GeriMagazin Burcu Özberk: Kendimi sevdirmeye çalışmam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Burcu Özberk: Kendimi sevdirmeye çalışmam

Burcu Özberk: Kendimi sevdirmeye çalışmam

Reyting rekorları kıran “Afili Aşk” dizisinin Ayşe’si Burcu Özberk, Mag dergisinin kasım sayısı için objektif karşısına geçti. Dergiye röportaj da veren Özberk, müzikten oyunculuğa geçiş sürecini, kariyer yolculuğunu ve hakkında bilinmeyenleri anlattı.

Kanal D ekranlarında reyting rekorları kıran “Afili Aşk” dizisi nasıl gidiyor, her şey yolunda mı?

- Dizi beklediğim, hissettiğim gibi çok iyi başladı ve öyle devam ediyor. Sezona devam ettiğimiz için çok mutluyum.

Çağlar Ertuğrul ile nasıl bir uyum yakaladınız?

- Çağlar da ben de sadece kendi karakterimize odaklanmıyoruz, hem birbirimize hem rollerimize sahip çıkıyoruz. Sahnelerden önce yönetmenimiz Serdar (Gözelekli) Hoca ile prova yapıyoruz ve aklımızda soru işareti kalmadan kayıt diyoruz. Çağlar ile o ana odaklanıyoruz. Bu da her şeyi daha gerçek kılıyor. Ekrana yansıyor.

AİLEMİ ÇOK ÖZLÜYORUM

Peki bize ekrana yansımayan Burcu Özberk’i anlatabilir misiniz?

- Ekrana yansımayan kısmım son derece sakin ve ailesine düşkün bir Burcu. Anadolu yakasında yürümeyi, kahve içmeyi, evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. Havalar da soğuduğu için arkadaşlarım gelsin, evde battaniye altında film izleyelim, muhabbet edelim, kedilerim etrafımızda olsun, bana yetiyor. Ailem benden uzakta, onları çok özlüyorum ve boş zamanlarımda yanlarına gidiyorum. Önceden sıkıcı gelen tüm sadelik, hayatımı yansıtıyor aslında.

Bildiğimiz kadarıyla ortaokulda keman dersleri almışsınız. Müzikten oyunculuğa geçiş süreci nasıl oldu?

- Aslında ben konservatuvar okuduğumda da oyunculuk okumak istiyordum. Ve annem beni müzik okumaya ikna ederken “Tiyatro bölümünde sınava gireceğinde senin için artı olur” demişti. Tiyatro ve müzik bölümü aynı kampüste olduğu için orada okuyan öğrencilerle konuşma ihtimali beni çok etkilemişti.

FEDAKARLIK YAPARIM AMA HAYATIMI BEN YÖNETİRİM

Konservatuvar okurken Tatbikat Sahnesi’nde başarılı oyunlarda rol almışsınız. Bunların haricinde de rol aldığınız birçok tiyatro oyunu var. Sadece birini seçme şansınız olsaydı, bu televizyon ekranı mı olurdu yoksa tiyatro sahnesi mi?

- Tiyatro okuduğum zaman, sınavlara girerken; en büyük hayalim sahneye çıkmak, çalıştığım tiyatroya ait olmaktı. Tatbikat Sahnesi’ne seçildiğimde, oyun çalışırken, her hafta sahneye çıkarken yaşadığım heyecanın yerini hiçbir şey tutamaz. Televizyonu ve tiyatroyu asla kıyaslayamam bile. İkisi apayrı dünyalar, farklı koşullar, bambaşka bir disiplin gerektiriyor oyuncu için.

Ayşe karakteri her zaman başkalarını düşünen, kendini ikinci plana atan biri. Burcu Özberk de böyle midir?

- Aslında Ayşe’nin hikayesi kendi gibi olmak istediği noktada başlıyor. Hayatı boyunca başkalarını düşünen biri. Ben de çok fedakarlıklar yaparım dostlarım için, ailem için ama kendi hayatımı ben yönetirim.

MODELLİK YAPMAYI ASLA DÜŞÜNMEDİM

Güzellik, saç ve makyaj konusunda günlük hayatınızda neler yaparsınız?

- Günlük hayatımda rimel sürmeyi seviyorum. Bol güneş kremi, gözaltı kapatıcısı ve rimel. Çok soluk olduğum zamanlarda ise allık kullanmayı tercih ediyorum.

Modayla aranız nasıl?

- Sosyal medyayı kullandığım için trendleri de takip etmiş oluyorum. Sevdiğim markalar, isimler var. Onları tabii ki inceliyorum. Ama trend olanı alma, kullanma gibi bir alışkanlığım yok. Kendime yakıştığını düşündüğüm parçaları alırım.

Sizi Deniz Berdan’ın podyumunda da görme şansımız olmuştu. İleride modellik yapmayı düşünür müsünüz?

- Ben Deniz ve kızı Begüm’ü çok sevdiğim için, kadın olarak güzellik sırları, modaya bakış açısı ve daha pek çok konuda başarılarını paylaşmak için podyuma çıkmıştım. Yine böyle bir proje olsa evet yaparım ama modellik yapmayı asla düşünmedim.

ÇOK DÜŞÜNMEDEN KONUŞAN BİRİYİM

Dans etmeyi sevdiğinizi biliyoruz... Ne zamandır var bu dans tutkusu?

- Evet, 1 yıl kadar eğitmenim Çisil ile çalışmıştım, fakat şimdi set çok yoğun olduğu için ve evimden uzak bir yerde eğitim almam gerektiğinden ara verdim. Tabii ki tekrar başlamayı istiyorum.

Çünkü okulda da, tiyatro yaparken de dans olmasa bile bedenimi kullanmaya, kendimi keşfetmeye yönelik çok fazla çalışma yaptım. High Hills’te kendimde keşfettiğim, keyif aldığım bir alan oldu. Çisil inanılmaz yetenekli bir kadın, ondan çok şey öğrendim ve tekrar başlamak istiyorum.

Dürüstlük ve patavatsızlık arasında ince bir çizgi vardır ve siz kendinizi biraz patavatsız bulduğunuzu söylemişsiniz. Bu durum günlük hayatınızda sorunlara yol açıyor mu?

- Günlük hayatımda, ikili ilişkilerimde sorunlara yol açtığı zamanlar arada oluyor. Ben sanki herkes beni tanır ve anlarmış
gibi davranıyorum kimi zaman. Çok düşünmeden konuşan,
dürüst olmaya odaklı biriyim. Aklıma ilk gelen şeyi düşünmeden direkt söyleyiveririm.

Politik olmayı öğrenmeliyim

Kendinizi eleştirecek olsanız neler söylersiniz?

- Her koşulda sakin kalmayı ve politik olmayı öğrenmeliyim. Sevgimi de büyük yaşarım, sevmediğimde de net belli ederim ve kimseye kendimi sevdirmeye çalışmam. Bu köşeli yanımı törpülemeliyim.

 ÇOCUKSU YANIM BENİ KORUYOR

 ◊ Sakin, soğukkanlı yapınızın yanı sıra çocuksu bir tarafınız da var. Bu kadar stresli bir hayatta bu durumu korumak kolay oluyor mu?

- Aslında o çocuksu yanım beni koruyor. Hayatla dalga geçmemi, durumları gereğinden fazla önemsemememi sağlıyor. Ve tabii ki gülümseyebiliyorum. İçimden geldiği gibi davranabiliyorum. Ablam bana “İnsanların yaptığı hatalarda onları çocuk gibi görürsen daha az yıpranırsın” demişti. Çok doğru söylemiş. O çocuk tarafım başka bir bakış açısıyla bakmamı da sağlıyor; kızgınlık, kırgınlık kalmıyor içimde.

Kısa kısa

*Sonsuzluk tanımınız nedir?

- Özgürlük.

*Müzik listenizin her zaman en başında yer alacak parça hangisidir?

- Ruh halime göre değişiyor.

*En merak ettiğiniz lezzet...

- Damak tadım geleneksel. Yeniliklere çok açık bir insan değilim.

*Mutsuzken aradığınız ilk kişi kimdir?

- Annem.

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle