GeriMagazin Güneşin kadınları
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güneşin kadınları

Güneşin kadınları
refid:30000833-spot ilişkili resim dosyası

“Güneşin Kızları”nda tempo her geçen hafta biraz daha artıyor. Güneş’in kızlarının gölgesinde kalan üç kadın; Sevilay, Rana ve İnci’nin öyküleri de her yeni bölümde biraz daha ön plana çıkıyor. Dikkat çekmeye başlayan bu üç karakteri, onları canlandıran oyuncularla konuştuk.

Funda İlhan (Sevilay)

Mesafeli bakışlarla karşılaşıyorum

* “Güneşin Kızları”nın bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?
- Güçlü ve etkileyici hikâyesi, doğru rol dağılımı, usta yönetmen ve ekip, kanalın projeyi sahiplenişi... Bütün bu emek ve inanç, ekrana yansıyor. İzleyici de bu samimiyeti seviyor.

* Dışarıdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
- İzleyicilerle dışarıda karşılaştığımızda ilgili, heyecanlı, sevgi dolu davranıyorlar. Bazen içtenlikle Sevilay ve hikâyeyle ilgili yorumlarda bulunuyorlar. Bazen de mesafeli ve takip eden bakışlarla karşılaşıyorum. Belki Funda İlhan olduğumu unutup beni Sevilay zannediyorlardır. (Gülüyor) Yine de tüm bu tepkilerde izleyicinin Sevilay karakterini sahiplenmiş olduğunu görüyorum, bu da beni mutlu ediyor.

* Kötü karakterlerin oyuncunun üzerine yapıştığı söylenir. Siz ne düşünüyorsunuz, Sevilay kariyerinize zarar verir mi?
- İnandırıcılığı sağlarsanız tüm karakterler akılda kalıcı olur. İzleyici kötü karakterin tipik ve taklit edilebilir tavırlarına inanırsa, oyuncuyu hep o karakterde görmek isteyebilir. Sevilay’dan sonra yansıtacağım karakteri denemeden bilemiyorum. Umarım Sevilay, kariyerimde hünere, ustalığa, yeni karakterleri kolaylıkla denememe destek olur.

Güneşin kadınları


Meltem Gülenç (Rana)
Rana hiç gülmüyor

* Sizi dizilerde çok fazla görmüyoruz. Bunun sebebini öğrenebilir miyiz?
- Devlet Tiyatrosu’nda oyuncuyum ve tiyatroyu çok seviyorum. Bu nedenle hayatımın belli bir döneminde önceliği tiyatroya verdim. Aynı zamanda, tiyatro sezonunda çok yoğun çalıştığımız için daha önce gelen teklifleri zamansızlık yüzünden reddetmek zorunda kaldım. “Güneşin Kızları” projesinin, tam tiyatro sezonunun bitimine denk gelmesi şans oldu benim için. Böyle bir dizide, bu güzel ekiple çalışıyor olmaktan çok mutluyum.

* Dizide şu ana kadar en zorlandığınız sahne hangisiydi?
- Oğlum Savaş’ı, Haluk’un tehdit etmesi yüzünden, kliniğe göndermek zorunda kaldığım bir sahne vardı ve odama çıkıp ağlıyordum. Benim için zor olan ağlamak değildi; Rana karakterinin nasıl ağlayacağıydı. Rana dizide ilk kez ağlayacaktı; yani o kadar güçlü bir karakterin ilk kez zayıf bir anını görecekti izleyiciler. Birkaç defa üst üste aynı performansı göstermek zorunda kalmak da eklenince zorlandım diyebilirim...

* Rana, son derece kontrolcü bir karakter. Onunla benzeşen yönleriniz var mı?

- Çok benzeştiğimizi söyleyemeyeceğim aslında. Rana, hayata bir görev gibi bakan bir kadın. Hayatın güzel ve eğlenceli tarafını yaşayamayan, oğlu ve ailesi için her şeyi göze alan, çok anaç, katı kuralları olan bir karakter. Bu özellikleri dolayısıyla sert mizaçlı, neredeyse hiç gülmüyor. Bense gülmeyi, güldürmeyi çok seven bir insanım. Bir kere bir sahneyi özellikle sıcak bir gülümsemeyle oynadım, sosyal medyada farklı tepkiler geldi. Ama kendi karakterimin dışında bir rol oynamak daha zevkli tabii ki.

Güneşin kadınları



Süreyya Güzel (İnci)
Kadınlar İnci’yi zevksiz buluyor

* Seyircinin İnci’ye tepkileri nasıl? Akıl veren oluyor mu mesela? Sokakta “Öyle yap, böyle yapma” diyen insanlarla karşılaşıyor musunuz?
- İnci’ye tepkiler oldukça iyi yönde. Biraz şapşal ve dedikoducu olduğunu düşünüyorlar ama. Kadınlar genelde İnci’yi zevksiz buluyorlar kıyafeti, saçı, konusunda tavsiyeler veriyorlar. Geçen gün de yanıma bir teyze geldi, “Ahmet’le niye çocuğunuz yok, olsaydı birbirinize daha bağlı bir karı koca olurdunuz” dedi. (Gülüyor)

* İnci; meraklı, laf taşımayı seven, ortalığı karıştırıp kolayca sıyrılabilen bir karakter. Sizin İnci gibi insanlara bakış açınız neler?
- İnci çok meraklı bir kadın, çünkü başka bir meşgalesi yok. Ne iş hayatı, ne ilgilendiği bir hobisi var. O evin içine kapanmış, bütün dünyası orada olup bitenden ibaret. Kocası var ama sevgisine istediği gibi karşılık göremiyor. Bazen ilgi çekmek için, bazen de sıkıntıdan olan bitene dahil oluyor. Ama kolayca sıyrılamıyor ve hep başına bir çorap örüyor. Bakmayın ortalığı karıştırıyor ama doğruları da söylüyor. Boşboğaz biraz galiba! (Gülüyor) Ama Ahmet tarafından sevilme arzusuna hayranım, orası bana çok naif geliyor. Tek isteği onun tarafından sevilmek, onaylanmak.

* Herkesin saf olarak gördüğü İnci, Güneş’le ilgili bilmediğimiz gerçeklerin ortaya çıkmasında nasıl bir rol oynayacak?
- Nasıl yapar bilemiyorum, entrikaya kafası çok çalışmıyor. İnci’de sadece an var, strateji oluşturabilecek bir bakışı yok. Ne yapacağını bilemiyor, paniğe kapılıyor hemen. O yüzden bazen komik hallerde bazen de kendince entrikalar peşinde göreceğiz herhalde.

Güneşin kadınları


Yorumları Göster
Yorumları Gizle