şiddete, kötü davranışlara maruz kalarak geçti. Çok fazla zorluk yaşadım. Ama anne-babamı suçlamıyorum. Gençlerdi. Beş parasız bu ülkeye gelmişlerdi. Benim çocuklarım her şeye sahip, iyi okullara gidiyorlar ve 3 dil konuşuyorlar. Büyük kızımın oyunculuktaki güveni benim ona verdiğim altyapıdan kaynaklanıyor. Benim annem bana öğretirken yanlış yapıyordu. Karakteri yaratmam yerine onu taklit etmemi isterdi. Bense kızımın kendini keşfetmesini istiyorum. Annemle tarzlarımız farklı.

◊ Kızınızı gittiği oyuncu seçmelerinden geri aradıklarını söylediniz... Sizin oyuncu seçmeleri deneyimleriniz nasıldı?

- Oyuncu seçmeleri korkunç stresli. Sektörümüz zor...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle