GeriMagazin Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor

Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor

Tiyatro eğitimi aldı... Kazandığı Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni ikinci sınıfta bıraktı. Henüz 17 yaşındayken oynadığı bir reklam filmiyle yıldızı parladı. İlk kez 1994 yılında TRT-1’de yayınlanan ‘‘Gülşen Abi’’ Sitcom’uyla izleyicinin karşısına çıktı. KANAL D’nin çarşamba geceleri izleyicileri ekrana kilitlediği Poyraz Karayel’de seksi avukat Sema karakterine hayat veren, erkelerin “gülüşüne dünyaları yakarım” sözünün hakkını veren, bir o kadar da eğlenceli oyuncu Emel Çölgeçen bugünkü misafirim... Yüzünden gülücük eksik olmayan Çölgeçen, hayallerinin peşinden koşarak oyuncu olduğunu anlattı...

Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor

-Lise yıllarında uzun süre dansla uğraştınız. Ardından lisanslı tenis oyuncusu daha sonra da yüzücü. Hani derler ya “10 parmağında 10 marifet” diye... Bunlardan devam ettiğiniz var mı?...

- Dans eğitimi almayı çok istedim fakat bir türlü nasip olmadı. Dans etmeyi çok seviyorum, fırsat buldukça da dans ediyorum. Bazen evde tek başıma müziği açıp çılgınlar gibi dans ederim. Müzikle devinmek beni her zaman mutlu ediyor. Tenis uzun zamandır oynayamıyorum ama fırsat buldukça yüzüyorum... Yüzmeyi seviyorum ama en çok denizde. 

- Nasıl oyuncu oldunuz? Sizi kim teşvik etti?

- Çocukken bir hayal kurdum ve peşinden gittim. Kimsenin teşviki ile olmadı bu karar, tamamen kendi iç güdülerimin doğrultusunda gelişti. Sonra da şans bana güldü. Çünkü ailem hep beni destekledi, bana hep inandılar. 

Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor



- Sizin için tiyatronun yerinin bir başka olduğunu biliyorum. Fakat en son 6 yıl önce bir tiyatro oyununda sahneye çıktınız. Neden televizyonu tercih ettiniz?

- Şu anda da bir oyunum var, yeni başladık, SanatMahal’in ilk oyunu ‘Şempanzeler’ de oynuyorum. Çok güzel bir kadromuz var. Kerem Atabeyoğlu, Tuğrul Şenol Önsel, Erkan Bektaş ve yönetmenimiz Cem Uslu... Uzun zaman ara vermemin sebebi aslında biraz sağlık sorunum oldu. 

- Nasıl bir sorun?

Boyun fıtığı oldum ve o ara kendimi zorlamamam gerekiyordu. Fakat şu anda iyiyim. Yoksa tiyatronun yeri bende hep ayrıdır...
- 11 dizide, 10 tiyatro oyununda ve 2 de reklam filminde oynadınız, 5 de filminiz var. Gelecekte bir film projesi ya da başka bir şey var mı?

- Şu an Poyraz Karayel ve Şempanzeler tüm vaktimi alıyor. Ama hala enerjim var bakalım zaman neler gösterecek.
- Usta oyuncu Musa Uzunlar’la aynı dizidesiniz... Uzunlar gibi tecrübeli bir oyuncuyla aynı projede olmak sizin için ne ifade ediyor?

- Musa Uzunlar ile çalışıyor olmak büyük bir şans. Ama tüm kadro aslında büyük bir şans benim için. İyi ki varlar. Her gün şükrediyorum böyle bir projenin içinde, bu kadar değerli insanlarla çalışma fırsatı bulabildiğim için.
- Emel Çölgeçen günlük hayatta nasıl biri? Sema gibi otoriter midir?

Emel Çölgeçen: Müzikle devinmek beni mutlu ediyor

 - Sema gibi otoriter değilim, Sema’nın çok acı dolu bir hayatı olmuş. Tüm o sertliği de bu dünyada başka türlü var olamayacağını anlamış olmasından. Ben ise hayata olumlu bakmaya çalışıyorum elimden geldiğince. 
- Sema’nın giyim tarzı ve topuklu ayakkabıları çok konuşuluyor

Topuklu ayakkabı çok nadir giyiyorum. Davetlerde oluyor genellikle ama bazen de sadece kendim için giyiyorum. Bence topuklu ayakkabı gerçekten bir kadın için vazgeçilmez. Ama günlük hayatımda pek tercih etmiyorum. Genelde sade ve rahat giyinirim. Takı takmayı severim ama vazgeçilmezim beyaz t-shirt ve skinny jeanler’im. 
- Çekimlerden arta kalan zamanlarda neler yapıyorsunuz?

Tiyatroda olunca pek vaktim kalmıyor açıkçası. Kitap okuyorum bol bol ve film izlemeye çalışıyorum.. Bazen de arkadaşlarımla vakit geçiriyorum en çok sosyalleşmeyi özlüyorum sanırım.
- Set ortamı, yorucu oluyor mu?

-Çalışma şartları her sette olduğu gibi zor ve ağır. Ama ekibimiz sıcacık. Bu yüzden yorucu da olsa her zaman keyifli...
- Dizide en çok kiminle anlışıyorsunuz? Kankanız var mı?

- Daha önce de söylediğim gibi güzel bir ekibimiz var. Herkes herkesin arkadaşı yoldaşı oldu bu ekipte. O yüzden kimseyi ayıramam. 
- Gelecekte beyaz perdede kendinizi nerede görüyorsunuz?-

Beyaz perde her oyuncunun hayali elbette. İnşallah önüme reddedemeyeceğim, beni heyecanlandıracak güzel senaryolar gelir. Ben de coşkuyla işimi yaparım... Ama artık kadın hikayeleri yazılmalı. Kadınlar o kadar renkli ki, kocaman bir okyanus gibi ucu bucağı yok adeta. Umuyorum bu engin, ruhların güzel hikayeleri daha çok işlenir artık...
- Aralık ayında, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) 20. yaşını kutladığı ve Kanal D’nin canlı yayınladığı, gecede 50 bin hedeflenirken, 80 bin çocuğun eğitimine katkıda bulundunuz. Katılımın bu kadar büyük olacağını bekliyor muydunuz?

- Ben insanların bu ülkede çok duyarlı olduğuna inanıyorum her zaman. Doğru şekilde haberdar edildiklerinde, herkesin imkanı dahilinde yardım edeceğine eminim... Bu yüzden katılımın yüksek olması ‘beni çok şaşırttı’ diyemem. Sadece ‘çok ama çok mutlu etti’ diyebilirim. TEGV sayesinde bir sürü hayata dokunabildik, ne mutlu bizlere.
- Sosyal medyada özellikle yardıma muhtaç hayvanlarının fotoğraflarını paylaşıyorsunuz. Sokağa terk edilen hayvanlar hakkında ne söyleyeceksiniz?

 - Bir evcil hayvana sahip olmak ciddi bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu aştığın zaman, artık o senin ailenin bir parçasıdır. Nasıl ki kardeşini evladını sokağa atmıyorsun, o zaman evindeki minik dostunu da atamazsın. Bu konunun benim açımdan affı yoktur. İnsanların daha bilinçlenmesi lazım. Beceremeyecekse bir canlıyı beslemeye, bakmaya, büyütmeye asla yeltenmemeli. Ve şunu da söylemek istiyorum; evcil hayvan bir karne, sevgililer günü ya da yılbaşı hediyesi değildir! Benim de bir kedim var, adı Ashley. 5 yıl oldu birlikteyiz ve iyi ki de beraberiz. O benim canım. 
- Fanatik Galatasaraylı ve kongre üyesisiniz. İş yoğunluğundan fırsat bulup maçlara gidebiliyor musunuz?

Maçlara gitmiyorum ne yazık ki. Hatta ‘bu sezon ligi hiç takip edemedim’ desem yalan olmaz. Sadece çok daha iyi sezonlar geçirmeyi hak eden bir takım Galatasaray. İnşallah daha başarılı sezonlar görürüz.
- Yengeç burcusunuz. Özelliklerini taşır mısınız?

Çok bilmiyorum ama duygusal derler yengeç burcu insanları için. Evine ailesine bağlı derler. Bir de dışı sert kabuklu içi yumuşak derler sanırım bunlar bana uyan özellikleri.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle