GeriMagazin Kaybedenlerin yol hikayesi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kaybedenlerin yol hikayesi

Kaybedenlerin yol hikayesi

“Kaybedenler Kulübü”nün devam filmi için geri sayım başladı. Yönetmenliğini Mehmet Ada Öztekin’in üstlendiği, Nejat İşler, Yiğit Özşener, Hande Doğandemir ve Merve Çağıran’ın başrolleri paylaştığı “Kaybedenler Kulübü Yolda” 16 Mart’ta vizyona girecek. Dört başarılı oyuncu, kulübün fanatiklerinin sabırsızlıkla beklediği filmi değerlendirdi, ilginç bilgiler verdi.

NEJAT İŞLER

 TUZU KURU KiŞiLERiN HiKAYELERiNi ANLATMAK HOŞUMA GiDiYOR

 ◊ “Kaybedenler Kulübü”nün bir filmin ötesinde etkisi söz konusu. Bir alt kültürün simgesi gibi. Sizce film bu noktaya nasıl ulaştı?

- En önemli sebep, Türk sinemasında pek görmediğimiz bir konunun işlenmesidir. Ayrıca radyo programıyla, kitaplarıyla ve insanların buluşup zaman geçirecekleri mekanlarıyla “Kaybedenler Kulübü” kültürü yaşıyor zaten. Gişenin çok ötesinde bir yere gittiği doğru, herhalde bu da internet sayesinde oldu. Tabii şarkıları unutmamak gerek...

◊ İkinci film ile ilk film arasındaki en önemli fark ne?

- İlk filmde “yol” olayından çok bahsediyorduk, bu filmde yoldayız. İlk filmden bu yana geçen zamanda da hepimiz değişik yollardan geçtik. “Yol” bizi mutlaka değiştirmiştir. Radyo sahneleri daha az bu filmde...

◊ “Kaybedenler Kulübü” tüm filmografiniz içinde nasıl bir yerde duruyor?

- Hep söylüyorum; şehirli ve bir şekilde eğitimli, çoğu insanın belki de “tuzu kuru” diye tabir edebileceği kişilerin hikayelerini anlatmak hoşuma gidiyor. Gün içinde çok kez karşılaştığımız bu insanların, çevremizin hikayeleri bunlar. Bu hayatların hikayeleri anlatıldıkça, gişede, televizyonda insanlarla buluştukça, son yıllarda sıklıkla konuştuğumuz “ayrışma”nın da önüne geçilir diye düşünüyorum. Belki de fazla iyimserim...

YİĞİT ÖZŞENER

METE, iLiŞKiSiNi KENDi ÇIKMAZLARINA KURBAN EDiYOR

 ◊ İlk filmdeki Mete ile bu filmdeki Mete arasında değişiklikler var mı?

- Ben ikinci filmin Mete’sini ilk filmin Mete’sinden çok farklı biri olarak düşünmedim. Ama aradan geçen zaman illa ki etkili oluyor. Bana göre Mete bu yıllar içerisinde Kaan’la daha fazla zaman geçirdi, daha fazla şeyi aradı; bazen buldu bazen bulamadı.

◊ Mete’nin bu filmdeki kız arkadaşıyla ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz?

- Kendi çıkmazlarına ve arayışlarına kurban ettiği bir ilişki olarak görüyorum. Kızı seviyor aslında, onunla vakit geçirmekten hoşlanıyor. Ama hayatına yön veren şey, içinde olduğu arayış ve çıkmazları. Bu yüzden o ilişki de aynı yerde dönüp duruyor.

◊ Kaan ve Mete arasındaki yol arkadaşlığını nasıl yorumluyorsunuz?

- Bu sefer birbirleri hakkında daha fazla fikir beyan ettiler, konuştular. Filmin senaryosu buna müsaitti. O yol arkadaşlığı bu filmde daha da net görülüyor.

◊ Peki iki film arasında farklar var mı?

- Bu, iç dünyalarına da giriş yaptığımız bir film oldu. Başka bir açıdan yaklaştı tüm hikayeye. Karakterlerin iç dünyasına daha fazla girdi; iyisiyle kötüsüyle, doğrusuyla yanlışıyla.

HANDE DOĞANDEMİR

BUNUN İLKİNDEN BAĞIMSIZ BİR HİKAYESİ VAR

 ◊ “Kaybedenler Kulübü Yolda”da oynamak nasıldı?

- Ben bir izleyici olarak “Kaybedenler Kulübü”nün ikincisinin çekileceği haberini aldığımda çok heyecanlanmıştım. Çünkü ilki kült olmuş, benim de defalarca izlediğim bir filmdi. Şimdi o hikayenin ve dünyanın içinde yer almak benim için heyecan verici. Birbirini ve bu dünyayı çok iyi tanıyan bir ekiple çalıştım, tüm oyuncular sete ilk girdiği anda karakterleri üstlerine giydi. Benim için hem zor hem de rahatlatıcı oldu diyebilirim. Mehmet Ada daha önce çalıştığım bir yönetmen olduğu için bunun getirdiği bir konfor da vardı. Sabırsızlıkla vizyon tarihini bekliyorum.

◊ Sevda karakterinin hikaye içindeki yerini nasıl yorumluyorsunuz?

- Sevda bizim Kadıköy kaybedenler ruhunda görmeye alışık olmadığımız biri. Klinik psikolog, daha standart ve kuralları var. Hikayede çok önemli bir yerde. Kaan’ın ve kendisinin hayatını değiştirecek bir yolculuğa çıkıyor. Bir karakterin içsel yolculuğunu anlatan ve bize bir kadın olarak duygunun ve mantığın dengesini kurmak adına aldığımız kararların önemini gösteren bir karakter diyebilirim.

◊ Sevda’nın yanlış veya doğru bulduğunuz özellikleri neler?

- Sevda aslında çok sürprizli ve gizemli bir karakter... Sakin ve uyumlu olmasının altında bizim zamanla göreceğimiz bir hikayesi var. Daha fazla bahsedip büyüsünü bozmak istemiyorum açıkçası. Yanlış veya doğru diye yargılayabileceğim bir yerde değil. “Ben olsaydım yapmazdım” dediğim ama onu anlayıp empati kurabildiğim bir noktadayım.

◊ Sizce izleyiciler filmde ne bulacak?

- “Kaybedenler Kulübü Yolda” bir devam filmi gibi görünse de ilkinden bağımsız bir hikayesi var. Yani seyirci ilkini izlemese de takip edebilecek, ilkinden tamamen bağımsız bir yol hikayesi izleyecek. Çok gerçek hatta yer yer canımızı sıkacak kadar realistik bir hikaye. Bence yolda olmayı, keşfetmeyi, gerekiyorsa kendi kararlarımızın sonunda acı çekmeyi göze aldığımız anları sorguladığımız bir film.

MERVE ÇAĞIRAN

iLK FiLMi TAM ALTI KEZ iZLEMiŞTiM

 ◊ Merve’nin Mete’yle olan ilişkisini nasıl yorumluyorsunuz?

- Gayet eğlenceli bir kız ve bir süredir Kaan ve Mete’yle çalışıyor. Onların yaşam tarzını çözümlemese de kabul eden ve yargılamayan biri. O yüzden Mete’yle de öyle bir ilişkisi var; kabullenmiş, rahat ama bazı konularda yardımcı olmaya çalışıyor.

◊ Filmin çekimlerinden aklınızda en çok neler kaldı?

- O dönemde bir dizide de oynuyordum. Çıralı’dan başlayan yolculuk, çalışmak değil de tatil gibiydi. Olympos’taki teleferik, doğa, Sığacık meyhaneleri ve en güzeli yolda olmak. Yolları küçüklüğümden beri çok sevdiğim için filmin yolda geçmesi benim açımdan çok cazipti.

◊ Bu filmde yer almak nasıl bir duygu?

- Birincisini altı kez izlediğim için şahane (gülüyor). Televizyonda denk geldiğimde bile değiştirmiyordum atmosferinden dolayı. O yüzden haber geldiğinde çok mutlu oldum. Kadıköy’ü, yolu ve radyo sohbetlerini acayip seviyorum. Üçü bir arada, daha ne olsun...

◊ Sizce izleyiciler filmden nasıl duygularla ayrılacak?

- Uzun zamandır görüşmedikleri yakın dostuyla karşılaşıp iki tek atıp dertleşmiş, eyvallah deyip gitmiş gibi (gülüyor)...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle