GeriMagazin Deniz Akkaya 'Kızımın kordonunu kendim kestim'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Deniz Akkaya 'Kızımın kordonunu kendim kestim'

Deniz Akkaya 'Kızımın kordonunu kendim kestim'
refid:27260157-spot ilişkili resim dosyası

Deniz Akkaya, kızı Ayşe’yle bambaşka bir kadına dönüştü. Marie Claire Kids ekibi, hem bu değişime hem de anne-kızın aşkına tanıklık etmek için ikiliyle bir araya geldi. İşte o görüşmeden geri kalanlar...

Sizi şimdi 4,5 sene öncesine, yani hamilelik döneminize götürüyorum. Ayşe’yi beklerken hayat nasıldı?
- Ayşe’yi beklerken her şey son derece güzeldi. Hamileliğim çok sorunsuz geçti. Normal doğum yaptım. Son iki haftada biraz reflü sorunum oldu ama o da bebeğin iyice büyümesiyle ilgiliydi. Beni çok rahatsız edecek boyutlara gelmedi. Hamileliğin son iki ayında Miami’de olduğum için açık havada bol bol yürüdüm. Ayşe doğduktan sonra da 2 ay orada kaldık. Emzirmelerimi bile hep açık havada yaptım. O yüzden doğayla aramız son derece iyi. Ayşe hep doğayla barışık bir çocuk oldu bu yüzden.

Hamileyken çok kilo aldınız mı peki?
- 27 kilo azsa az aldım, çoksa çok aldım. Sanırım çok aldım... (Gülüyor) Benim boyumda biri için bile fazla. Normal şartlarda bebekle beraber 20 kilo idealdi benim için. Son 7-8 kiloyu keyfe keder aldım aslında. Son haftalarda beyaz çikolataya karşı bir zaaf oluştu bende nedense ve biliyorsunuz çikolatalar arasında en zararlısıdır. İçinde tamamen yağ ve şeker var. Ama maalesef kaçamaklarımı bu şekilde yaptım. O bana çok kilo aldırdı. Şimdi de ara ara çikolata yiyorum ama bitter tercih ediyorum.

Şu anda gayet fit görünüyorsunuz... 4,5 sene geçti gerçi ama o dönemde kilo vermek için neler yaptınız?
- Türkiye’ye dönmeden önce, yani doğumdan sonraki ilk 1,5 ay, emzirme sayesinde inanılmaz kilo verdim. Geldiğimde vermem gereken sekiz kilo kalmıştı. Sonrasında da normal antrenman programıma döndüm. Spor ve doğru beslenmeyle eskisinden daha zayıf olduğumu söyleyebilirim. Sene 2014 olmuş, artık hanımların doğum kilosu gibi bir korkularının olmaması gerektiğini düşünüyorum. Artık üç çocuk doğurup da son derece fit olan anneler var.

AYŞE DOĞDUĞUNDA HİÇ AĞLAMIYORDU
Ayşe’yi ilk gördüğünüzde neler hissettiniz? Nasıl bir karşılaşma anıydı?

- Benim doğum hikâyem biraz ilginçtir. Hâlâ görüştüğüm ve çok sevdiğim, gerçekten muhteşem bir doktorum var. Kendisi Amerikalı ama Türkiye’den de çok danışanı var. Normal doğumun mucizesine çok inanan ve anneleri de inandıran bir doktor. Doğum sırasında kızımın bir omzu ve kafası çıkmıştı yani artık benden ayrılmak üzereydi. Doktorum bana “Artık bundan sonrasını sen yapabilirsin, bana ihtiyacın yok. Çocuğunu kendin al, başka bir ten değmesin” dedi. Ben de Ayşe’nin kollarının altından tutup çıkardım ve kordonunu da kendim kestim. Ben çocuğumu kendi kendime doğurdum aslında. İnanılmaz ilginç bir deneyimdi. Bir de Ayşe doğduğunda hiç ağlamıyordu.

Bebekler tok doğduğunda ağlamaz, derler...
- Olabilir, bilmiyorum... Ama bu durum da bana inanılmaz gelmişti. Çok şaşırmıştık ağlamadığını görünce. İlk önce bir göz temasımız oldu ve bana şaşkınlıkla bakan bir bebek gördüm. Sonra onu alıp tartmaya götürdüklerinde ağladı ilk kez. Amerika’da bebeği yaklaşık 18 saat yıkamıyorlar. Doğum yaptığınız yer de bir doğumhane değil, normal bir oda. O yüzden Ayşe doğduktan sonra hiçbir yere gitmedi. Yanımdan hiç ayrılmadı. Ve hemen emzirmeye başladım. O anlamda, ilk andan itibaren aramızda çok doğru bir ilişki kurulduğuna inanıyorum. Bebeğin sakinliği de bundan kaynaklanıyor. Ayşe’nin uyumlu, sakin, huzurlu, sıkıntı çıkarmayan, kendi kendine yetmesini bilen bir çocuğa dönüşmesinde bunun çok büyük etkisi olduğuna kesinlikle inanıyorum.

Şimdiden neye ilgi duyduğunu kestirebiliyor musunuz? Yetenekleri ne yönde gelişiyor mesela?
- Ayşe’nin yüzmeye yeteneği olduğunu düşünüyorum. Yüzme kursuna gidiyor. Öğretmeni de bu konuda yeteneği olduğunu söyledi. Ama ileride neye ilgili duyacağını bilmiyorum. Zaten ben Ayşe’yi o kurstan al, bu kursa gönder şeklinde yetiştirmiyorum. O sisteme karşıyım. Yarış atı gibi resim kursundan çıksın baleye gitsin, oradan spora geçsin istemiyorum. Tek istediğim Ayşe’nin mutlu olması. Onun mutluluğu dışında hiçbir şey beni ilgilendirmiyor.

Ayşe’den önce ve sonra olarak ayırsak... Neler değişti hayatınızda?
- Aslında çok şey değişti. Mesela çok daha sabırlı bir insan oldum. Eskiden daha benmerkezci bir insandım, Ayşe’den sonra hem kendimi hem Ayşe’yi düşünür oldum. Bir de anne olunca daha merhametli bir insana dönüşüyorsun, hassasiyet artıyor.

HAYATIMA GİRDİĞİ İÇİN ÇOK ŞANSLIYIM
Yıllar sonra bu röportajı okuduğunda, Ayşe’ye neler söylemek istersiniz...

- Hayatıma girmemiş olmasaydı, asla bugünkü Deniz olamazdım. Tabii ki insanların hayatında böyle lokomotif durumlar var. Bu olmasaydı şu olmazdı, orada olmasaydım bu gerçekleşmezdi gibi... Ama şunu söyleyebilirim, Ayşe iyi ki benim hayatımda... Hayatıma girdiği için çok şanslıyım ve ona bunun için çok teşekkür ediyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle