GeriMagazin Kadınlar eşya mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınlar eşya mı?

Kadınlar eşya mı?

BBC’de yayınlanan belgeselde Simon Reeve, Ali Ağaoğlu’nun hayatından kesitler göstermiş, Ağaoğlu’nun “Bu çantalar bana ait değil ama sahipleri bana ait” sözü büyük tepki görmüştü. CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer, bu sözler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Melike KARAKARTAL:
Ağaoğlu kadınları eşyalaştırıyor. Aynı belgeselde Kuveyt Kraliçesi’ne küfür ettiğini anlatıyordu ama ondan özür diledi geçen gün. Ondan dilediği gibi eşyalaştırdığı kadınlardan da özür dilemeliydi.
Genel olarak Ağaoğlu’nun hayat tarzının normalleştirilmesine karşıyım. Türkiye’deki magazin dünyasının onun hem eşleriyle, hem kız arkadaşlarıyla olan hallerini normalleştirdiği yetmedi, bir de Simon Reeve çıktı başımıza.
Böyle bir hayat ilgi çekici olabilir ancak bu şekilde gösterildiğinde Türkiye’ye dair de yanlış bir algı yaratıyor, Reeve’in programıyla ilgili başka bir tercih yapmasını dilerdim.
Onur BAŞTÜRK: Bana ya da bize bu sözler/tavırlar artık tanıdık. O yüzden şaşırtıcı değil. Ama BBC üzerinden bunu izleyenlere eminim çok kötü gelmiştir. Ve de garip. “Nasıl bir şey bu?” olmuşlardır. Biz ise daha önce Ağaoğlu’nun benzer sözlerini, tavırlarını bin kez duyduğumuz için artık tepki bile göstermiyoruz. Gerçi en yakınındaki kadınlar tepki göstermiyor, biz göstersek ne olur...

Kadınlar eşya mı

FOTO: SELÇUK ŞAMİLOĞLU
Cengiz SEMERCİOĞLU:
Ali Ağaoğlu özür diledi ama kadınlardan değil, Kuveyt Kraliçesi’nden... Meğer ağır lafları Kuveyt Kraliçesi’ne değil, aracı bir satıcıya söylemiş. Peki ya kadınlar için söylediği ağır laflar ne olacak?
Ticari ilişkileri var diye Kuveyt tarafında yanlış anlaşılmak istemiyor ama 80 milyonluk kendi ülkesinde lambur lumbur konuşuyor. 40 defa söyledik, yazdık çizdik ama Ali Ağaoğlu bildiğini okumaya ve ayıp etmeye devam ediyor.
Ömür GEDİK:
Ağaoğlu, parayla her şeyi satın alacağını sanıyor. “Bu çantaların sahipleri bana ait” ne demek Allah aşkına. Bir kadın olarak utanç duydum. İnsanlar bari BBC’ye yapmasaydı bu konuşmaları, bizi rezil etmeselerdi diyor. Hiç katılmıyorum.
BBC’ye değil TRT’ye yapsa bu açıklamayı tepki göstermeyecek miyiz yani! Bence arkadaş ortamında bile kursa bu cümleleri yakışmıyor kendisine, eleştirilmeli, tepki görmeli. Bir özür de dilemeli.

 

Kendine yazık ediyor

Nejat İşler, arkadaş grubuyla gittiği kulüpte merdivenlerden yuvarlandı. Ünlü oyuncu olay sonrası hastaneye kaldırıldı. Konsey bu talihsiz kazayı yorumladı.

Kadınlar eşya mı


Melike KARAKARTAL:
Üzüldüm böyle bir talihsizlik yaşamasına, Nejat İşler’e geçmiş olsun. Onun sevenleri olarak kendine, sağlığına dikkat etmesini isteriz. Ciddi rahatsızlıklar yaşayan insanlar yaşamla ilgili anlam kaybı yaşayabiliyorlar, içkiden vazgeçmemesini insan ancak buna yorabiliyor. Tekrar geçmiş olsun.
Ömür GEDİK:
Bildiğim kadarıyla Nejat’ın rahatsızlığı nedeniyle içki içmemesi gerekiyor. Aylarca ölümle burun buruna yaşadı, nerelerden döndü. Çok başarılı bir oyuncu, iyi biri, sağlam bir dost ve kendisine yazık oluyor.
Ama diyecek bir şey de yok, onun hayatı, onun seçimi.
Onur BAŞTÜRK:
Nejat İşler’in başına gelen fena bir şey. Gece hayatında hepimizin başına gelir. Bunun alkollü olup olmamakla da ilgisi yok.
Konunun oraya çekilmesine ve “Ah Nejat İşler yine çok mu alkol aldın” diye yorumlanmasına karşıyım.
Çünkü bazı mekanlar gerçekten çok loş oluyor, önünü dahi göremeyebiliyorsun. Ve bir anlık dikkatsizlik bir kazaya sebep olabiliyor.
Neyse ki başından çok büyük bir darbe almamış Nejat İşler.
Cengiz SEMERCİOĞLU:
Nejat İşler kendine yazık ediyor. Ölümden dönmüş birinin kendine karşı bu kadar hoyrat olmasını insanın aklı almıyor. Alma sevgili Nejat şu alkolü, gitme gece kulüplerine... Gümüşlük’te oturma rakı sofrasına...
Gümüşlükspor’la kendine farklı bir hobi buldu ama hâlâ şu alkol illetinden kopamadı.
Ben ondan çok arkadaşlarına ve çevresindekilere kızıyorum, onu alkolden uzaklaştıramadıkları için...

Geri dönünce ne olacak

17 Haziran’da tahliye olacak Deniz Seki, artık gün sayıyor. Ünlü sanatçının cezaevinden çıkar çıkmaz meraklı gözlerden ve objektiflerden uzak kalmak düşüncesiyle nişanlısı Faruk Salman’la Avrupa tatiline gideceği konuşuluyor. Acaba hazirandan sonra Seki’yi nasıl bir hayat bekliyor? Magazin Konseyi değerlendiriyor...

Kadınlar eşya mı


Ömür GEDİK: Deniz Seki, çıkar çıkmaz soru bombardımanına tutulacak bir kere, Allah’ın emri. Tatilinden döner dönmez de kendisini konserlerle dolu, oradan oraya koşturmalı bir hayat bekliyor bence. Herkes bir Deniz Seki konseri yapmak isteyecektir.
Melike KARAKARTAL:
Sesiyle Türkiye’nin gündemine tekrar gireceğini düşünüyorum, bu sefer güzel haberlerle, konserlerle. Bir süre Türkiye’den uzak kalarak dinlenmek, geçirdiği zor zamanların yaralarını sarmak isteyecektir.
Onur BAŞTÜRK:
Nihayet Deniz’i özgür bir hayat bekliyor!
Deniz bence haksız yere hapiste yattı ve hazirandan sonra hapiste kaldığı yılların acısını çıkartacak diye düşünüyorum. Avrupa tatili değil de, özgürce Arnavutköy’de bir rakı balık yapsa bile ona yeter... Ayrıca yeni şarkılarıyla şöyle sıkı bir albüm yapsa ve ortalığı sallasa nefis olur.
Cengiz SEMERCİOĞLU: Faruk Salman’la geçen ay röportaj yapmıştım, şaka değil gerçekten Deniz Seki’yi anlatırken sesi titriyor. Fotoğraflarım çekilir diye dışarıya bile çıkmıyor. Sevgilisinin üzerine titreyen bir müthiş aşık. “Biraz gözlerden uzak hasret gidermek istiyoruz” demişti bana Faruk. Yurtdışına gitme planları varsa, kesinlikle orada evlenip döneceklerdir.

Dertleşmenin bedeli

Irmak Ünal’ın genç popçu Genco Ecer ile gizli bir ilişki yaşadığı konuşuluyor. Birlikte bir kafede görüntülenmelerinin ardından basın açıklaması yapan Ünal, “Yakın bir arkadaşım ile kahve içmek, yemek yemek, kısacası dertleşmenin bedeli bu kadar ağır olamaz” dedi.

Kadınlar eşya mı


Onur BAŞTÜRK: Bence de bir ilişkileri yok. Karşılıklı kafedeki bir masada konuşan kadınla erkek illa sevgili olmak zorunda değil.
Cengiz SEMERCİOĞLU: Irmak’la konuştum, ‘Ben arkadaşımla baş başa kahve de içerim, ev bakmaya da giderim’ diyor. Kaldı ki ev bakmaya giderken yalnız da değillermiş. 3 ay değil 3 yıldır tanıyormuş Genco Ecer’i. Evli çiftler hakkında ihanet haberleri yaparken biraz daha özenli olmak gerekiyor. Bir erkekle kafede şarap içiyor olması ihaneti belgelemez.
Ömür GEDİK: Irmak Ünal, evli ve iki çocuk annesi bir kadın. Yasak aşk haberi aile kurumuna tabii ki zarar verir. Bu kadar sert tepki göstermesinin nedeni bu. Kafede oturmayla yasak aşk nasıl belgeleniyor onu da anlamış değilim.
Melike KARAKARTAL:
Irmak Ünal’ı haklı buluyorum, maalesef kadınlar bu konularda kolayca hırpalanıyor.
Evli, çocuklu kadınların herhangi bir erkek arkadaşlarıyla, yakın aile dostlarıyla bile görünmeleri onlar için sonrasında yorucu bir sürece yol açıyor.
Haber konusuna biraz daha hassas, biraz daha sorumlu yaklaşmak lazım.

Verdiği mesaj yanlış!

Arzu Yanardağ, Gabi Abut ile Nişantaşı’nda görüntülendi. Yanardağ “Evlenmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna “Ne gerek var? Biz Allah katında evliyiz” yanıtını verdi. Konsey, yanıtın samimiyetini sorguladı.

Kadınlar eşya mı


Cengiz SEMERCİOĞLU: “Allah katında evliyiz” lafı güzel bir kamuflaj olayına dönüştürüldü. Evli adamlar sevgilileriyle Allah katında evli! Böylece iki-üç kadınla aynı anda aşk yaşa, oh ne güzel... Tamam Arzu Yanardağ’ın sevgilisi evli değil. Ama o da bu açıklamayla ‘ne gerek var resmi nikaha’ diyor aslında kadın tarafına. Evlenmeden takılalım böyle, nasıl olsa Allah katında evliyiz! İyiymiş be...
Ömür GEDİK: Allah katında evli olmak yetiyorsa millet neden nikah kıyıyor, imza atıyor, evleniyor! “Biz Allah katında evliyiz, evlenmeye ne gerek var” demek olmaz. Resmi nikahın geçerli olduğu modern bir ülkede bu cümleler kabul edilemez. Evlilik kurumuna saygı duymayanlara saygı duyamıyorum ben.
Melike KARAKARTAL: Nasıl yaşayacakları, evlenip evlenmeyecekleri kendi tercihleridir ancak bu konuyu “Allah katında evliyiz” sularına çektiklerinde cümleden “İmam nikahı yeterlidir” gibi bir sonuç çıkıyor, öyleyse orada sorun var. Şöhretli isimlerin topluma doğru mesaj vermek gibi bir sorumlulukları var, böyle zamanlarda bunu hatırlamak lazım.
Onur BAŞTÜRK: Şu anda bir filmi ya da dizisiyle gündemde olmayan birinin ilişkisi ve evlilik üzerine söylemleri hiç ilgimi çekmiyor doğrusu. Samimi olup olmamaları da öyle... Ne yaparlarsa yapsınlar...

Servet Şov

Fatih Ürek, ressam Tülin Kanun’un açtığı sergiye katıldı. Tabloları yatırım amaçlı aldığını açıkladı. Fakat esas haber olma sebebi, üzerindeki pahalı kıyafet ve aksesuvarlardı. Fatih Ürek’in “servet şov”unu doğru buluyor musunuz?

Kadınlar eşya mı

Melike KARAKARTAL: Şöhretli isimlerin varlıklarını bu şekilde açık etmelerini kendi güvenlikleri açısından son derece tehlikeli buluyorum. Fatih Ürek kıyafetleri ve “yatırım için tablo alıyorum” gibi sözlerle sosyoekonomik seviye beyanı yaparak çevresine bir mesaj veriyor ama buna hakikaten gerek yok. Zaten onu bilen biliyor. Dahası, böyle konuların altını çizmek kulağa biraz kaba saba geliyor, zaten güvenliği tehdit edecek bir durum da yarattığı için son derece lüzumsuz.
Ömür GEDİK:
Kıyafetler için kimsenin kimseyi soyacağını sanmıyorum. Fatih’in ceketini nasıl paraya dönüştürsün ki! Takılar deseniz ünlüler asıllarını bankada saklıyor, taklitlerini takıyor zaten. Bunu da herkes biliyor.
Olsa olsa cüzdandaki paralar için saldırırlar. Ki orada bile çok şey bulamazlar. Kart taşıyor insanlar. Uzun lafın kısası; bizde kıyafet, takı, para için ünlülere saldıran olmaz gibi geliyor bana.
ONUR BAŞTÜRK: Bilerek sergilemiştir, haber olmak için. Ama Kim Kardashian olayı aklına gelmemiştir tabii. Gelse, belki tekrar düşünebilirdi üzerindekilerle çıkıp çıkmamayı. Soygun tehlikesi bir yana görgüsüzlük bence böylesi ‘servet şov’lar.
Cengiz SEMERCİOĞLU:
Fatih Ürek’in sanata yatırım yapması güzel de mal varlığını gözümüzün içine sokması güzel değil. Tamam Bülent Ersoy’dan alıştık bu durumlara, tamam Gülşen de tektaşını gözümüze sokmayı seviyor ama Fatih’in bu konuda yarışa girmesine gerek yoktu. Fatih markayı, şatafatı sever ama yürüyen vitrin ya da kuyumcu olmasına gerek yok.

 

Neden bu kadar acele etti

Boşanma kararı aldıkları konuşulan Tülin Şahin ve Memet Özer’in sosyal yaşamları da ayrıldı. Tülin Şahin Dubai’ye uçarken Memet Özer de Sunset’ten bir kadınla görüntülendi. Boşanma resmileşmeden farklı isimlerle görüntülenen şöhretler, imajlarına zarar veriyorlar mı? Konsey tartışıyor...

Kadınlar eşya mı


Ömür GEDİK: Bir süre, en azından boşanana kadar dikkat etmeleri onca yılın hatırına daha iyi olur tabii. Biten bitmiş, giden gitmiş de olsa kağıt üzerinde hâlâ evli görünüyorlar. Ayrıca söylemeden geçmeyeyim.
Sevdiğim ve yakıştırdığım bir çiftti, üzüldüm bu hallerine.
Melike KARAKARTAL:
Her ikisi de iyi kalpli ve mesleklerinde başarılı isimler. Biz onları birlikte de çok seviyorduk ancak böylesini uygun görmüşler, böyle mutlu olacaklarını düşünmüşler, saygı duymalı... Nasıl sosyal hayatları olacağı kendi tercihleridir ama genellikle böyle durumlarda basında hep kadın hırpalanır. İkisi de bundan sonraki hayatlarında mutlu olsun...
Onur BAŞTÜRK:
Tülin’le Memet’ in sosyal yaşamları hep ayrıydı aslında. Çünkü Tülin çok yoğun çalışıyor. Memet de arkadaşlarıyla dışarıda buluşuyor, yemek yiyor. O gün de öyle bir gün olabilir pekala, bilemeyiz. Yani illa ki yanındakiyle flört ediyor anlamına gelmiyor. Zaten, fotoğraf çekildikten sonra Tülin’i aradığını söyleyip durumu açıklamış Memet.
Cengiz SEMERCİOĞLU: Tülin’le Memet nedense bana vitrinde muhteşem gözüken evliliklerinin perde arkasında hep sorunlar yaşıyormuş gibi gelirdi. Ne bileyim, sanki görüntüde evlilermiş gibi... Sonunda vitrinde gördüğümüz mutlu fotoğraf da bozuldu. Memet Özer başka bir kadınla görüşmek için neden bu kadar acele etti ki?

Her ahkam kesene
cevap verecek olsak...

Şener Şen adına açılan sahte Twitter hesabından Cem Yılmaz’a yönelik eleştiri geldi, ünlü komedyen deliye döndü! Sosyal medyada her sahte hesaba yanıt vermek gerekli mi? Ünlülerin, sahte hesaplara, hakaret ve sosyal medya üzerinden yalan haberlere yönelik tavrı ne olmalı?

Kadınlar eşya mı


Onur BAŞTÜRK: Sahte hesaplara yanıt vermek gerekebiliyor. Çünkü insanlar bazen o hesapları gerçek sanıyor cidden. Bu yüzden Cem Yılmaz’ın açıklamasını mantıklı buldum.
Cengiz SEMERCİOĞLU: Cem Yılmaz’a yanıt olarak biz Şener Usta’ya sevgimiz, saygımızdan bu hesabı açtık diyorlar... Ya bu nasıl hastalıklı bir saygı-sevgi gösterisidir. Ünlülerin adına sahte hesaplar açanların hepsinde bir maraz olduğunu düşünüyorum.
Ömür GEDİK: Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz. Cem Yılmaz da onca işinin arasında bu saçmalıklarla uğraşıyor işte. Biz tahmin edebiliyoruz Şener Şen’in Twitter hesabının ve oradan yazılanların gerçek olmadığını ama pek çok kişi bunu gerçek sanabilir. Cem Yılmaz algıyı doğru yönetmek adına doğru tepki gösteriyor. Müdahalesini doğru buluyorum.
Melike KARAKARTAL: Şöhretli isimler sosyal medyadaki bu tür yalan hesapları, kendilerine gelen mention’ları gereksiz yere ciddiye alıyor, söylediklerine kafa yoruyor, boşa enerjilerini harcıyorlar. Bu tip hesapların, hatta rahatsız edici sözler yazan kimi gerçek insanların tek derdi ciddiye alınmak.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle