GeriMagazin Keşke hayatım daha basit olsaydı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Keşke hayatım daha basit olsaydı

Keşke hayatım daha basit olsaydı

Emmy, Altın Küre ve Oscar ödüllü pop ikonu Cher, Los Angeles’ta Barbaros Tapan’la buluştu. 72 yaşındaki şarkıcı ve oyuncu, röportajda başarı hikayesinden uzun yıllar zirvede kalabilmenin sırlarına, son filmi “Mamma Mia! Here We Go Again”e kadar her şeyi anlattı.

Şarkıcı, oyuncu, iş kadını, moda tasarımcısı, dansçı, şarkı sözü yazarı, yapımcı... Nasıl mümkün olabilir ki bunca işi bir arada yürütmek?

- Bilmiyorum ki... Yoğunluktan ve yorgunluktan ölmüş olmalıyım aslında değil mi (gülüyor)... Genelde ne yapıyorum biliyor musun, bir sürü projeyi bir anda seçiyorum. Bu nedenle başımı birçok kez belaya sokmuşumdur zaten...

Neden?

- Çünkü “Bu projeyi yapmak ister misin?” diye teklif geldiğinde ilk söylediğim “Ohh nasıl da eğlenceli bir iş gibi görünüyor” oluyor. Sonra proje günü gelip çatıyor. Dehşete düşsem de, korkudan ölsem de yapmak zorunda kalıyorum tabii.

Hayatınızın kırılma noktalarında kimler var; kimler sizde derin izler bıraktı?

- Hiç şüphesiz listenin başında annem var. Ben 4 yaşımdan beri bu işi yapmak, bugünkü Cher olmak istiyordum. O bana bu konuda cesaret veren kişidir çünkü. Disleksik bir çocuktum, bu durum hâlâ da devam ediyor. O nedenle okulda hiçbir zaman başarılı olamadım. Çocukluğumda bugünkü Cher olacağımın işaretini veren hiçbir özelliğim yoktu. Fakat annem hep, çok belli etmesem de, çok akıllı gibi görünmesem de aslında akıllı olduğumu söylerdi! “Büyüyünce etrafında her istediğini yapacak insanlar olacak, hiçbir şey ile uğraşmak zorunda kalmayacaksın” derdi. Öyle de oldu. Listede ikinci sırada olan, hayatıma yön veren kişi de yapımcı Sonny (Bono) oldu. Sonny & Cher ikilisi olduk ve o sayede kariyerim başladı.

Keşke hayatım daha basit olsaydı

İSTEDİKLERİNİ BEDEL ÖDEMEDEN ELDE EDEMEZSİN

Geriye dönüp başarılarla dolu hayatınıza baktığınızda, yine de pişmanlık duyduğunuz olaylar, detaylar görüyor musunuz?

- Pişmanlıklar için vaktim yok diyeceğim ama... Doğru cevabı istiyorsan var tabii, kimin pişmanlıkları yok ki? Ama unutma başarısızlık ya da hatalar en iyi öğretmenlerimiz. Başarılı işlere imza attığımızda hiçbirimiz “Aman Allah’ım neden başardım?” demiyoruz. Ama başaramayınca “Neden böyle oldu?” diye düşünüyoruz, sebeplerini anlamaya çalışıyoruz. O yüzden hatalara, başarısızlıklara pişmanlık gözüyle bakmıyorum. Çünkü o hatalar bizi daha iyi insanlar yapıyor.

Merak ediyorum, Cher olmanın pozitif ve negatif tarafları neler?

- Birçok iyi yönü olmasına karşılık birçok kötü tarafı da var. Unutma, istediklerini bedel ödemeden elde edemezsin. Ama sanırım negatif taraflarını benden çok etrafımdakiler yaşıyor. Çünkü tatsız durumlarda beni onlar çekmek zorunda kalıyor. Herkes gibi harika zamanlar kadar berbat dönemler yaşadığım oluyor işte.

KEŞKE BENİM DE TORUNLARIM OLSAYDI

Gelelim “Mamma Mia! Here We Go Again”e... Son derece keyifli bir film. Biraz o proje hakkında konuşalım mı? Nasıl geçti çekimler?

- Hayatımda çalıştığım en kolay ve zevkli projeydi. Filmde çalışan herkes çok sakin ve huzurluydu. İtiraf ediyorum, sete ilk gittiğimde çok sinirliydim. Buna rağmen herkes bana fazlasıyla nazik ve saygılı davrandı.

Siz ne durumdaydınız?

- “Ahh Meryl (Streep) dışında kimseyi tanımıyorum” modundaydım. Dediğim gibi bu durum kısa sürdü, sete gidince sıcacık bir ortamla karşılaştım.

Filmde bir büyükanneyi oynuyorsunuz...

- Eğer torunlarımla ilişkimi soracaksan, benim torunum yok biliyorsun. Keşke olsaydı...

Hayır sizin büyükannenizle aranız nasıldı diye soracaktım...

- (Gülüyor) Sanırım büyükanne-büyükbabalar anne-babadan daha eğlenceli insanlar. Hatırlıyorum da bir keresinde büyükannemin parfüm şişesini tuvalete düşürmüştüm. Kadının tek yaptığı gülmekti. Ama filmde durum farklı, ben istenmediği halde aileye girmek için çabalayan bir büyükanneyim.

BEN PROVADAYKEN MERYL GELİP GİZLİCE BENİ İZLİYORMUŞ

Filmde ABBA şarkıları kullanılmış. ABBA’nın sizin müziğiniz üzerinde etkisi var mı?

- ABBA tüm dünyada çok popülerdi... O yüzden müziklerinin ne kadar özel ve karmaşık olduğunu anlamam vakit aldı.

Neden?

- Çünkü şarkıları pop şarkıları gibiydi. Sonraları anladım onların müziklerindeki derinliği diyebilirim.

Merly Streep ile başrolü paylaştığınız “Silkwood”un üzerinden 35 yıl geçti. O süreçte iletişiminiz devam etti mi? Çekimler bittikten sonra da görüşmeye devam ettiniz mi?

- Her zaman iletişim halindeydik, hiç kopmadık. “Mamma Mia”nın çekimleri sırasında da ilginç bir şey oldu. Asistanım, ben şarkılarımın provasını yaparken Merly’nin geldiğini, rahatsız etmemek için gizlice beni izlediğini söyledi. Çok hoşuma gitmişti bu...

Keşke hayatım daha basit olsaydı

 BİZİM EVDE ET YENMEZDİ ÇÜNKÜ ALAMIYORDUK

72 yaşındasınız ve hâlâ o kadar güzel görünüyorsunuz ki güzellik sırlarınızı sormadan geçemeyeceğim.

- Sağlık ve bakım... Bu iki konuyu hiçbir zaman ihmal etmem. Mesela spor hayatımın vazgeçilmez bir parçasıdır. Her zaman sağlıklı yemekler yemeyi tercih ediyorum. Annem de yediklerine çok dikkat ederdi. Gerçi onunki fakirlikle alakalı bir sağlıklı beslenme şekliydi. Bizim evde et yenmezdi çünkü alamıyorduk. Annem harika sebze yemekleri pişirirdi. Konumuza dönersek; başka neler yapıyorum, cildime özen gösteriyorum. Alkol, sigara ve tabii ki uyuşturucu kullanmıyorum. Bunların hepsi yaşlanmayı hızlandıran etkenler...

Emekli olmayı düşündüğünüz oluyor mu hiç?

- Bir noktada emekli olmak zorunda kalacağım zaten... Yaptığım işi o kadar çok seviyorum ki, 60 yaşıma gelene kadar 40’lı yaşlarımı geçtiğimi anlamamıştım bile. Hâlâ çalışıyorum ve mutluyum... Ne zaman emekli olurum bilmem.

Keşke hayatım daha basit olsaydı

ÜNLÜ OLMAM OĞULLARIMA HİÇ EĞLENCELİ GELMİYORDU

 ◊ İki oğlunuz var Elijah ve Chaz Bono. Onlar neler yapıyorlar?

- Chaz “American Horror Story”deydi. Elijah müzik yapıyor.

Şu anda çalıştığı proje hakkında konuşmam yasak.

Annelerinin Amerikan pop kültürünün bir ikonu olması onları nasıl etkilemiştir sizce?

- Onlar için benim ünlü olmam hiç eğlenceli değildi.Hatırlıyorum Chaz ile bir gün okul gezisine gitmiştik.Benim onunla gitmem geziyi berbat etmişti, çünkü insanlar konuşmak için sürekli benim yanıma geliyordu.Çocuğumla ilgilenememiştim bile. Chaz’e sonunda okul otobüsüne gidip beni beklemesini söylemiştim.Çocuk için korkutucu bir deneyimdi bence.

Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

- Spor hayatımın çok önemli bir parçası. Ayrıca arkadaşlarımla vakit geçiriyorum.Film izlemeyi çok seviyorum; eski-yeni her türlü filmi izlerim vaktim olunca.Bir de resim yapıyorum.

Sizce sesiniz Sonny Bono ile şarkı söylediğiniz yıllardan daha mı farklı artık?

- Bence 100 kere daha iyi. Sesim şu an olabileceğinin en iyisi.

Hâlâ en sevdiğim şey ne biliyor musun, sahnede prova yaparken vücudumdan çıkan sesi hissetmek...

Seyircisiz, hiçbir şeyden endişe etmeden sesi vücudumdan salıvermek. Tek kelimeyle harika bir his.

Keşke hayatım daha basit olsaydı

ÇOK YAŞLANDIM, NİYE HÂLÂ BU KADAR ÇALIŞIYORUM!

 ◊ Sizce yaşımız ilerledikçe hayatlarımız basitleşiyor olabilir mi?

- Yooo, benimki hâlâ karmaşık. Yaşım ilerlese de hayatımda hiçbir şey basitleşmedi. Gerçi kendi kendime sürekli “Çok yaşlandım, neden hâlâ bu kadar çok çalışıyorum?” ya da “Neden hâlâ insanlar çalışmamı istiyor?” diye soruyorum. Bazen “Keşke hayatım daha basit olsaydı” diyo
rum.

Harika bir kariyeriniz var ama... Seçme imkanınız olsa kimin kariyerine sahip olmak isterdiniz?

- Meryl Streep’in kariyerine sahip olmak isterdim. Bence Meryl kusursuz bir kariyere sahip. Ayrıca iş ile özel hayatını harika idare ediyor. Dengeyi kurmuş. Üstelik çok da alçakgönüllü biri.

ÜNLÜ BİR KADININ SEVGİLİSİ OLMAK ERKEĞE ACI VERİYOR

 ◊ Aşk hayatınız ne durumda! Erkek arkadaşınız var mı ?

- Kısa süre öncesine kadar vardı. Ayrıldık. Gerçek şu ki ünlü bir kadının sevgilisi olmak, erkeklere acı veriyor. Benim ilişkilerim maalesef hiçbir zaman yürümedi. Hep ayrılık yaşadım.

Keşke hayatım daha basit olsaydı

 İSTANBUL’UN KENDİNE HAS BİR RUHU VAR

 ◊ Avrupa’nın da dahil olduğu bir konser turnesi görünüyor mu ufukta?

- Keşke olsa. Avrupa’ya gitmeyi çok seviyorum. Eğer böyle bir teklif gelirse hayır demem ama şimdilik öyle bir planım yok.

Türkiye’ye geldiniz mi hiç?

- İki kere geldim. Türkiye harikaydı, İstanbul şahaneydi. En sevdiğim şehirlerden biri İstanbul oldu. Kendine has bir ruhu var.

Yarı Ermenisiniz. Ermeni kültürüne yakın mısınız?

- Babam Ermeniydi ama 11 yaşıma kadar onu hiç görmedim. Onsuz büyüdüm. 11 yaşımdayken onunla ve büyükannemle tanıştığımda, yaptığımız ilk şey “sarma” oldu. Büyükannem harika yemekler yapardı. İngilizce de bilmezdi ama anlaşırdık. Onlarla çok kısıtlı zaman geçirdim maalesef. Ama halamın üzerimde etkisi vardır, çünkü babamın annemle evli olduğu dönemde annemle kardeş gibi olmuşlar.

Hâlâ görüşüyorum halamla. Çok eğlenceli, çok güleryüzlü bir kadın.

HASTA TAKLİDİ YAPARAK YAPIMCININ EVİNDEN KAÇTIM

 ◊ Me Too hareketini hepimiz takip ediyoruz. Çok uzun zamandır bu sektörde yer alan bir kadın olarak, hiç uygunsuz bir hareketle karşılaştığınız oldu mu?

- Bir kere oldu. Çok ünlü bir yapımcıyla uygunsuz bir hadise yaşadım. İsmini vermek istemiyorum. 28 yaşındaydım. Film çekmek istiyordum, yapımcıya film yapma isteğimden bahsettim. Görüşmek için evine çağırdı. Gittiğimde birkaç garip davranışı oldu. Ortamın normal bir toplantı ortamı olmadığını anladım. Annemin uyarıları aklıma geldi. Çünkü o da zamanında filmlerde figüranlık yapmıştı ve piyasada neler olup bittiğini bilen bir kadındı. Neyse... Yapımcı eğer istediklerini yaparsam beni kadroya alacağını söyledi. Böyle bir şey beklemiyordum çünkü zaten şöhret olmuştum. Filmde oynamasam bile bir kariyere sahiptim. Ortamdan kurtulmak için tek çarem hasta numarası yapmaktı. Çok kötü hissetmeye başladığımı söyledim ve oradan ayrıldım. Eve gittim, “Bu adam bu gece nasıl rahat uyuyacak?” diye düşündüm. Çünkü hareketleri o kadar yakışıksızdı ki. İnanamadım. Çok ünlü bir yapımcıydı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle