GeriMagazin İyi ki doğdun Ayşe!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İyi ki doğdun Ayşe!

İyi ki doğdun Ayşe!

Kelebek yazarı Ayşe Aral, 19 Haziran 2017’de zamansız bir şekilde aramızdan ayrıldı. Bugün onun doğum günü. Bu özel gün vesilesiyle Aral’ın okurlar tarafından en sevilen ve ölümünden önce 2 yıl boyunca üzerinde çalıştığı “Haylaz Kalbim” adlı kitabında da yer alan yazılarından birini yeniden yayımlıyoruz. Üç önemli isimden; Ajda Pekkan, Deniz Seki ve Saba Tümer’den gelen doğum günü mesajlarını da sizlerle paylaşıyoruz.

İtiraf eder ayrıca da özür dilerim!

Babama:
Bir gün bir gençlik dergisi almak için bakkala giderken, sormadan cüzdanından aldığım, sana özel Turgut Özal tarafından imzalanan beş lirayı harcayan bendim, Ayça değil... (Allah’tan çabuk fark etmiştin de gidip geri almıştım.)

İngiliz Hükümeti’ne:
Ülkenizde okuduğum yıllarda ehliyetim olmadığı halde sahte ehliyetle araba kiralayan, kiraladığım arabanın mazotla çalıştığını bilmediğimden, arabaya yanlışlıkla benzin koyup arabanın içine edip, ortalıktan sıvışan bendim.

Ajda Pekkan’a:
Yaklaşık 20 sene evvel geçirdiğiniz bir estetik operasyon sonrasında, hastaneyi arayıp eski sevgilinizi “Semiramis’im” diye kandıran, Londra’da olduğundan çok meraklandığını söyleyip bir saat boyu tüm bilgileri alan da bendim... (Ama valla kimselere bir şey söylememiştim.)

Recebiye Hanım’a:
Lise hayatım boyunca hocası olduğunuz beden dersinizden sıvışmamı sağlayan, beden derslerinden muaf tutulmamı yazan doktor raporunun altındaki imza bana aitti.

Gül Taksi’ye:
13 ile 15 yaşlarım arasında, yaklaşık 3 sene, günün gecenin farklı saatlerinde araçlarınızı sahte adreslere gönderen bendim. Çılgınlıktı, affedin...

Cleveland Hastanesi altıncı kat hemşireleri ve Dr. Wilkoff’a:
Pil operasyonum sonrası hastanede yatmaktan afakanlar bastığından, saat başı ağızdan yaptığınız ateş kontrolleri öncesi, buz çiğnedim, sizleri kandırdım... (Allah acıdı da başıma bir dert gelmedi.)

İyi ki doğdun Ayşe


Türk Hava Yolları pilotuna ve yolcularına:
1989 yılındaki bir İstanbul-Londra uçuşunda tam kalkmaya hazırlandığınız sırada, Londra’ya gitmek istemediğimden, sahte panik atak numaraları çekip, kendimi yerden yere atıp, uçuşunuzun rötar yapmasına ve kendimin de evime dönmeme sebep olan davranışımdan dolayı özür dilerim.

Polis memuru Ahmet’e:
Emlak şirketim olduğu günlerde, araba park etmenin yasak olduğu bölgeye arabamı park etmeme izin vermiş, beni bir şey sandığından karşılığında da tayininin Zonguldak’a çıkması için benden yardım istemiştin. Oha yani nerede bende o güç? Birkaç gün sonra Zonguldak’a tayinin tesadüfen çıktığında elinde çiçekler ve üzerinde adım yazan bir halıyla ofisime gelmiştin.
O an nedense itiraf edememiştim, şimdi ediyorum. Tayini yaptıran ben değildim işteeee...

Tüm halka açık tuvalet kuyruğunda bekleyen hanımlara:
İç karnım geniş olduğundan, istediğim her an karnımı dokuz aylık hamile şekline sokabildiğimden, her seferinde ben hamileyim diye sıranızı aldığımdan ötürü kusuruma bakmayın. (Zaten artık ünlenmeye de başladım, bir süre sonra bu numarayı yapamayacağım.)

Hastane ve ambulans personeline:
Gecenin bir vakti, “Doğuruyorum yetişin” diye arayıp, sonradan gaz sancısı olduğunu anlayıp vakitlerini aldığım için özürler dilerim...

İlkokul arkadaşıma:
Doğum günü 23 Nisan olan sınıf arkadaşımı, o gün yapılan tüm kutlamaların, onun doğum gününü kutlamak için yapıldığına inandırdığım için...

Mahalledeki süpermarkete:
Aldığım ürünün aslında istediğim ürün olmadığını eve gelince anlamam üzerine, poşetini biraz yırtıp “Bu kullanılmış ürünü bana nasıl satarsınız?” diye çıngar çıkardığım için...

Gördüğünüz gibi az manyak değildim.
Hâlâ da düzelmiş sayılmam.
Sadece artık sınırlarımı biraz daralttım.
Bunlar eskiyip zaman aşımına uğradığından yazabildim. Şu sıralar yediğim haltları da üstlerinden biraz geçsin, bir ara yazarım.

SABA TÜMER: Çok özür diliyorum

İyi ki doğdun Ayşe

İtiraf ediyorum; canım Ayşe’yi çok ama çok seviyordum, fakat bunu hiç yüzüne karşı söyleyemedim.
Bunun için ondan çok özür diliyorum...
Ayşecim, iyi ki doğmuşsun. İyi ki senin gibi güzel kalpli, şahane bir arkadaşım olmuş.
İyi ki o kocaman yüreğini herkesle paylaşmışsın.

DENİZ SEKİ: Birlikte kutlayacaktık

İyi ki doğdun Ayşe

Ayşecim hepimiz seni çok özledik.
Senin zor günlerimde kaleminle yanımda oluşunu ve verdiğin destekleri asla unutamam, ailemle sürekli konuşup verdiğin moralleri asla unutamam.
5 Şubat doğum günün, ne diyeceğimi bilemiyorum. Yaşasaydın birlikte kutlayacaktık, iyi ki doğmuşsun diyecektim. Ama şimdi mekânın cennet olsun Ayşecim diyorum.
Doğum gününü sana dualar yollayarak geçireceğim. Her zaman, her an dualarımdasın, üzerine nurlar yağsın.
Sen çok özel bir kadındın, Allah sevdiği kullarını erkenden yanına alırmış.
Hayat çok tuhaf, senin “itiraf ediyorum” başlıklı bir yazın vardı. Kitabında da yer almıştı bu yazın. Ben de şimdi senin ardından itiraf ediyorum. Hayatın üç günlük olduğunun kimse farkında değil, bu düzenden hiç mutlu değilim. Hiç kimsenin küs kalmasına, birbirinin kalbini kırmasına gönlüm müsaade etmiyor.
Seni çok seviyorum Ayşecim. Mekânın cennet olsun. Her zaman nurlar yağsın üzerine.

AJDA PEKKAN: Böyle insanlar dünyaya zor geliyor

İyi ki doğdun Ayşe

Ayşecim çok hayvansever, çok güzel dostluklar kurmuş dünya tatlısı bir insandı.
Çevresi de hep onu seven insanlarla doluydu.
Ayrıca benim çok çok sevgili komşumdu.
Taşındıktan sonra bile birbirimizi hiç bırakmadık, hep takip ettik.
Hep çok sevdim canım Ayşe’yi.
Rahmetle anıyorum. Böyle insanlar dünyaya zor geliyor maalesef.
Ayşe çok muzipti. Her an her şeyi yapabilecek neşesi ve gücü vardı.
Babası Tekin Aral’ın doğum günü kutlamalarından birinde Ayşe yine şahane bir muziplik yapmıştı. İçeriği bende kalsın. Çok yıllar geçmesine rağmen kahkahalarla anarım.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR


Yorumları Göster
Yorumları Gizle