GeriMagazin Çılgınca spor yapanlardan değilim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çılgınca spor yapanlardan değilim

Çılgınca spor yapanlardan değilim

Dev markaların yüzü oluyor, dünyaca ünlü dergilerin kapağını süslüyor, defilelerin hep aranılan isimleri arasında yer alıyor. Son olarak “Dünyanın en iyi ve en güzel 50 top modeli” listesine ilk Türk olarak girdi, hemen ardından “Global Citizen Ambassador” seçildi, böylece başarısını bir kez daha tescil ettirdi. Tülin Şahin, başarı grafiğini hep yukarılarda tutabilmesinin sırrını Women’s Fitness dergisine anlattı.

◊ Türkiye’de “fit” denilince akla ilk gelen isimlerdensiniz. Bunu neye borçlusunuz?

- Çılgınca spor yapan biri değilim. Ne fazla, ne az. Ama şu var; yaz-kış hep spor yaparım. Hiçbir şey yapamazsam 1 saat yürürüm. Bazı kadınlar sadece yaz yaklaşırken spor yapıyor, bu yanlış. Spor bir yaşam biçimidir. Ben sadece mesleğim gereği spor yapmıyorum zaten. Zinde olmak için spor yapıyorum. Ter atmak sağlıklı bir şeydir, güzeldir, iyidir... Toksinleri atmak için en güzel yöntemdir. Spor yapan insanlar hep daha üretken ve çalışkandır, yarışları da kendileriyle olur. Araştırmalara göre de spor yapan topluluklar etraflarına daha az zarar veriyormuş.

◊ Çalışan bir kadın olarak spora ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz? Sporun hayatınızdaki yeri nedir?

- Yukarıda bahsettiğim gibi günde 3-4 saatimi spora ayıran biri değilim. Zaten imkansız, çünkü çalışma saatlerim buna müsait değil. Bir çekim veya defile için çok uzun saatler gerekiyor. Öyle “yaptık, çıktık” olmuyor. Maalesef çok yoğun bir şehir olan İstanbul’da sporu bu yoğunluklarımın arasına sıkıştırmak zorunda kalıyorum. Çünkü 24 saat yetmiyor. Ama spor hayatımda tabii ki çok önemli bir yer tutuyor. İşim gereği saatlerce ayakta durarak poz veriyorum. Bunun için de güçlü olmam gerekiyor. Artı her gün çekimlerim var, bunun için de hep sağlıklı ve güçlü olmam gerek. Sporun gücüne de bu yüzden hep güvenirim.

◊ Güzel bir bikini vücudu için kadınlara vereceğiniz tüyolar nelerdir?

- Yıl boyu spor yapmalarını öneririm. Artı güzellik merkezlerinde o kadar çok yeni bakım var ki, onlardan faydalanabilirler. Bu arada kozmetik ürünler de gün geçtikçe gelişiyorlar.

Çılgınca spor yapanlardan değilim


İSTEDİĞİMİ YİYORUM HERKES ŞAŞIRIYOR

◊ Zayıf olmak mı, sağlıklı olmak mı? İkisine aynı şekilde nasıl sahip olabiliriz?

- Tabii ki sağlıklı olmak. Fit bir şekilde sağlıklı olmak en güzeli. Zayıf-fit bir şekilde güçlüyseniz, bu en doğrusu. 

◊ Beslenme programınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

- İstediğimi yiyorum ve kendi ekibim dahil herkes buna çok ama çok şaşırıyor. Mesela tek başıma 2 tam pizza veya 2 tabak mantı ya da 3 pide bitirebiliyorum. Restoranda yiyorsam “Bu nasıl oluyor?” diye gelip soruyorlar. Cevabım yine “Yıl boyu düzenli spor yapmak” oluyor.

Artı en küçük anları bile hareket etmek için değerlendiriyorum. Gün içinde hepimizin gözünden kaçan anlar... Mesela ikinci kata çıkacaksanız merdiven kullanın. Havaalanlarında olan yürüyen bantları kullanmayın. Bunlar ufak ufak görünüyorlar ama aslında öyle değiller. İki türlüsünü de deneyin, farkı göreceksiniz. Artı yıllar içinde beslenme sistemimi şu noktaya getirdim: Yüzde 70 sağlıklı, yüzde 30 eğlenceli beslenmek. Bu sistem hiç kısıtlamıyor. Oranlara takılmasınlar, herkes kendine göre ayarlarını yapabilir. Neye ihtiyaçları varsa ona göre yüzdeleri ayarlayabilirler. Bu “no diet” sistemi bence çok iyi.

ÇOK EVCİMENİM

◊ Tatil rotanız belli mi?

- Benim yıllardır değişmeyen adreslerim D-Resort Göcek ve D-Maris. Her ikisi de evim gibi. Doğası ve atmosferi ile müthişler. 

◊ Yapmaktan en keyif aldığınız şeyler nelerdir?

- Doğada olmayı çok seviyorum. Etrafımda hep yeşillikler, ağaç, çimen ve bol oksijen olmalı. Böyle ortamlarda çok mutluyum. Ne mutlu ki bana evim de öyle bir ortamda. 

Onun dışında çalışmayı, yaratmayı ve üretmeyi çok seviyorum. Bu işi yapmıyor, başka bir iş yapıyor olsaydım da yine aynı tempoda çalışırdım. Yani domates de yetiştirseydim, mutlaka böyle disiplinli ve özverili olurdum. Bu iş sonunda mutlaka bir salça fabrikasına dönüşürdü. Yapım bu, çalışmak beni besliyor. 

Onun dışında herkes gibi ben de evde film izlemeyi, kitap okumayı ve dostlarla yemek keyfi yapmayı seviyorum. Çok evcimenim. Ailemin yaşadığı Danimarka’ya gittiğim zaman onları ve okul arkadaşlarımı görmek de beni mutlu ediyor. Danimarka tabii İstanbul’a göre çok daha sakin...

Çılgınca spor yapanlardan değilim


DAHA STÜDYODAN ÇIKMADAN YÜZÜMÜ YIKIYORUM

◊ Cilt bakımı ve güzellik sırlarınız nedir?

- Cilt bakımıma tabii ki çok dikkat etmem gerekiyor. Çünkü her gün makyaj yapılıyor. Üstelik bunların arasında yoğun televizyon makyajları da var. Hatta günde birkaç kez saçım ve makyajım yapılıyor. Bu her ne kadar kulağa güzel gibi gelse de hem yüzüm, hem saçım hem de bedenim için yorucu. Bu yüzden hep en doğru ürünleri seçmeye çalışıyorum. Cildimi çok derin temizlemeye, nemlendirmeye ve maskeler ile arındırmaya özen gösteriyorum. Eve gelir gelmez, hatta bazen stüdyoda çekim biter bitmez makyajımı sildiğim, yüzümü yıkadığım oluyor. Saçımda da saçımın gür yapısını koruyacak şampuan ve bakım ürünleri kullanıyorum ki onca işleme dayansın.

Çılgınca spor yapanlardan değilim


ÇOK FAZLA KIRMIZI ET TÜKETMİYORUM

◊ Nelerden uzak durursunuz?

- Çok fazla kırmızı et tüketmem, çok fazla tuzlu da yemem. Bunları vücudum çok iyi sindiremiyor. Yediysem de üzerine bir bardak suya yarım limon sıkar, onu içerim. Çünkü bu su detoks görevi görüyor, o tuzun yaratacağı şişkinliği alıyor ve daha iyi sindirim yapılmasını sağlıyor. Limonlu suyu birçok kişi sabahları aç karnına içiyor ama uzmanlar bunun yanlış olduğunu söylüyor. Zaten limon çok güçlü aside sahip, midenizi yakabilir, delebilir. Zaten sabah aç karnına sindirim yapmanızı gerektirecek bir durum da yok. Önemli olan akşam tok karnına içmek. Limon tüm asitleri nötralize ettiği için daha uygun.

 

 

Çocukların merak duygusu nasıl gelişir? | Çocuklarla Bir Ömür

Çocukların merak duygusu nasıl gelişir? | Çocuklarla Bir Ömür

Yorumları Göster
Yorumları Gizle