GeriMagazin İstanbul’da kendimi prenses gibi hissediyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul’da kendimi prenses gibi hissediyorum

İstanbul’da  kendimi prenses gibi hissediyorum
refid:27192466 ilişkili resim dosyası

Eski Kanada yüzme Şampiyonu, Victoria’s Secret meleği, oyuncu, fotoğrafçı, ressam ve şimdilerde şef... Yani Estella Warren hâlâ oyunda... Bir cilt operasyonu için Türkiye’ye gelen, gelmişken Ankara Fashion Week kapsamında düzenlenen Özlem Süer defilesinde podyuma çıkan Warren’la Kalamış’ta buluştuk; hem eski günlerden konuştuk hem de kendi içinde bulduğu yeni insandan...

İstanbul’daki günleriniz nasıl gidiyor?
- Oldukça yoğun. Bu benim beşinci gelişim. Neden bilmiyorum ama işlerim sürekli burada olmaya başladı. Kesinlikle bir ara Türkçe öğrenmem gerekiyor (gülüyor). İstanbul’dan önce Amsterdam’daydım. Check-up yaptırdım. Sonuçlar iyi çıktı. Şimdi de durağım İstanbul.
İstanbul’a geldiniz ve ayağınızın tozuyla yüz gençleştirme işlemine girdiniz.
- Hollywood Prodüksiyon’la geldim bu kez. Dr. Hasan Fındık beni davet etti. Bıçak altına yatmaya henüz hazır değildim. O yüzden dişlerimi beyazlattım ve cilt yenileme işlemi yaptırdım sadece. Yaptığı işlemle yüzümün tekrar kolajen salgılaması sağlandı. Açıkça söylemeliyim ki ufak bir acı hissediyorsunuz. Sonuçlarını hemen geremiyorsunuz ama 2-3 ay sonra farkı göreceksiniz.
İstanbul’a gelir gelmez bir de defileye çıktınız.
- Evet, muhteşemdi. Uzun süredir podyuma çıkmamıştım, çok eğlenceliydi. Tülin Şahin’le tanıştım bu arada, çok tatlı biri. Sanıyorum İstanbul’dan sonra D-Marin’e gidip birlikte tatil yapacağız.
Daha önce dört defa daha geldiğinizi söylediniz? Biz Formula 1’i hatırlıyoruz.
- İlk ikisinde halkın arasındaydım. İş için gelmemiştim. Ve ikisinde de Quincy Jones ile birlikteydim. Daha sonra Luca Luca defilesi için geldim. Muhteşem bir sarayda defile yapılmıştı ve birçok dünya yıldızı da salondaydı. Hatta yolu bizim için açan polisler vardı. Aslına bakarsan buraya her gelişimde prenses gibi hissediyorum. Eve döndüğümde bunları arayacağım.

İstanbul’da  kendimi prenses gibi hissediyorum


100 BİN DOLARLIK HAMBURGER YİYORUM
Avrupa’daki hayran kitleniz Amerika’dakinden daha fazla diyebilir miyiz?
- Modellik dersen evet, ama oyunculuk dersen hayır. Amerika’da daha çok oyunculuğumla tanınıyorum. Orada yaptığım birçok filmi Avrupa’daki seyirci görme imkanı bulamıyor. Uzun süredir bağımsız film yaptığım için New York, Los Angeles ya da Dallas gibi yerlerde özel sinemalarda görmek mümkün oluyor. Bir de bunun yanında Cordon Bleu Paris’ten mezun oldum ve artık bir şefim aynı zamanda. Bir yandan da yeni programım “Food Porn” (Yemek Pornosu) ile ilgileniyorum. Biliyorum ismi biraz enteresan, Türkçe’ye çevirmemeni tercih ederim (gülüyor).
Kesinlikle yazacağım!
- Düşündüğün gibi değil. Dünyanın her yerine gidip en pahalı yemekleri yiyorum. Bazen de en tehlikelilerini. Ama önemli olan burada ödenen paraya ikna olmam. Mesela 100 bin dolarlık bir hamburger gibi ya da bin dolarlık omlet gibi. Çoğu altın yaprakları, kaz ciğeri, trüf mantarı gibi pahalı şeylerle yapılıyor. Benim için sadece lüks olması değil, lezzetli olması da gerekiyor. Çünkü ben bir şefim. Farklı yetenekler geliştirebildiğim için de mutluyum tabii. Hep model olarak kalamazsınız.
Artık kalabilirsiniz.
- Kalırsınız ama ben istemiyorum. Belli bir yaştan sonra o işe devam etmek doğru değil. Mesela fotoğraf da çekiyorum ben... Paris’teki Crush dergisi için kapak çekimi yaptım en son. Bir de resim çiziyorum.

İstanbul’da  kendimi prenses gibi hissediyorum


EVSİZLER İÇİN BARINAKTA GURME YEMEKLER YAPIYORUM
Neden aynı anda bu kadar fazla uğraş?
- Benim için modellik ve oyunculuğun yeterli olmadığına inandım. Bir de stajımı bitirdikten sonra evsizler için bir barınakta gurme yemekler pişirmeye başladım. Bu tarz işler banka hesabıma değilse bile ruhuma iyi geliyor.
Bayağı bir meleksiniz siz.
- İnternette dolaştıysanız, olmadığımı biliyorsunuzdur (gülüyor).
Belki derinlerde bir yerlerde...
- Bu yüzden kendimle uğraşıyorum zaten... Öbür türlü kendinizi bile tanımadan ölüyorsunuz.
Şimdilerde iki yeni filmle geliyorsunuz. Biri “Undateable John”...
- Onda Joan Jett rolündeyim. Saçlarımı da film için kestim. Hatta filmin içinde bir sahnede kestim. Ağlamadan sadece siniri göstermek benim için çok zor oldu açıkçası (gülüyor). Uzun saçlarımı çok seviyordum.
Sahne bitince ağlamadınız mı?
- Hayır ama “Bu berbat bir şey” dedim. Ama mecburdum. Filmde özellikle Joan Jett’in uyuşturucu ve alkolle sorun yaşadığı dönemler anlatılıyor. Oynaması çok eğlenceli değildi ama en gurur duyduğum işlerden biri oldu.
Ya diğer filminiz “No Way Out”?
- Filmin başında öldüğüm tek filmim (gülüyor).

İstanbul’da  kendimi prenses gibi hissediyorum


ÖZGÜRLÜĞÜMÜ 3-4 YIL ÖNCE KAZANDIM

Güzel bir kadınsınız ama seçtiğiniz rollerde bu seksapel pek de ön plana çıkmıyor.
- 20’li yaşlarımda o tarz rolleri kabul etmiştim çünkü bana bir kapı aralamıştı. Ama artık neyi neden yaptığım önemli. Ben genç kızların fotoğraflarını çekerken de onlara abartıyı makyaj saç yaptırtmıyor, herkesi stüdyodan çıkarıyorum. Çünkü ne kadar eklersen, insanın ruhundan o kadar uzaklaşıyorsun. Etrafındaki insanlar ne kadar konuşursa ya da telkinde bulunursa, o kadar kendi olmaktan uzaklaşıyorsun.
Yani zamanında size bunu çok yaptılar ve siz artık kimseye yapılsın istemiyorsunuz.
- Kesinlikle! Bunlar birini dürtmektir. İyisin, güzelsin, değilsin, yeterince mükemmel değilsin; sana sürekli bir şeyler söyleniyor. Oysa birine kendi olması için alan yaratmalısın.
Siz bu özgürlüğü ne zaman kazandınız?
- Kısa zaman önce. 3-4 yıl olmuştur. Böyle daha mutlu olduğumu anladım.
Yani bu aralar kendinize döndünüz... Yoga yapıp içinizdeki gücü mü arıyorsunuz?
- Bu gereksiz bir şey gibi söyledin (gülüyor). Evet, sabahları meditasyon yapıyorum. New Jersey’de sahilde yaşadığım için sörf yapıyorum. Bisiklete biniyorum. Mutluyum böyle...

İstanbul’da  kendimi prenses gibi hissediyorum


VICTORIA’S SECRET BİR FANTEZİ
Hâlâ birçok erkeğin Victoria’s Secret döneminizden kalma fotoğraflarınızı saklaması size ne hissettiriyor?
- Bence muhteşem (gülüyor). Keşke sonsuza dek öyle kalabilseydim ama bu gerçek değil. Çoğu fotoğraflarda fotoşop var. Fantezi ve imaj satan bir sektörün içindeyiz. Victoria’s Secret da tamamen bir fantezi... Bir dönem parçası olduğum için çok mutluyum. Hayatımın en güzel zamanlarıydı. Dört yıl birlikteydik, çok şanslıydım. Buradan da söylemeliyim ki onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Benim için her kapıyı onlar açtı.
Peki şimdi?
- Artık beni mutlu edecek işlerde yer alıyorum.

DR. HASAN FINDIK: ERIKA’NIN SİLİKONLARIYLA PROBLEMLERİ VARDI
Bu ünlü isimler size neden geliyor?
- Başlangıcı tamamen tesadüf. Hollywood Prodüksiyon ile tanıştık, onlar birçok ünlünün menajerliğini alınca yol açıldı. Ama sıkıntılarımız vardı. Üçüncü dünya ülkesiyiz ve estetik işlem için Türkiye’ye gelmeye korkmaları normal. Bir de Hollywood yıldızları için temel sıkıntı, işlem burada ne kadar ekonomik olursa olsun oradan buraya gelmek ekonomik değil. Onların arasında en büyük reklamı Erika Eleniak yaptı. Burada yapılan işleme de çok şaşırmıştı. Silikonlarıyla müthiş problemleri vardı. Tedirgindi ama buraya gelip de işlemden dört saat sonra ayağa kalkıp ertesi gün Sultanahmet’e gidince, yaşadıklarını tanıdığı herkese anlattı.
Estella Warren’a ne yaptınız?
- Derinin altına enerji verdik. Maksimum 1 saatlik işlem...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle