GeriMagazin Haftanın öne çıkanları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haftanın öne çıkanları

Haftanın öne çıkanları

Bu hafta sosyal medyada tatil paylaşımlarıyla farklı yaşlardan 4 kadın öne çıktı. Magazin Konseyi tatil fotoğraflarını değerlendirdi...

Onur Baştürk:

Yonca Evcimik: Güzel karın kası yapmış. Ama göz kırpamamış! O nasıl mimik öyle?

Hadise: Doğallığın dibinde. Üst kısmı tüp patlamış gibi yanmış. Koruyucu sürmek aklına gelmemiş sanırım. Fena görünüyor.

Peki o parmağı ağzına götürme pozu ne? Çok demode değil mi?

Hande Yener: Üzerinde çalışılmış bir poz. Estetik ve başarılı.

Deniz Türkali: Çok iyi. Cesur ve estetik.

Haftanın öne çıkanları

Ömür Gedik:

Hadise: Hadise’nin renk ve kıyafet seçimine bayıldım. Biraz fazla güneş altında kalmış görünse de sıfır makyajla yakaladığı doğal güzellik de gözden kaçmıyor.

Hande Yener: Hande sporu ve vücuduna gösterdiği özeni hiç bırakmadı, bu açıdan Madonna’nın izinden gittiği söylenebilir, siyah beyaz paylaşımı son derece estetik.

Yonca Evcimik: Yonca yaşına göre hep fit duruyor, ciddi emek harcadığı ve hem sporuna hem de yediklerine dikkat ettiği bu fotoğrafla bir kez daha kanıtlandı.

Deniz Türkali: 74 yaşında bikiniyle denize girmek cesaret ve vücut ister. Deniz Türkali’de ikisi de var, yaşına inanamadığımız isimlerden biri daha işte, tebrikler.

Cengiz Semercioğlu:

Hande Yener: Hande Yener hepimizi şaşırttı açıkçası, bu kadar fit olduğunu kanıtlamak için videolar bile paylaştı. Ayrılık yaramış Hande’ye...

Deniz Türkali: Bu fotoğraflar içinde en çok Deniz Türkali’ninkini sevdim, özgüveni, kendisiyle barışık olması 10 numara...

Yonca Evcimik: Yonca
Evcimik karın germe ameliyatı oldu, çok sevdiği cesur pozları, daha çok verecek artık.

Hadise: Hadise de iddialı pozlar vermeyi seviyor ama bu fotoğrafının açısı kötü, yukarıdan çekince çok kısa çıkmış. Bence bu kadroya Ömür de eklenmeliydi bu hafta, Bodrum’dan fotoğraflarıyla...

 KORKU FİLMİ GİBİ

 Emre Aşık ve boşanma davası süren eşi Yağmur Sarnıç’ın çektikleri ayrı ayrı videoda 3 yaşındaki kızları anne ve babasından şiddet gördüğünü anlatıyor. 5 yaşındaki büyük çocukları okula tornavidayla gidip annesi ve kardeşini öldüreceğini söylüyor. Bu şok gelişmeler sonrasında Magazin Konseyi, Emre ve Yağmur’un boşanmasını masaya yatırdı.

Haftanın öne çıkanları

 Onur Baştürk:

Gerçekten çok korkunç. Hele Yağmur Sarnıç’ın okul müdürüne söyledikleri daha da korkunç: “Biz pedagogla mı büyüdük, dayak ile büyüdük. Akşam eve gelince ona gerekeni yapacağım. O bir canavar, ben dövüyorum, söz dinlemezse siz de dövün. Baş edemezseniz geleyim.” Bu nasıl bir anne? Nasıl bir ruh halinde böyle? Amerika’da olsa çoktan çocuğu aileden almışlardı bile. Umarım bir an önce çocuklar kurtulur.

Cengiz Semercioğlu:

Çiftin üç çocukları var ve boşanma sürecinde birbirleri hakkında demediklerini bırakmadılar. Emre eski eşini iffetsizlikle suçladı. Şimdi çocukları kullanıyorlar haklı olduklarını kanıtlamak için. Her zaman olan çocuklara oluyor bu çekişmeli boşanmalarda... Emre ve Yağmur önce çocuklarını düşünmeliler.

Ömür Gedik:

Konuşulanlar korku filmi gibi. Yurtdışında olsa çocuklar çoktan anne babadan alınmış, psikolojik tedavi eşliğinde koruyucu aileye verilmişti.

CENAZEDEKİ O FOTOĞRAF

 Hamdi Alkan’ın eşi Selen Görgüzel’i Enis Fosforoğlu’nun tabutuyla fotoğraflaması çok tartışıldı. Çift önce o fotoğrafı aile albümü için çektiklerini söyledi ardından Görgüzel, “Enis Fosforoğlu’nun belgeselini yapacağız” açıklamasını yaptı. Çiftin açıklamasını inandırıcı buldunuz mu?

Haftanın öne çıkanları

 Cengiz Semercioğlu:

Ben hayatımda cenaze fotoğrafı olan bir aile albümüne rastlamadım. Hamdi ve Selen’in albümü ilk oldu. Daha sonra belgesel açıklaması geldi. Madem belgesel cenazede neden sadece Selen çekildi? Selen’in poz vermediği, bunu sosyal medya için çekmediği çok açık. Zaten çift de bunu tekrar tekrar söyledi. Ama yine de daha dikkatli olmaları gerekiyordu.

Ömür Gedik:

Hamdi ve Selen, kendilerini talihsiz bir fotoğraf karesinin içinde buldular. Bizzat paylaşmamış olsalar da o karenin başrolleri olarak hayli eleştirildiler. Aile albümü için çektik açıklamaları olayı daha da tuhaflaştırdı. Eminim onlar da bu durumdan rahatsız olmuşlardır. Bu olayla birlikte keşke cenazelerde fotoğraf çekmek tamamen yasaklansa dedik bir kez daha.

Onur Baştürk:

Kusura bakmasınlar ama hiç inandırıcı bulmadım. Yok belgeselmiş, yok aile arşivi fotoğrafıymış. Bir de üste çıkıp o fotoğrafı çeken medyayı suçladılar ya, gerçekten garipti. Medya o fotoğrafı tabii çeker. Ama altına herhangi bir yorum yapmadı ki. Fotoğrafı görenler o yorumu yaptı. Bir kez daha anlaşıldı ki, bizim cenaze adabımız hiç yok. Bu fotoğraf da bunun kesin kanıtı oldu.

EŞİNİN HEYECANINA ORTAK OLMAK İSTEMEMİŞ

Kenan Doğulu’nun Harbiye Açıkhava konserini Beren Saat izlemeye gitmedi. Kayınvalidesi Serpil Doğulu, Beren’in tatilde olduğunu söyledi ancak oyuncu aynı gün İstanbul’da bir AVM’de görüntülendi. Beren’in, konsere gitmemesi doğru bir karar mıydı?

Haftanın öne çıkanları

Ömür Gedik:

Bunca serzenişinin ardından konsere gitse, en başta kendine haksızlık yapmış olurdu. Kenan’la ikisi iyileşecekse de biraz zamana ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Harbiye konseri her şey için çok erken olurdu.

Cengiz Semercioğlu:

Beren’in geçen sene gittiği Açıkhava konserinde Kenan sahnedeki boşluğa düşmüştü, belki bu sene o yüzden gitmemiştir.Şaka bir yana Beren son bir yılda o kadar kafa karıştıran açıklama yaptı ki, tüm bunların üzerine konsere gitmesi bir dert, gitmemesi bir dertti.O ikincisini tercih etti ama keşke gitseydi. Eşin senenin en önemi konserine çıkıyor, sen Alaçatı’da ya da AVM’de gezmedesin. Böyle bir anda eşinin heyecanına ortak olmak istemez mi insan? Demek ki Beren istememiş.

Onur Baştürk:

İki teori var. Birincisi araları düzeldi, ama medya çok soru soracağı için konsere gitmek istemedi. İkinci teori ise araları hâlâ bozuk. Ama her şey bir yana, Kenan’ın her konserine gitmek zorunda değil ki Beren.Sonuçta Kenan’ın da işi bu. Beren de her dakika onun işyerine damlamak zorunda değil.

SAĞLIĞINA DİKKAT ETSİN YETER

 Yeni kitabı “Ben Hep Senin Yanındaydım”ı çıkaran Nejat İşler’in son fotoğrafı tartışma konusu oldu. Derya Şensoy-Sarp Levendoğlu çiftinin paylaştığı fotoğraftaki görüntüsü hayranlarına “Biraz da kendi yanında ol Nejat” dedirtti.

Haftanın öne çıkanları

 Onur Baştürk:

Niye öyle demiş hayranları, anlamadım. Ne var ki Nejat’ın görüntüsünde? Her zamanki gibi değil mi?

Cengiz Semercioğlu:

Nejat İşler kendi hayatıyla ilgili kararları verebilecek yaşta ve tecrübede bir isim. Nejat bu hayatı seviyor, bu hayatı yaşıyor. Çekilen bir kareden hareketle yorumlar yapmak doğru değil. Ne zaman çekildi, saat kaç, yorgun mu bir anı mı hiçbirini bilmiyoruz. Yine de en başta sağlığına dikkat emesi gerektiğini söylememize gerek yok herhalde...

Ömür Gedik:

Ben her haliyle beğeniyorum Nejat’ı. Çok güzel bir adam, müthiş bir oyuncu. Buradaki pozu da güzel, kendi gibi. Sağlığına dikkat etsin, yeter.

BU TARZ İLKELLİKLERİN CEZASI OLMASI GEREK

 Gülben Ergen’in otoparkına girip arabasını çizdiğini iddia ettiği eski eşi Erhan Çelik 60 bin lira para ve 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Gülben’in haklılığını mı ortaya çıkarır mı?

Haftanın öne çıkanları

 Cengiz Semercioğlu:

Ne olursa olsun kontrollü olması gerekiyordu Erhan Çelik’in. Ne demek otoparka girmek? İşin ilginci iki ceza birleştirilirse hapis yatma ihtimali bile var.

Ömür Gedik:

Pek çok ilişkide bu tip şeyler, hatta fazlası yaşanıyor. Ama böyle cezaların verildiği kaç dava var ki! Gülben kafayı takıp peşini bırakmayınca olay buralara geldi. Yoksa çok da alışık olunan bir suç-ceza ikilisi değil.

Onur Baştürk:

Bu konuda haklı tabii. İlişki bittikten sonra, ne kadar kavgalı olsanız dahi, kimse kimsenin malına mülküne zarar vermemeli. Tehdit savurmamalı. Bu tarz ilkelliklerin cezai karşılığının olması gerekir. Sonuçta olmuş da.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle