GeriMagazin İkisi de dert etmez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İkisi de dert etmez

İkisi de dert etmez

55. Uluslararası Antalya Film Festivali bu yıl nasıldı? Yaşam Boyu Başarı Ödülü alan Cem Yılmaz’ın Antalya’ya sevgilisi Defne Samyeli’yle gitmesi renkli görüntüler oluşturdu. Nasıl buldunuz Altın Portakal’ı?..

Cengiz Semercioğlu: Antalya Film Festivali bu yıl çok başarılıydı. Cem Yılmaz’ın katılımı pastanın çileği sadece... Etkinlikler, yabancı filmlerin katılımı, kapanış töreni hepsi çok iyiydi. Tek eksiği Ulusal Yarışma… Bu yıl ikinci kez Antalya’dan uzaktaydı Ulusal Yarışma, umarım seneye evine döner ve Türk sinemasının bütün dinamikleri Antalya’da yer almaya devam eder.

İkisi de dert etmez


Ömür Gedik: Altın Portakal magazinsel anlamda bu yıl tahmin edildiği gibi Ferzan Özpetek ve Cem Yılmaz’la renklendi. Bakın şu anda bile Cem Yılmaz’ı konuşuyoruz.
Onur Baştürk: Antalya Film Festivali’nin kapanış töreni gayet şık ve kaliteli duruyordu. Elbette bizim ünlülerin kırmızı halıda olması daha çok medyada yansımaya neden oldu. Eminim önümüzdeki yıllarda daha çok yabancı konuk gelecek ve film festivali esas amacına ulaşmış olacak. Tıpkı Cannes’da olduğu gibi Antalya’da hangi filmlerin gösterildiği ve hangi filmlerin ödül aldığı önem kazanmaya başlayacak. Bunun için yol uzun ama olmaz olmaz değil.
İkisi de dert etmez


İkisi de dert etmez
Antalya’da Ahu Yağtu’yla Defne Samyeli piştisine ne diyorsunuz? Gerçi ödül töreninde yan yana gelmediler ama ilk kez aynı salondaydılar.
İkisi de dert etmez

Onur Baştürk: İkisi de bunu dert edecek kadınlar değil. Ama davetliler ve medya bunu konuşacağı için biraz gerilmiş olabilirler. Yoksa yan yana da gelebilir, selamlaşabilirlerdi. Ama düşünsenize o zaman flaş flaş haber olurlardı her yere.
Cengiz Semercioğlu: Ahu Yağtu, Cem Yılmaz’ın sevgilileriyle daha önce de görüşüyordu. Cem Yılmaz da böyle kalabalık aile olarak yaşamayı seviyordu. Her ne kadar Antalya’da pişti olsalar da bu kalabalık görüntünün ortaya çıkmasına Defne izin vermeyecektir. Defne, Cem’in hayatına giren en dişli kadınların başında geliyor.
Ömür Gedik: Defne Samyeli ve Ahu Yağtu pişti olmaya devam edecekler. Bu ilkti belki ama son olmayacak.
İkisi de dert etmez

Yılmaz rolü
Kıvanç’a yazmış

İkisi de dert etmez

Kıvanç Tatlıtuğ’un “Organize İşler 2”deki Sarı Saruhan karakterini nasıl buldunuz? Olmuş mu Kıvanç?
Onur Baştürk: Herkes neden heyecanlandı o fotoğraflara ben anlamadım. Alt tarafı karakteri yansıtan bir imaj fotoğrafı yayımlandı. Daha filmi izlemedik, nasıl oynadığını bilmiyoruz ki. Dolayısıyla “olmuş mu olmamış mı” diye yorum yapmak için çok erken arkadaşlar.
Ömür Gedik: Sabırsızlıkla bekliyorum filmi ve Kıvanç’ın yeni rolünü. Kıvanç, “Kelebeğin Rüyası”nda ne kadar işine bağlı bir oyuncu olduğunu göstermiş ve herkesi kendine hayran bırakmıştı. Hep aynı Kıvanç değil.
Her rolde kendine ve rolüne çok şey katıyor. Mankenden oyuncu olmaz saçmalığına en güzel cevabı veren oyuncuların başında geliyor Kıvanç Tatlıtuğ.
Cengiz Semercioğlu: Yılmaz Erdoğan’ın Sarı Saruhan’ı Kıvanç’ı düşünerek yazdığı belli. Terzi gibi üzerine diktiğini düşünüyorum rolü... Tabii elbisenin bol gelip gelmediğini ya da sağdan soldan patlayıp patlamadığını film vizyona girince göreceğiz. Karikatür gibi bir karaktere de dönebilir ama Kıvanç bunu dengeleyecek tecrübede bir oyuncu artık.

Seyirci adına kararını vermiş

İkisi de dert etmez


“Shameless”i eşcinsel karaktersiz olarak “Bizim Hikaye” adıyla uyarlayan Fatih Aksoy, Hazal Kaya ve Özge Özpirinçci’yle Antalya’da katıldığı panelde; “Türk dizilerinde eşcinsel kahramanlara yer yoktur” dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ömür Gedik: Türk dizilerde ve televizyonlarda da gösterilen sinema filmlerinde eşcinsel ve transseksüel karakterler var ve çok da seviliyorlar. Fatih Aksoy keşke böyle konuşmasaydı.
Cengiz Semercioğlu: Yapılanın “Shameless”le ilgisi yok. “Shameless”te pozitif tek bir karakter yokken, “Bizim Aile”de negatif tek bir karakter yok. Eşcinsel olmasını niye bekliyorsunuz? Bu arada “Ekranda eşcinsellere yer yok” diyen Fatih Aksoy, 12 yıl önce erkeklerin kadın kılığına girdiği “O Şimdi Hanımefendi” adında bir yarışma yapmaya kalkmıştı. RTÜK engellemişti. Bugünün konjonktürüne göre konuşmuş.
Onur Baştürk: Aksoy seyirci adına kararını vermiş. Nitekim bugüne kadar yabancı dizilerden uyarladığı yapımlarda eşcinsel karakterleri hep ortadan kaldırdı. Ama belki de Aksoy ve onun gibi düşünen yapımcılar doğrusunu yapıyor. Eşcinsel karakterleri komedi unsuru olarak kullanmalarındansa hiç yer vermemeleri çok daha iyi.

Helal
olsun Acun’a

İkisi de dert etmez


Acun Ilıcalı, Buket Aydın’ın “40” programında Şeyma’yı kıskandığını en büyük adrenalini Instagram’a girerken yaşadığını söyledi. Acaba Şeyma ne giymiş, nasıl fotoğraf koymuş diye... Acun’un samimi itiraflarını nasıl buldunuz?
Cengiz Semercioğlu: En büyük tutkusu hızdan bile daha fazla adrenalin diyor, Şeyma’nın fotoğraflarının nasıl olduğuna bakmak... Birlikte olduğu kadına saygı gösteriyor, onun kendi kararlarını alabileceğine inanıyor, ne psikolojik baskı kuruyor ne de ezmeye kalkıyor. Ama bir yandan da içi içini yiyor. O içi içini yeme halini kontrol altında tutabilmek modern erkekliktir zaten.
Onur Baştürk: Samimi buldum. Acun kıyafetlerine karışmıyor Şeyma’nın ama her klasik Türk erkeği gibi sevgilisi o mini kıyafetleri giyince içinde önce bir fırtınalar kopuyordur. “Herkes sevgilime mi bakıyor” tribi bu. Ama Acun artık alışmıştır diye düşünüyordum, bu itiraftan anlaşılıyor ki, alışamamış.
Ömür Gedik: Ne güzel içi dışı bir açıklamalar yapmış. Bir erkeğin sevdiği kadını bu kadar sahiplenip, kıskanıyor olması güzel bir şey. Çoğu erkek kıskanır, diyemez. Helal olsun Acun’a.

Her şeyin boyu bodurlaştı

İkisi de dert etmez


Haftanın en çok konuşulan ismi Nilgün Bodur’du... Sadece Anne Frank’tan değil kamyon yazılarından bile aforizmalar çaldığı ortaya çıktı. Ne güzel reklamım oluyor diye seviniyor mudur şimdi?
Cengiz Semercioğlu: Her şeyin ucuzladığı, vasatlaştığı, seviye kaybettiği bir dünyada, ‘edebiyatın’ bundan etkilenmeyeceğini düşünmüyorsunuz herhalde değil mi? Bu da edebiyat oluyor işte. Edebiyat değilse de kitap oluyor, eser olup bundan telif alınıyor.
Her şeyin boyu bodurlaştı, yazı çizi dünyasının da...
Onur Baştürk: Sevindiği o tuhaf, ne olursa olsun hep üstten bakan, “sizler kötü bir tek ben masum” açıklamasından belli. Daha çok ünlü olduğunu düşünüyor bence, ki haksız da değil. Yakında TV programı yapmaya başlar ya da oyunculuk.
Ömür Gedik: Herkes iyi yazarlardan ve eserlerinden etkilenebilir ama Nilgün Bodur bu kadarını yapmamalıydı.
Böyle tepkiler alacağını tahmin edemedi mi? Ardından yaptığı açıklamalar da üzerine tuz biber ekti zaten. Bu konu üzerine en güzel videoları Şahan Gökbakar çekti. Instagram sayfasına bir bakın derim.



Kendine güvenen
bir açıklama

Hande Yener, Türkiye güzeli Şevval Şahin kendisine benzetilince, “doktorlarımız aynıdır” dedi. Kendine güvenli bir açıklama mı, yoksa estetikli güzele yapılmış eleştiri mi?

İkisi de dert etmez

Onur Baştürk: Gayet kendine güvenen bir açıklama olmuş. Daha ne desin? Bayağı durumu ti’ye almış hatta.
Cengiz Semercioğlu: Hande Yener’de estetik yok mu, var... Bunu saklıyor mu? Hayır. “Doktorumuz aynıdır” diyerek olaya noktayı koymuş zaten. Ben estetik yaptıran kadının bunu saklamasını tuhaf buluyorum zaten. Kadının her tarafı dolgu, “yüzümde hiçbir şey yok” diyor. Böyle komik olmaktansa Hande gibi kendinle barışık olmak daha iyi...
Ömür Gedik: Esprili bir yanıt vermiş Hande. Eğlenceli bir yaklaşım bence.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle