GeriMagazin Dargınlar barışacak
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dargınlar barışacak

Dargınlar barışacak

Asuman Dabak, Kanal D’nin yeni programı “Gel Barışalım”ın sunuculuğunu üstlendi. Ünlü oyuncu, bugünden itibaren her sabah canlı olarak yayınlanacak programda ilişkileri bitme noktasına gelen çiftleri barıştıracak, dargın akrabaları bir araya getirecek.

BARIŞ İÇİNDE YAŞAYALIM

* “Gel Barışalım” izleyicilerine neler söylemek istersiniz?
- Küslük, ayrılık, nefret, negatif enerjiler, öfke, kırgınlık... Bunlar insanın üzerinde korkunç ağırlıklar. Düşünsenize her daim sırtınızda taşıdığınız kocaman nefretleriniz, öfkeleriniz var. 1 kiloluk çantayı bile uzun süre taşıdığınızda, ağırlığının kat kat fazlasını hissediyorsunuz. Düşünün ki bunu ruhsal olarak yapıyorsunuz ve sürekli beyninizde o öfke, sinir ve nefret, kırgınlıklar ve dargınlıkla yaşıyorsunuz. Bu dayanılmaz bir şey. Ben diyorum ki; bütün o kötü düşüncelerden arınalım ve barış içinde yaşayalım!

 

ÇOCUĞUM OLMASINI ÇOK İSTERDİM

* Size hayatınızı değiştirme şansı verilseydi, neleri değiştirirdiniz?
- Hiçbir şeyi değiştirmezdim. Yaşadığım hayatı ve bu tecrübeleri, deneyimleri, hayatıma giren insanların hepsini çok sevdim. Çok değer verdim ve samimi yaklaştım. Hayatımdan memnunum, sadece bir çocuğum olmasını çok isterdim. Değiştirebilseydim, evlat sahibi olmayı çok isterdim.

* “Gel Barışalım” ile yeniden ekranlardasınız. Öncelikle şunu sormak istiyoruz; bugüne kadar yaptığınız projeler arasında sizde en çok iz bırakan hangisi?
- Tabii ki “Tatlı Hayat” dizisinde fenomen haline gelen Menekşe karakteri. Seyircimiz beni onunla bütünleştirdi ama şimdiye kadar canlandırdığım bütün karakterlerin yeri bende ayrıdır.
* “Gel Barışalım” nasıl bir proje? Programın içeriğinde neler var?
- “Gel Barışalım” bir barıştırma programı ama sadece kadın-erkek ilişkileri üstüne kurulu değil. Genel anlamda tüm dargınları bir araya getirmeye çalıştığımız, pozitif düşünceler üzerine kurulmuş, unutulmuş örf ve adetlerimizi de hatırlatmak istediğimiz bir proje diyebiliriz.

Dargınlar barışacak


TAHAMMÜL AZALDI 
SAYGI VE EMPATİ YOK

* Eskiden evlilikler daha uzun sürüyormuş, sizce günümüzde boşanmalar neden bu kadar arttı? Taraflar neden hemen birbirlerinden vazgeçiyor?
- İnsanların tahammülleri daha az artık. Karşımızdakiyle empati kurmuyoruz, saygı göstermiyoruz. Dünya konjonktüründe de bu böyle; tahammül azaldı, savaşlar, menfaatler, çıkar ilişkileri arttı. Aile kavramının ne kadar önemli olduğunu da unuttuk.
Biz bu programda o eski güzel duyguları hatırlatma amacındayız aslında. Aile ilişkilerinin ne kadar önemli bir servet olduğunun, barış içinde yaşamanın ne kadar keyifli ve huzurlu olduğunun altını çizmeye çalışacağız.

* Mesleğe başladığınız ilk yıllarda hayalini kurduğunuz kariyere şu anda sahip olduğunuzu söyleyebilir misiniz?

- Yola çıkarken tabii ki hayallerim, yapmayı istediğim şeyler vardı. Ama o hayaller oturduğunuz yerden planlama yapmakla gerçek olmuyor tabii. Çok çalışmak lazım, çok okumak, çok araştırmak gerekiyor. Ben de önce Allah’ın izniyle, sonra çok çalışarak, kendime güvenerek, cesur davranarak, risk alarak, ayrıca hâlâ okuyup öğrenmeye devam ederek bütün hayallerimi birer birer gerçekleştiriyorum.


“ASLA” DEDİĞİN HER ŞEY BAŞINA GELİYOR

* Televizyon dünyasını sizin için bu kadar cazip kılan ne?
- Tiyatro ve sinema, sosyoekonomik olarak belli bir zümrenin ve kültürün ulaşabildiği bir mecra. Televizyon ise herkesin elinin altında.
Hatta kimilerimizin evinde iki-üç tane var. Dolayısıyla çok daha fazla kitleye ulaşabiliyorsunuz. Yaptığınız projeleri herkese ulaştırma özgürlüğünü sağlıyor size. Televizyon bu yüzden cazip.

* Peki Asuman Dabak televizyonda görünenin dışında nasıl bir kadın? Hayatı nasıl yaşar? Kırmızı çizgileri, ‘asla’ları var mıdır?

- Görünenin dışında aslında çok da şaşırtıcı, sürprizleri olan bir insan değilim. Göründüğüm gibiyim. Mütevazı bir hayatım olduğunu düşünüyorum. “Asla”ların ise olmaması gerektiğine inanırım. Çünkü asla dediğiniz her şey kesinlikle başınıza geliyor. Büyük konuşmamanın terbiyesini, edebini öğrendim.

* Hayatınızda vazgeçemeyeceğiniz üç şeyi sorsam, ne dersiniz?

- Her şeyden vazgeçebilirim sanırım. Zaten doğanın kuralı bu. Yalnız geldik, yalnız gideceğiz. Çok fazla bağımlılıkları olan biri değilim. Ama tabii ki yeğenlerim, köpeğim ve kedim benim için çok önemlidir.

Dargınlar barışacak

 

HAYATI VE KENDİMİ ÇOK SEVİYORUM

* Formunuzu korumak için neler yapıyorsunuz? Özel bir diyet ya da fitness programı uyguluyor musunuz?
- Yaptığım özel bir diyet yok. Bu konuda iyi bir örnek değilim maalesef. Çünkü yemek yemekten hoşlanan, düzenli beslenen biri değilim.
Sadece hayatı, insanları ve kendimi çok seviyorum.
Anın önemini fark ettim belki de... Yarın yokmuş gibi yaşadığınız zaman her şey çok enerjik ve dolu dolu geçiyor. Galiba bu yolda yürüdüğüm için böyle oluyor.

* Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Hafta sonlarınız nasıl geçer?
- Evimde ailemle, dostlarımla, kedimle ve köpeğimle vakit geçirmeye çalışıyorum. Spor yapıyorum; mümkün olduğunca yüzüyorum, bisiklete biniyorum. Öte yandan kitap okuyorum, film seyrediyorum. Bolca seyahat ediyorum.
Dünyayı dolaşmak, yeni kültürler, yeni insanlar tanımak benim en büyük zevkim.
Mesleğimle ilgili araştırmalar yapıyorum. Workshop’lara katılıyorum, müzikaller, oyunlar seyrediyorum.

 

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle