GeriMagazin Damla Colbay: 'Başrol beni korkutmuyor'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Damla Colbay: 'Başrol beni korkutmuyor'

Damla Colbay: 'Başrol beni korkutmuyor'

Damla Colbay, pazar günü başlayacak olan “Hayat Mucizelere Gebe” dizisinin başrol oyuncularından. Dizide İnci karakterine hayat verecek olan Colbay, ilk başrol deneyiminin kendisini korkutmadığını söylüyor.

Damla Colbay kimdir, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
- 1993 yılında İzmir’de doğdum, orada büyüdüm. Çocukluğum Karşıyaka’da geçti. İki yıl önce de İstanbul’a taşındım. Hâlâ Dokuz Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü’nde okumaya devam ediyorum. İstanbul’a taşınınca haliyle okulun son 1,5 senesini de dondurmak durumunda kaldım. Tam olarak alışmış sayılmam İstanbul’a. Hâlâ deniyorum.
Çocukluk hayalleriniz arasında oyunculuk var mıydı? Hayatınıza nasıl girdi oyunculuk?
- Açıkçası çocukken hangi mesleği yapmak istediğim konusunda bir hayalim yoktu, daha doğrusu bunları düşünmüyordum. Çocukken daha fazla abur cubur yemenin ve sokakta oyun oynamanın hayalini kuruyordum. Fakat biraz büyüdükçe ve zaman geçtikçe dizilerde ve filmlerde etkilendiğim sahneleri odama koşup ayna karşısında taklit ettiğimi hatırlıyorum. Bunu da oyuncu olmak istediğim için yapmıyordum, sadece dizideki ya da filmlerdeki sahnelerin duygusunu hissetmeye çalışmak geliyordu içimden. Hüngür hüngür ağlarken ayna karşısında izlemek ya da çok öfkeliyken, burnumdan soluyorken kendimi o halde görmek ve o duyguyu yaşayabiliyor olmak hoşuma gidiyordu. Lise son sınıfta da oyunculuk sınavlarına girmeye karar verdim ve ilk girişimde kazandım.
İlk başrol deneyiminizi Kanal D grubunda yaşamak nasıl bir duygu?
- Kanal D gerçekten çok köklü ve büyük bir aile. Daha ilk adımlarımda bu ailenin bir parçası olmak hem gurur verici hem de heyecanlandırıcı.

Damla Colbay: Başrol beni korkutmuyor


Hayat Mucizelere Gebe” dizisinde sizi hangi karakterde izleyeceğiz? 
- “Hayat Mucizelere Gebe”de karşınıza İnci Temizyürek olarak çıkacağım. İnci, ailesine düşkün, sorumluluk sahibi, planlı, programlı ve iyi kalpli bir kız. Hayatında hataya yer yok, belirli bir düzeni var. Hep bu düzen içerisinde sürdürmüş yaşamını. İlk senesinde okulu kazanmış, dört yılda bitirmiş, diplomasını almış ve öğretmen olmak için atanmayı bekliyor. Bir sonraki plansa dürüst ve güvenilir erkek arkadaşı Serhat’la evlenip şirin bir yuva kurmak. Ama işler pek planladığı gibi gitmeyecek.
Bu proje için herhangi bir ön hazırlık yaptın mı? 
- Projeye dahil olduktan sonra İnci üzerine senaristimizle derinlemesine konuşmalar yaptık. Onun hayalindeki İnci’yi ve İnci’nin hikayelerini dinledim. Sonrasında bir süre kafamda İnci’nin geçmişini tasarladım. Nasıl bir çocukluk geçirmiştir, arkadaşları nasıldır, ne yer, ne içer gibi...

SETTE ÇOK EĞLENİYORUM

Bulunduğun projede birçok usta isim yer alıyor. Bu sana ne hissettiriyor?
- Bu proje gerçekten benim için çok şey ifade ediyor. Hem sette çok eğleniyorum, hem sevdiğim mesleği yapıyorum. Tüm bunların yanında bir de Işıl (Yücesoy) Abla’mdan ve Hande’den (Ataizi) çok ama çok fazla şey öğreniyorum. Bu gerçekten çok az oyuncunun başına gelir sanırım...
Bundan önce “Kara Para Aşk”ta bir oyunculuk deneyimin olmuştu. Daha ikinci projende başrolü üstleniyor olmak seni korkutuyor mu? 
- Açıkçası korkutmuyor. Sorumluluklarımın farkındayım ama bu öyle korkutucu bir şey gibi gelmiyor bana. “Kara Para Aşk”ta oynarken de aynı sorumluluklara sahiptim. Başrol ya da yan rol olmakla alakalıymış gibi gelmiyor bu bana nedense. Bir şeyi yapmaya karar verdikten sonra zaten beraberinde çok şey üstleniyorsun. Sadece sette daha fazla zaman geçiriyorum, hatta çok çok daha fazla... Ama bu da daha fazla sevdiğim şeyi yapabiliyorum anlamına geliyor. O yüzden korkmaktan çok keyif almaya odaklıyım. Nasıl düşünürsem de öyle oluyor.


İnci’nin düşünceleriyle kendi düşüncelerin örtüşüyor mu?
- İnci gibi ben de aileme çok düşkünüm. Onun için anneannesinin sözü altın değerinde. Benim için de anne ve babamın sözleri öyle. Çoğu zaman İnci’yle ortak noktayı buluyorum.
Canlandırdığın karakter ummadığı anda hamile kalıyor. Gerçek hayatta böyle bir şey başına gelse ne yapardın?
- Çoğu zaman İnci’yle ortak noktayı buluyorum demiştim ama bu konuda pek onunla aynı şeyi düşündüğüm söylenemez. Sanırım ben onun kadar cesaretli davranamazdım. Tabii ki o da olayların en başında benim gibi düşünüyordu ama annelik duygusu da bambaşka bir şey. Bizim planından, programından asla vazgeçmeyecek olan İnci’mizi bile şaşırttı. 
 Kendin dışında çevrendeki birinin başına bu olaylar gelse tepkin ne olurdu? 
- Eğer çevremden birinin başına gelseydi bu olay, o zaman açıkçası şaşırmak dışında pek de büyük bir tepki vermezdim. Hatta durup dururken “bebeğimiz olacak, bebek seveceğiz ne güzel” diye sevinebilirdim bile.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle